Türkiye'de ayıplardan kurtulmak için Taraf gazetesi

  • GİRİŞ23.11.2008 08:08
  • GÜNCELLEME23.11.2008 08:08
AYIP I

Nurettin Yılmaz, 1938 Cizre doğumlu bir Kürt. 1980 öncesi CHP Mardin milletvekili. 12 Eylül askeri yönetimiyle birlikte yolu Diyarbakır Askeri Cezaevi'ne düşüyor. İşkence görüyor. Başı, dışkı dolu çukura sokulup nefessiz bırakılıyor.
1980'lerde tekrar milletvekili, bu kez Özal'ın ANAP'ından. Yaşadıklarını kitaplaştırıyor 2007'de. Televizyona çıkıp anlatıyor, 12 Eylül'deki işkence günlerini.
Tarih, 29 Mart 2008.
Bir savcı, dava açıyor Nurettin Yılmaz'a, hapishanedeki işkenceleri kamuoyu önünde anlattığı için.
Gördüğü işkenceleri televizyonda anlatarak, "dış güçlerce yürütülen bölücü ve yıkıcı propaganda"ya alet olmuş...
"Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmiş" gördüğü işkenceleri televizyonda anlattığı için... Kısacası, işkence anlatma suçu işlemiş Nurettin Yılmaz...
12 Eylül'de Diyarbakır Askeri Cezaevi'nde yaşadıklarını Kürtler kitabı için bana, "Genç olsam dağa çıkardım" diye anlatan sevgili Felat Cemiloğlu yaşıyor olsa acaba ne derdi?..
AYIP II
Ayvalık'ta Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla düzenlenen atletizm yarışları. Beş bin metre kızlar yarışı bitmiş, herkes yerini almış ödül töreni bekleniyor.
Madalyaları verecek olan Garnizon Komutanı, kürsüye gelirken sırtını dönüp gidiyor. Çünkü kürsüdeki atlet kızlardan biri başörtülü...
Tören yapılamıyor, madalyasını alamıyor kızlar. Komutanın tepkisini aralarında gazetecilerin de bulunduğu bir iki kişi alkışlamış. Ama genellikle kimsenin sesi çıkmamış...
AYIP III  
Güneydoğu'daki yatılı okul günlerini anlatıyor Muhsin Kızılkaya:
"Ben gittiğimde Kürtçe'nin yasak bir dil olduğunu bilmiyordum. Yeni bir dil öğrenip kendi dilimle yaşayacağım sanıyordum. Bize, 'Bildiğiniz dili unutun' dediler. Bir dilsizlik dönemi yaşadık. Tuvalete giderek, öğretmenlerden saklanarak, birbirimize çok alçak sesle derdimizi anlatmaya çalışıyorduk. Her duydukları Kürtçe kelimeye karşı sırtımıza bir zincir indirirlerdi.
Koğuş kapıları akşam kapanınca Kürtçe masal anlatırdım. Meğerse nöbetçi öğretmenler bizi dinliyormuş. Kimse beni ele vermedi ama ben herkes sıra dayağı yemesin diye kendimi ele verdim. Çok dayak yedim. Devlet Türkçe bilmediğimi biliyordu ama ben dilimin yasak olduğunu bilmiyordum.
Kızım Lian'ı geçen gün yuvaya götürürken taksiye bindik. Aramızda Kürtçe konuşurken taksi şoförü büyük bir şaşkınlıkla, 'Kürtçe konuşuyor' dedi.
Kendisi de Mardinliymiş. Taksiyi hemen kenara çekti, 'Kürtçe konuşuyor' diye ağlamaya başladı. Para almak istemedi. Bu olayı insanlara anlatamazsın. Bunu ancak ve ancak bu kadar haksızlığa uğramış, incitilmiş bir halk anlar."
AYIP IV
Manisa'da, 1.Piyade Er Eğitim Tugay Komutanlığı'nda yemin töreni... 40 yaşın altındaki başörtülü asker yakınlarına yasak... Vatani görevini yapan çocuklarının yemin töreni için yurdun dört bir yanından gelen aileler sabahın erken saatlerinde, nizamiyenin önünde kuyruk oluşturuyorlar.
Kimlik kontrolü yapılıyor. Kırk yaşının altındaysan ve de başörtülüysen içeri girmen yasak! Yemin törenini dışarıda, tel örgülerinin arkasından izliyorsun.
AYIP V
Sevgili Hrant'ın oğlu Arat Dink yazıyor:
"Savunma Bakanı Gönül soruyor: 'Bugün eğer Ege'de Rumlar devam etseydi, Türkiye'nin pek çok yerinde Ermeniler devam etseydi, bugün acaba aynı milli devlet olabilir miydi?'
Bir önerim var. Hani hep bir ağızdan ant içtiriyoruz ya, 'Varlığım Türk varlığına armağan olsun' diye...
Azınlık okullarında şöyle dedirtelim çocuklara, mesele kapansın: 'Yokluğum Türk varlığına armağan olsun!' Sür kardeşim bizi o zaman. Gönlümüz zaten çoktan sürüldü. Her gün yaşamaya çalışarak yaşadığımız DÜNYAMIZDAN, sür bizi de gayrı. Sür gitsin, sür bitsin. Bu lafı yutmayacağım ben."
AYIP VI
Türkiye'de bugün 1500 internet sitesi yasak... YouTube'un kullanımı da tam altı aydır yasak... Türkiye Bilişim Vakfı Başkanı Faruk Eczacıbaşı, dünya rekabet liginde nal toplayan ve bu yıl on basamak birden gerileyerek 63. sıraya düşen Türkiye'nin geleceğinden ürktüğünü belirtiyor.
* * *
Bu gibi ayıpları bıkmadan usanmadan sergilediği, haberleştirdiği, en çarpıcı biçimde vitrinlediği ve ayıpların köklerine inerek yorumladığı, bu konuda yürekli ve samimi olduğu için, lafı hiç dolandırmadan söylediği için seviyorum Taraf gazetesini.
Taraf'ın bugün yaptığını yapabilmek kolay değil. Herkesin kabul edebileceği klişelerle, çok genel doğrularla gazetecilik yapmıyor Taraf çünkü. Eli sürekli arı kovanının içinde... Demokrasinin, hukuk devletinin, insan hakları ve özgürlükler düzeninin dikenli alanlarında, düzene en aykırı görüşleri de savunarak, korkmadan başı dik dolaştığı için önemsiyorum Taraf'ı.
Ve inanıyorum, Türkiye ayıplarından günün birinde kurtulacak ve bunda Taraf'ın katkısı da unutulmayacak.
Zor günler yaşayan Taraf çalışanlarını kutluyorum, gazetelerinin birinci yıldönümünde...


Hasan Cemal / Milliyet
h.cemal@milliyet.com.tr

Yorumlar15

  • Türker Öztürk 17 yıl önce Şikayet Et
    Bu kadar cesur bir gazete daha yok!. Taraf tan bahsediyorum tabiki!''Hizaya gelllll!'' emrinden sonra başbakanı gördükten sonra Taraf gazetesini daha çok sever oldum.Her gün mutlaka sitesini ziyaret ederek reklam gelirlerinin artması için google reklamlarına tıklıyorum.Bir bayide kalmamışsa başka bayiye bakıp mutlaka alıyorum.Bize böyle cesur insanlar,gazeteler lazım.Kendini,ülkesini seven herkesi de Taraf almaya davet ediyorum
    Cevapla
  • muharrem üney 17 yıl önce Şikayet Et
    yanlış anlama 2!. böyle duydulanmasında da herhangi bir sakınca görmüyorum. çünkü bir kültürü var eden en önemli öğe kuşkusuz dil'dir. ve kültürü de kendi öz çocuğumuz olarak görecek olursak hiç kimsenin çocuğunun günden güne eriyip gittiğini görmeye dayanabileceğini sanmıyorum. Ama olayı anlamamış, yazıyı okurken at gözlüklerini çıkarmamış arkadaşlara bişey diyemiyorum sadece onlar için Allah'tan ıslah diliyorum.
    Cevapla
  • Abdullah KILIÇ 17 yıl önce Şikayet Et
    Daha eklenecek binlerce ayıp var:. Bu ayıpları göneydoğuda yaşayan insanlar daha iyi bilir. Teröre ortam hazırlayan asıl sebep bu ayıplar değilmidir? Kürtçeyi dil sayman dil bilimcileri, zenci muamelesi yapan komutanlar, köylüyü en basit bir olay için meydanlara toplayan jandarma ve daha sayamayacım binlerce insanlık dışı muameleler. Evet taraf alıyorum hemde 2 tane, bazen işten fırsat bulup aladığım günlerde etesi gün üç tane alıyorum. Ve kendini dışlamış gören her duyarlı vatandaş ayını şeyi yapmalı, Taraf geztesini çalışmalarından dolyı kut
    Cevapla
  • muharrem üney 17 yıl önce Şikayet Et
    yanlış anlama!. muhsin kızılkaya kendi çocukluk yıllarından bahsediyor. 1963 doğumlu adam 1970-1971 de okula gitmişse bahsettiği tarih tahmini olarak 1970lerin başı. Ki bu tarihlerde dedikleri hakkaten de doğruydu hem de uzun süre doğru kaldı. Ayrıca taksicinin ağladığı olay da yanlış anlaşılmış. Adam kürtçe konuşan birini bulduğu için değil, küçük kızın kürtçe konuşabildiğine duygulanmış ki şu şartlarda kürtçenin yeni nesillere aktarımı çok nadir oluyor. yani kürt çocukları bile artık ana dili türkçe olarak doğuyor.
    Cevapla
  • levonter petrosyan 17 yıl önce Şikayet Et
    utanç. ilkokulda istanbulda adıyamanlı bir kız arkadaş vardı. birgün oyun oynarken ben kürdüm demişti. şaşırmıştım. nasıl yani der gibi olmuştum. bir insan kendine nasıl kürt derdi. 80 li yılların ortalarıydı ve ben kürt dendiğinde aşağılık birşey olduğunu zannederdim. benim böyle düşünmemi sağlayan zihniyet ve bunda ısrar edenler utanmalı.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat