CHP özür dilemeyi düşünüyor mu?
- GİRİŞ14.11.2011 09:56
- GÜNCELLEME14.11.2011 09:56
Restorasyon dönemi-1
Geçen gün gazetelerde İshak Alaton'un bir açıklamasını okudum. Bu yaşlı ve bilge kişi, babasının çektiklerinden yola çıkarak Varlık Vergisi konusunu dile getiriyordu ve CHP'nin bu 'facia' konusunda 'özür dilemeyi düşünüp düşünmediğini' soruyordu. Söz konusu açıklamayı okuduktan bir sonraki gün de VV mağdurlarının trene doldurulup sürgüne gönderildikleri Haydarpaşa Garı'nda bu konuda bir toplantı düzenlendiğini öğrendim basından.
***
Alaton'un babasının VV faciası hakkında anlattıklarını daha önce bir TV programında izlemiştim.
Tepeden tırnağa CHP'li olan, Atatürk'e ve dolayısıyla Atatürkçü modernleşme dalgasına büyük saygı duyan, Şişli'de geceleri CHP'li gençlere Fransızca öğreten bu muhterem zat günün birinde VV faciasına muhatap olur.
Devlet, Alaton Babayı kolundan tuttuğu gibi vergiyi ödemedi diye bir trene koyar Aşkale toplama kampına gönderir.
Döndüğünde tam bir enkazdır. Kendisini bir türlü toplayamaz. İshak Bey babasına niye düzelemediğini sorar ve müthiş bir cevap alır. 'Ben devlete haksızlık etmişsem mahkeme var, ceza var. Peki devlet bana haksızlık etmişse ne yapacağım?' Bu dehşete maruz kalmış 'bu' Alaton'un oğlu İshak daha sonra yıllar yılı çalıştı, sanayici oldu, devlete de vergisini ödedi.
Tek parti diktasının en karanlık yıllarında işlenmiş bir büyük hatadır VV. Ne olduğunu öğrenmek isteyenler dostum Prof. Dr.
Ayhan Aktar'ın bu konudaki kitabına başvurabilirler.
Dönemin İstanbul Defterdarının bile dehşet içinde kaldığı bu vergi salma kararına göre azınlıklar hiçbir incelemeye tabi tutulmaksızın ve hiçbir neden yokken çok kısa bir sürede büyük miktarlarda vergi ödeyecek, ödeyemeyenler çeşitli toplama/çalışma kamplarına gönderilecekti. Üstelik, vergi salmaya karşı en temel hak olan itiraz etme, mahkemeye gitme imkânı ortadan kaldırılmıştı.
Herkes malını mülkünü yok pahasına sattı, buna rağmen biçilen vergi borcunu karşılayamadı.
Çalışma kamplarına gitti insanlar ve bir bölümü orada telef oldular.
(Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz)
Hasan Bülent Kahraman / Sabah
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol