CHP’nin bir şansı var ama…
- GİRİŞ21.08.2012 08:59
- GÜNCELLEME21.08.2012 08:59
Öncelikle tüm okurlarımızın Ramazan Bayramını kutluyor, güzellikler diliyorum. İki ara bir derede bayram yoğunluğunun yoğunluğunda yazıyorum.
CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun dindarlarla ilgili önemli açıklamaları ve diyalog görüşmeleri oldu. En son bir iftar düzenledi ve mütedeyyin kesimin ünlü isimlerini bir araya getirdi.
Kılıçdaroğlu’nun mütedeyyin kesim ile ilgili diyalog kurma girişimlerinde CHP’nin kendisini yeniden bir tanımlama sürecine de girdiğini görüyoruz.
Dindarlar ya da mütedeyyin insanlara kendisini anlatma çabası içerisine girmiş bir CHP var karşımızda. Ve dinsel argümanları da kullanan bir CHP…
Kılıçdaroğlu’nun bu konudaki önemli söylemleri:
“Yıllar yılı CHP'nin dine karşı bir parti olduğu algısı yaratılmak isteniyor. Bu algıyı kırmak için çalışıyoruz. Bunun böyle olmadığını biliyoruz.”
“Biz CHP olarak sosyal demokrasiyi savunuyoruz. Sosyal demokrasinin ana felsefesi 'komşusu açken tok yatan bizden değildir' görüşüdür. Siyasal açıdan da dini açıdan da baktığınız zaman karşılığı var.”
“Mütedeyyin kesimi muhafazakâr kesim olarak görmüyorum. Bu kesim; aydın, okuyan, hayatı sorgulayan, olaylara sağlıklı bakan ve inançlı insanlardan oluşuyor. Ben mütedeyyinleri aydın olarak görüyorum.”
“Biz mütedeyyin kesimle bir araya gelmek ve konuşmak durumundayız. Biz onların duygularına hitap ediyoruz. Bizim söylemlerimiz de onlara yabancı söylemler değil. Bütün mesele, bir araya gelip konuşmadık. Bir sağırlar diyalogu içinden 3. kişilerin haberleriyle birbirimizi tanımaya çalıştık. Bu algıları yıkacağız, yıkmak zorundayız. Türkiye yeni bir sentezi yapmak zorunda.”
“Bence Hz Muhammed en büyük devrimcidir. Milyarlarca kişiyi etkileyen bir insana siz devrimci demeyip kime diyeceksiniz. Mütedeyyin insan Hz Muhammed'e inanıyorsa artık o da devrimcidir.”
Kılıçdaroğlu’nun dindarlara CHP’nin kapılarını açıyor ve alternatif olma gibi bir çabası ya da görüntüsü var. Bu çabayı daha takdir edemiyoruz.
Kılıçdaroğlu CHP ile ilgili önemli söylem değişikliği yapıyor olsa da bir asırdır dindarlar devlet partisi olan CHP’nin ötekileştirilmesine maruz kaldı. Hakları ellerinden alındı. Ve şu an hâlâ pek çok hakkına sahip değil.
Ben ve arkadaşlarım başörtüsü mağdurları olduk. Zaman kaybına uğradık. Hayatı hâlâ tırnaklarımızla kazıyoruz. Hedeflerimiz başörtüsü yasaklarına takıldı. Ve gidebilenler ülkesini terk etti.
CHP tüm bu söylemlerinde samimi ise hâlâ bir şansı var. Başörtülülere devlet kapılarını açsın. Başörtülü kadınlar memur olabilsin. Kamuda başörtüsü yasakları kalksın.
Peygamberimizin devrimci olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu CHP’den İlk başörtülü milletvekilini seçtirip bir devrim gerçekleştirsin. İşte o zaman CHP’nin dindarlar ile ilgili diyalog çalışmalarında ve söylemlerinde gerçekten samimi olduğunu görürüz.
Benim neslim de CHP’nin Kemalist yasaklarına maruz kalıp, nerdeyse yaşam hakları gasp edildi.
Peki bizi nasıl inandıracaksınız? Ya da CHP burjuvazisinin çağdaş laik baskılarına dayanabilecek misiniz?
Hacer Aydın - Haber 7
aceraydin@hotmail.com
https://twitter.com/hacer_aydn
Yorumlar4