Boşanmalarda ve hamileliklerde ciddi artış oldu

  • GİRİŞ06.11.2012 09:31
  • GÜNCELLEME06.11.2012 09:31

Geçen hafta Başbakanımız yine yurtların açılışında yaptığı konuşmada öğrencilere çoğalın mesajı verdi.

Başbakanım, bu tavsiyenizi “hemen şimdi” diye algılayan üniversite öğrencilerinin gülüşlerine “siz anladınız onu” deseniz de bu ülkede evlenmek ve çoğalmak için gençlerin nerdeyse otuzu devirmeleri gerekiyor.

Ama şimdi bu üniversite öğrencisi gençler İbrahim Tatlıses benzeri bir ironi yapıp; “sizi everelim; maddi manevi destek olalım ve üç tarafı denizlerle kaplı ülkemizi ergenlerle doldurun diyenler oldu da biz mi istemedik” diye bilirler. 

Vallahi evlenmek, yuva kurmak zor… En ucuz bir evlilik için bile en az yirmi, yirmi beş kayme gerekli. Bununla birlikte kirayı ödeyip, sağlıklı bir evlilik yürütebilmek için en az üç kayme… Üç kaymeye bir araya getirmek için de karı koca çalışmak… Üç çocuk için de kadının çalışmaması ya da iş hayatına ara vermesi; eve en az üç kaymenin girmesi de şart…  Öğretmen kuzenim evlendi ve çocuk yaptı. Okula gittiği günler sabah ile öğle arası bebeğe kocası bakarken nöbet değişiminden sonra koca işe gidiyor ve akşam saat onlarda eve geliyormuş. Yani bu hayat şartlarında üçüncü çocuk pek çok şehirli insan için zor gözüküyor. Artık pek çok genç karı koca çalışmak zorunda. Zira kirayı ve faturaları ödemek zor… Çocuksuz pek yuva olmaz; çocuk da işin içine girince masraflar hepten artıyor. Aşağı tükürsen sakal; yukarı tükürsen bıyık misali…

Şimdi zenginler ve devlet, ülkemizin geleceği için gençleri, en azından evlilik eşiğinden geçirmelerine yardım etmeli, desteklemeli. Yoksa valla zor başbakanım…

Bir de kimseyi beğenmeyenler var onlar hepten ülkeye ve milli güce zarar… Onlar için de bir şeyler yapmak lazım mükemmel genlere sahipler…

Bir iyi haberim bir de kötü haberim var Başbakanım. TÜİK'İN raporuna göre Doğu Karadenizli Hemşerileriniz tavsiyenize pek uymamışlar. Gerçi benim 1. dereceden Orta Karadenizli akrabalarım uydular. En azı üç, dört, en fazlası beş mükemmel çocuk dünyaya getirdiler. Biri öğretmen biri de parasız bir yazar adam… TÜİK, Doğu Karadeniz'de çoğalamama durumuna sebep olarak da benim sıraladığım gerçekleri nerdeyse genel anlamda sıralamış.

Van'dan da haberlerim var. Deprem sonrası konteynır kentlerde hamilelik oranları artmış ama boşanmalar da artmış. Hamilelik oranı artmış zira hem kahvehanelerin depremle yıkılmış olması hem de erkeklerin işsiz kalması sonucu boş vakitler çoğalmış. Boşanmalar artmış zira “ulan hayata bir daha mı geleceğim” diye bir deprem dopingi olmuş.

Ülkeden havadisler bunlar…

Virginia Woolf  “yazmak için kendinize ait bir oda, boş zaman ve para gereklidir” der hem de nasıl... Ülkemizin çoğalması için de nerdeyse bunların üçü gerekli Başbakanım!

Hacer Aydın - Haber 7

aceraydin@hotmail.com

https://twitter.com/hacer_aydn

Yorumlar4

  • Remziye 13 yıl önce Şikayet Et
    nitelik olmadıktan sonra. sayı olarak çoğalmanın bir anlamı yok iki çocuk bile doğursan onu adam gibi hayata hazırlamak din diyanet öğretmek çok zor bunları düşünmeyen arıza tipler zaten çoğalmaya devam ediyor devlette yeşil kartlı olarak onları başımıza sarmaya devam ediyor çok isterdim gönül huzuru veren 3 evladım olsun ama önünü arkasını düşününce ürktüm cesarat edemedim kendimizi ve birircik evladımızı yalnızlığa mahkum ettik zaten el uzatılması gereken çok insan, çocuk var onlara kanalize olmaya bakalım düşmeden tutalım sahip çıkalım diyorum.
    Cevapla Toplam 9 beğeni
  • Hasan Seyre 13 yıl önce Şikayet Et
    kahveye gitmeyen erkekler..sıkıntıdan gelen stressle... evdeki kadınların işine daha çok karışıyorlar. beraber vakit geçirme uzayınca ayrıca hamiliklerde artış oluyor. kadınların kurdukları normal ev düzeni yıkılıyor.hayatları kabusa dönüşüyor.bir kere diğer kadınları çağırıp evde sohbetde edemiyor. iki laf söyleyip rahatlayamıyor yemek yapamıyor. çocuklarıyla ilgilenemiyor. zira evde yetişkin var ama çocuk ruhlu olduklarından kendine ilgi istiyor. onu yap.şunu yap. çayı demle.terliğimi getir elbisemi ütüle emirleri.biri bitmeden diğeri yağdırmaya başlıyor. buda kadında ruhi kırılmalara yol açıyor. ruhu öfkeden salınıp duruyor. en sonundada patlıyor. kadınların rahat etmeleri ve mutlu bir evlilik için erkeğin işi olması. ve boş zamanlarında.kıraathane, okuma salonları, dernekler vb sosyal yerlere gitmesi kesinlikle şart.
    Cevapla Toplam 9 beğeni
  • turgut1 13 yıl önce Şikayet Et
    yazıyı özetleyince. zengin parasıyla oynar atasözü çıkıyor...çoğalmak güzel fakat,asgari ücretle çalışan kişi doğacak çocuğuna bez belek alamayacaksa,çocuklarının yüzünü göremeyecekse hamilelikler sonlandırmakla çözümü buluyorlar.zira asgari ücret üzerinde ne alabilriz diye mesailere kalarak hanımlarını dahi bayramdan bayrama görenler var..çocuğu teşvik etmek çocuklara yönelik devletin maddi destek kararı ve kararlılığı olması lazım..bir mamanın,bezin,hastanede muayene olanların dahi ödedikleri katkı parası geçimi zorlaşdırmaktadır..ben çoğalalım ifadesine hoş bir seda babından bakıyorum...sizler evli ve güzel kokular sürünen kaç asgari ücretli tanıyorsunuz yada şık giyinen kaç asgari ücretli tanıyorsunuz.,kaç kişi canı yanmadan okul servis parası ödeyebiliyor..hoş bir seda efendim hoş bir seda..
    Cevapla Toplam 7 beğeni
  • murat sert 13 yıl önce Şikayet Et
    okulu. en azından 2 yıl kısaltmaları lazım lisede görüyoruz aynı şeyi üniversitede de görüyoruz yazıktır çok iyi olasılıkla bi insan 22 yaşında üniversite bitirebilir bu ülkede. ağır bir borca düşmeden de 25 inden önce evlenmesi çok zor, her yerde çocuk istiyorsunuz sayın başbakanım ama bunları da görün lütfen. ne yazık ki her çift lüks bi evlilik istediğinden çocuk yapma oranları da bir hayli düştü
    Cevapla Toplam 5 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat