Ergenekon ve darbe günlüklerinde yazılamayanlar..
- GİRİŞ25.07.2008 11:10
- GÜNCELLEME25.07.2008 11:10
Darbe günlükleri ve Ergenekon konusunda tamamen zıt görüşteki iki medya yöneticisiyle arka arkaya sohbet ettim.
Hemen belirteyim her ikisi de, halen medyada çok önemli görevlerde bulunan dostlarım. Birinci meslektaşım özetle, “Ergenekon işi tamamen kapatma davasına yönelik bir gözdağı hareketi. Darbe günlükleri falan da kesinlikle palavra” görüşünde... Hiç bilmediğim dört önemli bilgiyi aktardı:
1-Medyaya sızan Ergenekon’la ilgili haberlerin çoğunu isminin kesinlikle verilmemesi şartıyla odasında gazetecilerle sohbet toplantıları düzenleyen Ergenekon savcısı verdi. Adını verirsek, kesin yalanlayacağını söyleyerek enformasyon akıttı. Bizden de bir arkadaş gidip kendisinden bilgiler aldı, haberleri “kaynağı birinci elden” diyerek isim vermeden verdik.
2-Darbe günlüklerini hem savcılık hem polis ayağından günlerce araştırdık. Çok özel kaynaklara ulaştık. Darbe günlükleri hakkında hiçbir soruşturma yok. Günlükleri yayınlayan gazeteci, bize de bana CD’ler postayla gönderildi dedi. CD’lerde Örnek Paşa’nın 1957’den bu yana günlükleri varmış. Bir kere bilgisayar Türkiye’de 90’lara doğru yaygınlaştı. Oturup, geçmişteki günlüklerini bilgisayar ortamına aktarması bile 30 yılını alır. Daha da önemlisi, polis ve savcılık ayağından yaptırdığımız araştırmalarda, darbe günlüklerinin Örnek Paşa’nın bilgisayarından çıktığına dair hiçbir teknik rapor yok! Yani günlükler kesinlikle Örnek Paşa’ya mal edilemiyor.
3-Darbe günlükleriyle suçlanan Örnek Paşa konuşmuyor çünkü ailesinin AKP’lilerle ortaya çıktıkça asker arkadaşlarını da şaşırtan girift ilişkileri olmuş. Eğer konuşursa, bütün bunlar enine boyuna iyice deşilecek. Paşaya darbe günlükleri tuttu deniliyor ama öte yandan da böyle tezat bir durum var.
4-Eski AKP’li Turan Çömez’in isminin Ergenekon’a karıştırılmasının tek nedeni, arada bir görüştüğü Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt’ü kapatma davasında aleyhte oy vermemesi için baskı altında tutmak. Paksüt’e iş sana da uzanır mesajı verilmek isteniyor. Bence Paksüt de artık AKP’nin kontrolünde. İkinci meslektaşım ise “Darbe gün- lüklerinin ve darbe girişimlerinin kesin- likle olduğu ve sonuna kadar sorgula- narak bu skandalın üzerine gidilmesi gerektiği” görüşünü taşıyor. Arkadaşım AKP’li filan değil ama AKP’ye kapatma davasının demokrasiye aykırı olduğu düşüncesinde. Genel izlenimi de, Ergenekon soruşturmasının kapatma davasına bir “rövanş olmadığı” şeklinde.
O da üç başlık altında önemli bilgiler verdi:
1-Darbe günlüklerini ortaya çıkaran Al- per Görmüş kesinlikle yalan söylemeyecek dürüst bir gazetecidir. Haber kaynağını doğal olarak saklıyor. Ergenekon Savcısı’na gidip, tüm bilgileri verdi. Paşa’nın bilgisayarından çıktığını ispatlayacak belgesi de var. Yani darbe günlüklerinin Örnek Paşa’ya ait olduğunu belgesiyle ispatlayacak durumda. Zaten yalan söylese Örnek Paşa’yla davasında Yargıtay’a temyize falan da gitmez, iş kapansın diye gürültü çıkarmayı bırakırdı.
2-Darbe günlükleri Paşa’ya ait değil deniliyor ama içinde öyle bilgi ve yorumlar var ki, özel toplantı ve görüşmeleri hiç bilmeyen biri bütün bunları asla yazamaz. İçerik müthiş inandırıcı.
3-Darbe günlükleri ve gözaltındaki Paşa’nın evindeki belgeler arasında bulunanların bir kısmı, Ergenekon iddianamesine sokulmadı çünkü içinde Büyükanıt Paşa’yla ilgili yok sağlığı şöyle, yok bilmem nesi böyle gibi ifadeler var. Bütün bunların üzeri çizildi, Bü- yükanıt Paşa’yı rahatsız etmekten kaçtılar. Keza İlker Başbuğ Paşa da, tüm bu tartışmalardan uzak tutulmaya çalışılıyor. Benden aktarması. Artık kafanıza hangi görüş daha fazla yatarsa, sizin bileceğiniz iş!
AKP’NİN KAPATILMAMA İHTİMALİ ARTTI MI?
Son zamanlara kadar Adalet Bakanlığı’nda üst düzey görev yapan bir eski Yargıtay Yüksek Hakimi’yle sohbet ettim. AKP davasında kararı verecek Anayasa Mahkemesi üyelerini de iyi tanıyor. İzlenimi çok ilginç: “Ben de bugüne kadar hep kapatma kararı çıkar diye düşünüyordum. Ama artık durum değişti. Galiba 7 oy bulunamaya- cak. AKP kapatılmayacak.” Bana çok ilginç geldi. Çünkü, ben nasıl gazeteci olarak medyanın ruhunu ortalama vatandaştan daha iyi bilirsem, yüksek hakimler de kendi dünyalarını iyi bilir ve hissederler.
Yorumlar3