Batı'da toplum öldü de...
- GİRİŞ12.07.2012 09:44
- GÜNCELLEME12.07.2012 09:44
Bu röportaj o zamanlar siyaset düşüncesi ile ilgilenenler tarafından bir hayli ilgi gördü ve önemli bir söz olarak saklandı.
Yaşayan en yaşlı sosyolog ve hocaların hocası sayılan Touraıne “Batı’da toplumun öldüğünü ilan ediyor dolayısıyla bir sosyolog olarak kendisinin de…
Bu ilanının en önemli sebeplerinden biri Batı’da yaşanan “finansal ve ekonomik kriz”dir. Bu krizin başlamasını 2000 yılında yüksek teknolojinin patlamasına bağlıyor. Burada Ali Bulaç’ın kulaklarını da çınlatmak gerek: Ülkelerdeki ekonomik krizlerin sebebini kadın iş gücünün istihdamına bağlamıştı da...
Konumuza geri dönersek; 2007’de mortgage krizi ve akabinde bankaların batmasıyla kriz zirve yapmıştı. Bu gün Avrupa’da ülkelerin iflasını görüyoruz. Amerika gırtlağına kadar borçluymuş üstelik yönetimden vatandaşına kadar…
Touraine, dünya genelinde bir gelişme görürken Batı’da ise bir durgunluk görmektedir.
Türkiye’nin ekonomik büyümesi %8’dir. Her ne kadar dünya ekonomisinde %1 pay sahibi olsak da büyüyen bir ekonomi…
Amerikan ekonomisinin tasarrufu yokmuş dolayısıyla kırılganmış. Çin Amerikan ekonomisinin durmasına bile sebep olabilirmiş ama bunu yapamazmış zira Çin’in en büyük müşterisi ABD imiş.
Amerika’nın kriz ile mücadelesi büyük şirketlere ve bankalara kamunun bütün parasını aktarmak olmuş.
Touraıne, Joseph Stiglitz’in ABD başkanı Obama’ya yaptığı eleştiriyi aynen aktarıyor: “Kamunun bütün parasını büyük şirket ve bankaların krize girmesini engellemek için seferber ettiniz. Şimdi, bu uygulama öncelikle söz konusu büyük işletmelere kendilerini toparlama imkânı verdi, ama istihdamda bir iyileşme yaşanmadı. Zenginler daha zenginleşti ve küçük bankalar, dolayısıyla da yerel ekonomik hayat hiç bir destek görmedi.”
Touraıne, Amerika kadar İngiltere’yi de bu krizden sorumlu tutuyor. Zira New York kadar Londra’yı da finans merkezi olarak görüyor. İngilizlerin de krizden kurtulmak için ekonomik paketleri sadece Citi’nin düzlüğe çıkarılmasına yönelik diyor ve alaycı bir gülümseme takınıyor.
Batılı bütün ülkelerin yatırım kapasitelerinden daha çok harcama yapmalarını da ekonomik krizin nedenlerinden biri olarak görüyor. E tabii dünyayı nereye kadar yiyebilirsiniz? Yedirmezler yani; yedirmeyiz yani…
İşte tam da bu resimde Touraıne, krizden çıkmanın mümkün olmadığını ve Batı’nın her yönden iflasını ilan ediyor.
Bu ilanda “siyasal boşluk ve siyasal yetersizlik” görüyor. Siyasal yetersizlikten kastı: tüm bu sorunlara ilişkin tartışmalarda karşı bir proje göremiyor:
“ Dünyanın hiçbir ülkesinde krizin doğası, bölüşümün yeniden düzenlenmesi ihtiyacı, zenginliğin nasıl paylaşılacağı vs. gibi kapsamlı siyasi, toplumsal bir tartışma yürütülmüyor. Büyük bir sessizlik hâkim. İşçilerden bile -ki işçiler krizin çıkmasından bugüne emeğin, hammaddenin vs. daha ucuz olduğu başka ülkelere taşınan fabrikalar nedeniyle azımsanmayacak sıkıntılar çekti- hiçbir tepki yok. Çünkü insanlar tepki vermelerine olanak sağlayacak araçlara sahip değil. Ve dolayısıyla, sosyolojik açıdan bakılacak olursa olanak sağlayacak araçlara sahip değil.”
İşçilerin, tepki vermeyecek hale getirilmesini toplumun ölümüyle özdeş kılıyor. Kur’an’ı Kerim’de ve Peygamber örneğimizde toplumun ekonomik refahı, zenginliğin paylaşımı anlamında önemli sabitelerimiz var ve bunun kıymetini bilmek lazım.
Birilerinin çıkıp, geçmiş İslam toplumlarına bakıp Ebu Zer’i örnek vermesi, Peygamber Efendimizin ganimet paylaşımını, zekât-sadaka ve malın temizlenmesi gibi önemli ayetlere vurgu yapması, tepkisini ortaya koyması, kapitalist diyebileceğimiz zenginliklere sahip Müslümanlar için ve orta sınıf Müslümanlar için aslında çok iyi bir durumdur. Zira tepkisiz toplum, ölmüş bir toplumdur. Hava almayan toplumdur. Ekonominin durduğu toplumdur. Bu tepkiler bastırılmaya çalışılırsa, karşı projeler engellenirse gelecekte Batı toplumlarında olduğu gibi olma olasılığımız da yok değil yani…
aceraydin@hotmail.com
Yorumlar10
-
mete bilge
13 yıl önce
Şikayet Et
hasan seyre kardeşim dört dörtlük yazmışsın. işin özünü özetini çok güzel ifade etmişsin.burjuvazi ve siyasi sistem süt kardeşleridir. öyleki kendi varlığını hep korur. bu para babaları kimi zaman laiklik kisvesine büründü, kimi zaman mıhafazakar liberal ayağaına yattı. şimdi ise muhafazakar, halkın din inançlarına saygılı rolü oynuyor. siyasi sitemde destek veriyor. onalar ebu zerrden infaktan zekattan bahsetmeyeceksin, mekkeli müşrikler gibi malımın ortağımısın der. evet müslüman ise mal onlarınd eğil, değillerse zaten mallarının ortağı değiliz..
Beğen
Cevapla
Toplam 1 beğeni
-
vatandaş
13 yıl önce
Şikayet Et
yazar hanımefendi. ali bulaç'ın sözünü pek beğenmemiş galiba..
Beğen
Cevapla
-
Hasan Seyre
13 yıl önce
Şikayet Et
burjuva yerken laf yok. afiyet olsun denir. gariban yedirmeyiz dediğinde... adı anarşistten düzen bozucuya kadar gider. devletin kanunları gelir yakasına yapışır. kolluk kuvvetleri derdest eder, tımarhaneden, mapushanelere kadar her yer ona reva görülür. şu görülen tüm sistemler ve anayasalar hepsi burjuvayı korumak için tasarlanmıştır. ordular ve emniyet güçleri onların menfaatleri kollamak için vardır ve mülklerinin etrafında etten duvar örer. taki sıradan vatandaş kapıdan geçerken tükürmesin ve duvardan içerdeki ihtişamı farketmesin.
Beğen
Cevapla
Toplam 1 beğeni
-
Nasuh BİLEN
13 yıl önce
Şikayet Et
sayın turgut1'e saygılarımla düz mantık öğretisini düşünsem. allah korkusu olmazsa ne olmaz ki saysam sığmaz.(alıntı değil özrüm affola)
Beğen
Cevapla
Toplam 1 beğeni
-
Aysun Nur Ay
13 yıl önce
Şikayet Et
mermus hakkımızı yedirmeyiz . mazlumun dahi mazlum olmktan dolayı hesap verileceği güne inanıyorsak zalime hakkımızı yedirtmeyiz. sömürü düzenlerine baş kaldırırız.... allah rızası için yazarın son iki paragrafını okumanızı tavsiye ederim .....tabi yazan bir kadın ve hemen başörtüsüyle onu boğacaksın ötekileştreceksin bravo valla
Beğen
Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle