Bir adamı tanımak için…
- GİRİŞ07.10.2012 09:27
- GÜNCELLEME07.10.2012 09:27
Kalktığım nokta ile bulunduğum nokta arasındaki mesafeyi nasıl ölçeceğim, ben ölçemezsem, muhayyel tenkitçi ne halt edecek?
Bu satırları kendimi tanımak için yazıyorum Tanımak ve tanıtmak. İnsanın kendisini tanıması yetmez, başkalarına da tanıtması gerek.
Bir adamı tanımak için, düşüncelerini, acılarını, heyecanlarını bilmemiz lazım hiç değilse” der Cemil Meriç.
Bir adamı ya da bir kadını tanımak için onun düşüncelerini, acılarını, heyecanlarını bilmemiz gerek en azından…
Düşüncelerini… Düşünce resmen bir serüvendir. Kimi bu serüvende, serüvenini erken bitirir ve yığına katılır.
Yığın muhafazakârdır. Yani düşünce serüvenini dondurduğu yeri muhafaza edip oradan kazanımlar elde edendir; çabuk teslim olandır. Yığını tanımak için öyle büyük zamanlar vermeye gerek yoktur. İki iki dört eder; o kadar…
Düşünce serüveni süren; korkaklıklarını küçük masalların içinde bırakmıştır. Dehlizlerde vurgun yemenin gözü karalığındadır.
Düşünce serüveni süren insanı tanımak için biraz gözü kara olmak ve o serüvenin heyecanına kapılmak gerek... Yığın bedel ödemek istemez. Dolayısıyla durağan ve ölüdür. Heyecanı hak etmeyendir…
Heyecanlar: Yani umut ve yaşam enerjisi, ektiğimiz topraktan beklediğimiz şey; Heyecanlarımız öldüğünde yaşamın hiçbir anlamı da yoktur. Çoğu zaman tanımak istediğimiz kadın ya da adam; onu bize çeken şey; onun hayatımıza katacağı umut, gizem ve yaşam enerjisidir.
Bize heyecan verecek bir film, okuduğumuz bir roman, dinlediğimiz bir şarkı yığın olmanın getirmiş olduğu ölümden, yokluktan kaçmaktır…
Acılar; acı hepimiz içindir ama düşünce serüveni süren için o acılar dev aynasından görülür. Öyle acır ki o acıdan müthiş eserler çıkar. Klasik olur, çağları aşar; ya merhem olur ya da toplumdaki kirli kanı temizler...
Guliver kompleksi: Kendini olduğundan büyük ya da küçük görmek… İnsan kendisine karşı gerçek ölçüyü nasıl bulacak? Zor gibi…
Mazoşizmin şehveti: Hey dostum her şeye sahipsin ama hep sıkkınsın… Kendinden emin değilsin; bir düşüncenin peşinde ne gözünü karartırsın ne de bir dehlize dalar, vurguna razı olursun; ne de yığın olmanın ölümlülüğüne, sıradanlığına…
Hey sana durumunu açıklıyorum: yaşadığın şey mazoşist bir şehvettir… Yığın olmak ile olmamak arasında kalan; gidip gelen bir ruh halidir senin ki...
Evet, aslında, bir adamı ya da kadını tanımak için en azından onu sevmek lazım…
aceraydin@hotmail.com
https://twitter.com/hacer_aydn
Yorumlar7
-
Nesibe
13 yıl önce
Şikayet Et
bir insanı tanıdıkça sevebilir veya nefret edebilirsiniz,. tanımadığınız bir insanı nasıl sevebilir veya nefret edebilirsiniz? gerçek şudur ki,tanımadığınız her kişiye takındığınız tutum nötr olur,olmalıdır. tanımak için lazım olan ise yalnızca zaman ve karşı tarafa verilmesi gereken biraz müsadedir. yoksa sonunda ya fazla iyimser davranıp sükut-u hayale uğramak veya önyargılarımızın esiri olup hem hak katında hem kul nazarında mahcub olmak vardır.
Beğen
Cevapla
Toplam 4 beğeni
-
mermus
13 yıl önce
Şikayet Et
bir adamı tanımak için, düşüncelerini, acılarını, heyecanlarını bilmemiz lazım hiç değilse” der cemil meriç.. cemil meriç burda fazla iyimser davranmış bence . insanı tanıyabilmek yada tanıyabileceğini düşünmek! iddialı...
Beğen
Cevapla
Toplam 3 beğeni
-
Nasuh BİLEN
13 yıl önce
Şikayet Et
gerekçe önemli. neden sevmek ya da kızmak.sonuç çarpanlara bağlı öyle ki;mesela sayı ne kadar çok olursa olsun sıfırla çarparsanız sonuç sıfır olur.en tehlikelisinin başında bir ALLAH'a ortak konusu.sonuç sıfırlayıcı çarpan!kısaca şirk(gizli veya açık).ancak sevmek ya da kızmak ALLAH için olursa çarpansız herşeyin direkt sonucun bizim hesaplıyamıyacağımız hesapla sonsuz kayıtlara geçeceğine inanıyoruz.bu şekilde diğer yaptıklarımızdan da pişmanlık duymayız.
Beğen
Cevapla
Toplam 3 beğeni
-
yedidağınaslanı
13 yıl önce
Şikayet Et
kendini bilen ALLAH'ı bilir (hadisi şerif) . elli yıl yazdıktan sonra bir cümlede müteradifi var iken aynı kelimeyi tekraren kullanmanın cümlenin edebi değerini düşürdüğünü unutmanız hayıflanacak bir durum değil mi?
"mağdurluk numarasına yaslanmadan, mazoşizm şehvetine yaslanmadan gerçek hüviyetine tespit edebilmek. " yaslanmadan kelimelerinin birinin yerine "kapılmadan, düşmeden, yatmadan.." gibi kelimerden birini kullansaydınız!
Beğen
Cevapla
Toplam 3 beğeni
-
İbrahim Dursun
13 yıl önce
Şikayet Et
insan denen meşhulü tanımanın yolları nelerdir?-2/düzeltme.. bir adam hz. ömer (r.a.)in yanında şâhitlikte bulunmuştu.ona-ben seni tanımıyorum, seni tanıyan birini getir-dedi.birisi-ben onu tanıyorum,deyince ömer(ra) -nasıl bilirsin? diye sordu.o da- emin ve âdil bir adam olarak-dedi.tekrar sordu:-gecesini gündüzünü bildiğin, yakın bir komşun mudur?- hayır, dedi.sormaya devam etti-insanın takvâsını ortaya koyan, muâmelesidir. bu adam, alış-veriş yaptığın bir kimse midir? adam -hayır, dedi.bu defa-bununla, insanın ahlâkının güzel veya çirkin olduğunu anlamaya imkân veren bir yolculuk yaptın mı?dedi. adam -hayır, dedi. hz. ömer (r.a.)-sen onu tanımıyorsun-dedi.-git, seni tanıyan birini getir-dedi…demek ki bir insanı iyi tanıyabilmek, doğruluk ve dürüstlüğünden emin olabilmek için; onunla, ya yakın komşuluk yapacaksın veya alış-verişte bulunacaksın yahut da beraber yolculuk edeceksin..aksi takdirde,müsbet veya menfî yönde şahâdette bulunmayacaksın.aslı gibi alıntı.vesselam
Beğen
Cevapla
Toplam 7 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle