Kozmik odada uyumak

  • GİRİŞ18.03.2015 09:17
  • GÜNCELLEME18.03.2015 09:17

 Amerikalıların 'sıkıcı anı yok' dedikleri türden bir siyasal ve toplumsal ortamda nefes alıyoruz. Neredeyse o şaşırtıcı 'şeyi' bulmasak, yaşamasak, şaşıracağız. Hayatımızda bir boşluk olduğunu düşüneceğiz. Üzüleceğiz. Yeniden gündemimize oturan kozmik odatartışması bu türden.

***
İşin 'komplo' yanı da ilgilendiriyor beni, herkes gibi. İlgilendirmemesi olanaksız. Sonuç itibariyle siyasetin zirvesindeki bir kişiye suikast ihbarı yapılmış, onun neticesinde kozmik odaya girilmiş. Orada bulunan, 'top secret' belgeler ele geçirilmiş. Onun üstüne bina edilen olaylar sökün etmiş. Böylesi bir hadisenin insanı ilgilendirmemesi mümkün mü? Gene de beni işin daha fazla çeken yanı İsmet Berkan dostumun yazdıkları. Berkan, odada neler olduğunu, daha girilmeden bildiğini yazdı. Bu çok önemli bir vurgu. Gerçi, Berkan'ın bildikleri ayrıntıya inen şeyler değil. Veyahut biz onun öyle bir bilgiye sahip olduğundan habersiziz.
Gene de Soğuk Savaş döneminin askeri 'kuvvetlerine', yerine göre 'gayrimeşru güvenlik güçlerine' ait bilgilerin saklandığı bir mekân/mış orası ve şimdi bu bilgiler bir yerlerde. Yani Susurluk skandalı sırasında Türkiye'yi sarsan Gladyo bilgileri mesela, orada imiş. (Ertuğrul Özkök bu yazılanlar üstüne heyecanlı bir yazı yazdı ama söylediklerinin meselenin esasıyla ilgisi yok.)
Bu bilginin bir bölümü işte Türkiye'nin ansızın patlayacak bir savaşa karşı yaptığı planları içeriyor -diyelim. Ama bu kadarla kalmıyor. Fişlemeler var o odada, Rektörlerle ilgili bilgiler var. Türkiye'de vatandaşların kimliğine, ideolojisine göre nasıl ayrıldığı oradaki kayıtlardan izlenebiliyor.
***
Tamam, kozmik odaya girilmesi bir skandaldır. Değildir diyen yok. İşin içinde o odadan çıkarılan bilgilerle kurulan senaryolar, hazırlanan iddianameler var. Onlar daha da büyük bir skandaldır. Gereği derhal yerine getirilmelidir. (Bu arada hemen görüşümü yazayım. Ben 2000'lerde bir darbenin planlandığına dair düşüncemi daima korudum.
Ama bu Ergenekon davalarını savunmak, onların doğruluğuna kefil olmak anlamına hiçbir zaman gelmedi. Dolayısıyla o davaları savunanların bugün o tutumların gereğini yerine getirmesini beklemek bir haktır.) Ama Allah aşkına bütün bu fişlemelerin, bütün bu 'gizli' bilgilerin, o bilgilerden hareket ederek atılan adımların, o adımları atanların üstüne hiç gidilmeyecek mi? Ne alakası var, 'stay behind' kuvvetiyle bunların? Belki başka ülkelerde de yapılmıştır benzeri şeyler, hatta hâlâ yapılmaktadır fakat bunların hesabınınsorulmayacağını düşünmek nasıl manasız bir şeyse aynı şekilde o hesabın sorulmadığı bir ülkeye demokratik ülkedir demek de o derecede anlamsız.
Taha Kıvanç dostumuz da bu konuda yazdı ve mesela faili meçhullere dönük bilgilerinKutlu Savaş raporlarında, başka iddianamelerde dile getirildiğini belirtti. O raporların 12 sayfası devlet sırrı diye sansürlenmişti. Yapacak bir şey yok. Ama diğer taraftan saçılan bilgilerin üstüne bugüne kadar gidilmemesini nasıl, neyle açıklayacağız?

Yazının tamamı için tıklayın...

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat