70 yıl önce Dersim’de yaşananlarla yüzleşmek!

  • GİRİŞ20.11.2008 09:26
  • GÜNCELLEME20.11.2008 09:26

Aşağıdaki yazıyı lütfen sonuna kadar okuyun.  "Dersim'38'in üzerinden 70 yıl geçti. Resmi rakamlar sayı olarak 12 bin deseler de, genç-yaşlı-çocuk ayırt edilmeksizin öldürülen insan sayısının 70 binden az olmadığı söylenmektedir.
Katliamdan sağ kurtulan Dersimliler, katliam yıllarında neler olup bittiğinin ayrıntılarını hiçbir zaman tam olarak anlatmadılar, anlatamadılar.

Katliamı ağıtlara konu ettiler.

Ve Dersim '38, 70. yıldönümünde hâlâ kanayan bir yaradır.

Dersimliler, hiçbir zaman bu olaydan dolayı başka halklara, Türk halkına düşman olmadılar. Yüreklerinde tanımsız bir acıyı bütün sıcaklığıyla her zaman yaşasalar da bunu bir kin ve nefret konusu haline getirmediler. Fakat katliamdan sonra da yürütülen bütün sistemli asimilasyon politikalarına rağmen bu olayı asla unutmadılar.

Avrupa Parlamentosu bünyesinde DTP'li bazı milletvekillerinin de katılımıyla bir konferans gerçekleşti ve herkes gibi ben de bu konferansı basından takip ettim. Türkiye basınında yer alan tepkiler, bu ülkede düşünce ve ifade özgürlüğünün ne denli büyük bir tehdit altında bulunduğunu bir kez daha gösterdi.
Avrupa Parlamentosu üyesi olmayı hedefleyen bir Türkiye var ve aynı Türkiye bu çatı altında kendi toprakları üzerinde yaşanmış bu büyük trajedinin gündeme getirilmesine ve tartışılmasına tahammül edebilmeli.
Kendi geçmişini sorgulamayan ve bu sorgulamanın gereğini yapmayan bir ülke, bir halk ve düşünce asla özgür olamaz.

Peki, Dersim’de 1937-38 yıllarında neler yaşandı?

Dersim bu katliama dili, kültürü, inancı nedeniyle uğradı. Bu değerlerini bugün de sahiplenmeye devam ediyor ve varlığının inkâr edilmesine karşı duruyor.
Türkiye’de rejimin Kürt ve Alevi sorunu  konusundaki inkârcı zihniyet ve tutumunu sürdürmekteki ısrarı, yüreklerimizdeki Dersim '38 yarasını daha da kanatmaktadır.

Türkiye’deki rejimin Cumhuriyet tarihi boyunca uyguladığı katliamlarla yüzleşmekten kaçınması, bir demokrasi ve özgürlükler çağı olması gereken bu çağda, hâlâ farklı dillere, kültürlere, inançlara düşmanlık yapması sorununu doğurmaktadır.

Türkiye’deki rejimin Dersim '38'le yüzleşememesi,katliama karşı direndiği için asılarak katledilen Seyit Rıza ve arkadaşlarının naaşlarını ne yaptığını dahi açıklamaktan kaçınması, nasıl bir rejim ve zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu gözler önüne sermektedir.

Bizler, Türkiye Cumhuriyeti devletinden, Dersim '37-38’ de neler olduğunu bütün açıklığıyla itiraf etmesini istiyoruz, ki bunu istemek bizim hakkımız.

Yine yakılarak külleri havaya savrulan Seyit Rıza ve yedi yoldaşının naaşlarına ne yaptıklarının açıklanmasını istiyoruz. Ancak bu şekilde hayatımızın bu kâbustan kurtulacağına ve rahat bir nefes alabileceğimize inanıyoruz.
Dünyada çağdaş bir demokrasi inşa etmiş bütün ülkeler kendi tarihleriyle yüzleşmişlerdir. Türkiye ’nin tam ve gerçek bir demokrasiye geçebilmesinin olmazsa olmaz şartının kendi gerçekleriyle yüzleşmek olduğunu göstermektedir.
1937-38 yılları arasında Dersim ’de bir insanlık suçu işlenmiştir. Kürt ve Alevi kimliğinden dolayı Dersim, katliama dayalı ve asimilasyoncu politikalarla yok edilmek istenmiştir.
Dolayısıyla hiç kimse bizden bu gerçekleri unutmamızı ve unutturmamızı beklemesin. Bu günün anısına, Seyit Rıza'nın idamı öncesinde söylediği şu sözleriyle bitirmek istiyorum:
'Evlâd-ı Kerbela’yız, bîhatayız. Ayıptır, zulümdür bu, katliamdır.' 
Dersim’in 70. yıldönümünde; zulüm ve katliamların olmadığı, kardeşçe barış içinde yaşanılır bir Türkiye dileğimle..."

* * *                                                  

Biraz kısaltarak köşeme aldığım bu yazı benim değil.
Ferhat Tunç'un.
İmzasını sanatçı-aktivist diye atan Ferhat Tunç'un 17 Kasım 08 tarihli Taraf gazetesinin 16. sayfasında çıkan bu yazısını okuduktan sonra bir noktayı bir kez daha belirtmek istiyorum.
Tarihimizi, 'resmi tarih'e bırakmadan öğrenmek zorundayız; yoksa bu topraklarda barış ve huzuru, demokrasi, hukuk ve özgürlükler düzenini yakalamak çok zor olacak.
Gerçek tarihi öğrenmeden, birbirimizin acılarına saygı göstermeden, bu acılı tarihi serbestçe tartışıp yerli yerine oturtmadan, "Ya sev ya terket!" zihniyeti, trajediye bir türlü doymayan bu toprakları terketmeyecek çünkü...

Hasan Cemal - Milliyet

h.cemal@milliyet.com.tr 

Yorumlar15

  • ahmet colak 17 yıl önce Şikayet Et
    ya saidi nursi. sayin yazar 38 dersimi soranlara sormazlarmi istiklal mahkemesini.siz olup olmadiginin dahi ispatini ve kayboldu dediginiz kisilerin sayilarini veremezken bizler hazir gömülü yerinden cikartilip naasinin nerde oldugunu bilmedigimiz kisilerimi sorsak yoksa istiklal mahkemesinin önce asin sonra yargilariz da kaybolup giden alimlerimi sorsak.sayin yazar gecmisle yüzleselim ama tek tarafli degil.iyisimi biz icinde bulundugumuz su gemiyi batirmadan düzlüge cikartip hep birlikte yol alalim.Kasimayalim diyoru yani
    Cevapla
  • suleyman d 17 yıl önce Şikayet Et
    Pis kokuların geldiği taraf , bildiğimiz "TARAF". kürt faşistleri&abdci&diyalogcu kesimce hararetle savunulan TARAF'a bakın . pkk nin kadrolu sazcısına köşe ayırmış... necasetten keramet bekleyenler,daha çooook beklerler !
    Cevapla
  • ersin saat 17 yıl önce Şikayet Et
    hepiniz aynısınız. gardaş siz bu ülkenin basına belamısınız briniz yazar yardım eder biriniz türkü yazar yadım eder biriniz kursun atar yardım eder ama sonunda hepiniz pkk ya yardım ediyorsunuz..ama az bi durun bu ülkenin öz be öz evlatları büyük Türk milliyetçileri vatanını sizin gibilere bırakmaz..
    Cevapla
  • emre genc 17 yıl önce Şikayet Et
    ben Hasan Cemal'e soruyorum. dersim olaylarını neden DTP'liler hatırlamak zorunda? neden PKK destekçisi olduğundan şüphe etmediğimiz insanlar bu olayları önümüze sürmek zorunda? devlet neden kendine düşen görevi yapmamıştır bugüne kadar? kim sorumluysa sorumlularıyla birlikte o zihniyeti taşıyanları sorgulamak gerekmez mi? bu olaylarıda getirip bu hükümete yamamanın anlamı nedir sayın yazar? 1938'de, fi tarihli olmuş bitmiş olayları siz neden eleştirmiyorsunuz bugüne kadar? yazıklar olsun.
    Cevapla
  • isa ertuğrul 17 yıl önce Şikayet Et
    Hasan Cemal Pkk,nın değirmenine su taşımışsın.. Bu yazı senin gibi bir yazara yakışmadı Ferhat tunç,un hangi tarafa hizmet ettiğini sen çok iyi biliyorsun o olay Atatürk,ün sağlığında olmuştu eğer böyle sert bir şekilde bastırılmasaydı ülkemiz daha o zamandan belkide bölünecekdi senden 7o yıl önceki bu olaya değilde pkk,nın katlettiği masum vatandaşlarımıza,askerimize,polisimize kundakdaki bebeklere dikkat çekmeni beklerdim..
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat