Kahve içtik bıyıklarımız çıkmadı!

  • GİRİŞ19.01.2013 09:22
  • GÜNCELLEME19.01.2013 15:45

Aslında bu söz; büyüklerin kendilerine bir ayrıcalık katarak ayırdıkları bir alana bizi katmak istemediklerinden dolayı söylenmiş bir sözdür. Kendileri ile aramızda kategorik bir üstünlük sağlayan bir seçilmişlik duygusu da eşlik eder. Tabii eskiden bazı şeyler çok daha kısıtlı ve pahalıydı bunun da büyük bir etkisi vardır.   Tabii yine kahvenin kısıtlı olduğu bir dönemde kahve içmek erkeğin kadın karşısında bir ayrıcalığıydı. Yani kendisini kadından üstün hissettiği bir içecek... Kadın kahvenin kokusundan bayılsa da içemezdi.

Sorun şu ki kız çocukları artık kahve içtiklerinde bıyıklarının çıkmadığının farkına vardılar.

Sorunları şu ki artık Müslüman kadınlar da siyaset, ekonomi, eğitim, felsefe, sanat, uzmanlık ve caminin merkezini talep ediyorlar. 

Talep etmedikleri zaman erkekler hangi dine mensup olurlarsa olsunlar, ateist bile olsalar kadın bedenini kendi mülkleri gibi kullanma, görme ve söz söyleme, konum biçme hakkını kendilerinde görüyorlar. E tabi tüm bunlar kadın bedeni üzerinden koskocaman bir zulüm çarkının dönmesine de vesile oluyor.

Kadın bedenini, ayaklarının altında üzüm gibi ezerek şaraba dönüştürüyorlar, mahzenlerde bekletiyorlar ve onu pastırmalarını yerken zevkle içiyorlar.

Elit olmak için şaraba ve pastırmaya ihtiyacınız vardır.

Türkiye'de Müslüman kadınlar bir şeylerin kötü gittiğinin farkına vardılar. Kahve içtiklerinde bıyıklarının çıkmadığını, o kahveyi zevkle içebileceklerini de tecrübe ettiler.

Kahve hakkında kendilerine anlatılanların bir masal olduğunu... Ve bu masalın içinde de kötü büyücülerin olduğunu...

Müslüman kadınlar siyaseti, ekonomiyi, eğitimi, sanatı, felsefeyi-düşünceyi ve caminin merkezini talep etmedikçe taze bir üzümken; ayaklar altında çiğnenen, yıllanmış değil; kötü saklandıkları için kokmuş bir sirkeye dönüşeceklerdir.

Mutluluk?

Evet, siz kadınlara mutluluğun yalnız ev hanımlığında olduğunu; "yalnız evde çocuk büyütüp, erkeklerinize paşa kıvamında itaat edin" diye söyleyecek olanlar; "aileler parçalanıyor, evde kalıyorsunuz" diyenler çıkacaktır.

Sizlerin okumanızın ve ekonomik güce sahip olmanızın mutsuzluğunuza sebep olacağını bastıra bastıra söyleyecekler. Bunları sizlere sıradan bir ev hanımı asla söylemeyecek. Bilakis söyleyenler okumuş, yazmış, sosyal hayatın içinde onure edilen, şımartılan ve para kazanan kadınlar ve erkekler olacaktır.  Buradan da aslında bunun pastayı paylaşıp paylaşmama meselesi olduğunu göreceksiniz. Cipe binen başörtülü kadınlar nasıl seküler insanlar tarafından dindarlıklarıyla eleştiriliyordu. Onların dindarlıkları, ya da dindarlık umurlarında mı? Tabiî ki değil. Onlarla aynı pastayı paylaşıyor olmaları çıldırtıyor, rahatsız ediyor.

Sizlerin anneleri, nineleri en çok ezilmiş ev kadınlarıdır. Nerdeyse hemen hemen hepsi acının ve ezilmişliğin ne demek olduğunu çok iyi bilmekle birlikte mutluluğun, sevilmenin, okşanmanın, şımartılmanın, arzu etmenin ne demek olduğunu bilmezler. Şanslıysalar yaşlılıklarında çoğunluk kız çocukları onlara bakar, sever, şımartır ve mutlu eder. 

Seküler, okumuş-yazmış emekli kadınlar her hafta sonu restoranlarda arkadaşlarıyla sohbetler ederken ve hayatın tadını çıkarırken; sizlerin ev kadını, Anadolulu anneleriniz, ağrıdan, sızıdan, ezilmişlikten yerlerinden kalkamazlar. Tek başlarına bir yere gidemezler. Kendi sağlıklarını takip edemezler.

Çoğunluk  "hiç gün yüzü görmedim" derler ve çoğunluk kocalarına nefret hissiyle doludur. Kocaları tarafından ezilmiş, okuyamamış, ekonomik güce sahip olmamış Anadolu kadını ellerine geçerse, yaşlılıklarında kocalarına kök söktürüp, intikam alırlar.

Şimdi bizlere mutluluk palavraları atmayın.

Zaten bu fani dünyadan da "mutlak bir mutluluk" beklemiyoruz. Dünyanın ne mal olduğunu çok iyi biliyoruz. Kralları da gördük paşaları da...

Sevdiklerimizle birlikte acılar da çekiyoruz. Dünya bazen çok ağır geliyor, kaldıramıyoruz. En azından kadın için de insani bir yaşam talep ediyoruz. 

Pasta küçülüyor deyip, ağlayıp, sızlayacağınıza paylaşmanın tadına varın. Paylaşmak güzeldir ve mutluluğu arttırır.

Hacer Aydın - Haber 7
aceraydin@hotmail.com
https://twitter.com/hacer_aydn

Yorumlar18

  • Nasuh BİLEN 12 yıl önce Şikayet Et
    sayın gülay zengin'in yorumundan şu sonucu çıkardım;. hizmetçi ve bakıcı tutabilenler evlensin.diğerleri oruç tutsun hem geçim sıkıntısı çekmezler hem de vebalden kurtulurlar.çünkü eski medrese ilmi okuyan demişti ki "kadının ne hizmete ne de çocuk bakımına mecburiyeti yoktur.yapması hayırhahlığı olur."
    Cevapla
  • Gülay Zengin 12 yıl önce Şikayet Et
    beyler işinize gelmedi galiba. beyler işinize gelmeyince yok darwinizm, yok feminizm, yok dışarda çalışan kadının hali, yok acı meyve. başka? hizmetçiliğinizi, bakıcılığınızı yapsın diye evlendiğiniz (sizin tabirinizle, aldığınız) kadınlar artık bir şeylerin farkına vardı. siz de varsanız iyi olacak.
    Cevapla Toplam 3 beğeni
  • turgut1 12 yıl önce Şikayet Et
    ilim isteyene verilir . eğer kadınlarımızdan ve kızlarımızdan isteyenler ve istediklerinde gönülden isteyenler olmazsa caminin merkezinde yer alamayacakları malumdur..eğitimi elinden alınmış bir kız;kaçırılıpta gelin giyememiş bir kızın "gelinlik giyemedim" hüznü gibi bir hüznü, ömrü boyunca yüreğinde bir yerde besleyip büyütecektir..medine hanımları,durumlarını özetleyip "eşlerimiz seferde oluyor vs. vs. biz ilim öğrenemiyoruz bizlere siz ilim öğretir misiniz bizlere de bir gün ayırabilir misiniz? diye peygamberimize soruyorlar" peygamberimiz kabul buyururyor..ilim istenmeli isteyeni olmalı..zenginlik varlık mal mülk babadan evlada geçebilmekte iken ilim böyle değildir baba ordunaryus olsun ve ölsün evladına uzmanlık bile geçmiyor..yani o emek verenlerindir şahsa özeldir kişiye özeldir,isteyene özeldir..ilmi isteyenler de istemeli ve ısrarla istemeli.
    Cevapla Toplam 1 beğeni
  • turgut1 12 yıl önce Şikayet Et
    konuyu dağıtmayalım konu kahve. kahve içince kadınlar bıyıklarının çıkmadığının farkına varmış olabilirler ama hamileler kahve içmesinler..yani yine kahve yine bir bayaan..o zaman öyleydi ise bu zamanda böyle.(ama şaka değil esah içmesinler)
    Cevapla Toplam 1 beğeni
  • Nasuh BİLEN 12 yıl önce Şikayet Et
    yalanlarla eğitim olunca. gerçekler kabul edilmez.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat