Cumhurbaşkanı Gül, doğru olanı yaptı ama ...

  • GİRİŞ10.07.2009 09:10
  • GÜNCELLEME10.07.2009 09:10

Daha iki yıl önce, 2007’nin 27 Nisan günü, zamanın Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt Paşa bir akşam vakti oturdu, bir bildiri kaleme aldı, gece yarısı Genelkurmay’ın internet sitesinde yayınlattı.

Bu bir e-muhtıra idi.

Hedefi, Abdullah Gül’ün Çankaya yolunu kesmek, cumhurbaşkanı olmasını engellemekti. Genelkurmay Başkanı böylece siyasetin daniskasını yapmış oldu. Yasalara göre suç işledi.

Peki, mahkemeye çıkarıldı mı?

Hayır, bu yol kapalıydı çünkü...

Peki ya 1998’de, 28 Şubat döneminde, Akın Birdal’ı uğradığı bir suikastla ölümün eşiğine getiren, Mehmet Ali Birand’a, Cengiz Çandar’a bir süre hayatı cehennem eden o korkunç ‘andıç olayı’nın hesabı soruldu mu?
Hayır.

Bu Genelkurmay andıcının sorumlusu olan asker kişiler mahkeme önüne çıkarıldılar mı?
Hayır.

Peki ya 2003-2004 yılı ‘darbe tertipleri?..’ Emekli Deniz Kuvvetleri Komutanı Örnek Paşa’nın günlüklerinde yer alan ve zamanın Genelkurmay Başkanı Özkök Paşa tarafından bugüne kadar yalanlanmayan bu tertiplerin hesabı kaç yıldır mahkemelerde sorulabildi mi?
Hayır.

Peki, ya Şemdinli?..
Bu olayda, iki astsubay bir itirafçıyla birlikte Şemdinli’deki bir kitabevini bombalarken yakayı ele verdiler. Sivil mahkeme bu asker kişileri 39 yıl hapse mahkûm etti. Yargıtay’ın kararıyla dava askeri yargıya havale edildi. Askeri mahkeme ise 39 yıla mahkûm edilmiş olan bu asker kişileri serbest bıraktı.

Örnekler çoğaltılabilir.

Ama gerekmiyor.

Türkiye, Avrupa Konseyi’nin üyesidir. Türkiye, Avrupa Birliği’yle 2005’den beri amacı tam üyelik olan müzakere süreci içindedir. Bu yüzden de demokrasi ve hukuk çıtasını yükseltmek zorunda olan bir ülkedir.

Türkiye’de yargı düzeni iki başlıdır. Darbe dönemlerinde çerçevesi oluşturulan bizdeki askeri yargı düzeni, demokratik hukuk devleti ilkelerine aykırıdır.

Askeri danıştayıyla, askeri yargıtayıyla, askeri mahal, askeri suç, askeri görev tanımlarıyla, yargı denetimi dışında bırakılan tayin, terfi, emeklilik işlemleriyle, emir-komuta anlayışıyla, hangi pencereden bakılırsa bakılsın, bizdeki askeri yargı düzeninin ‘AB standartları’yla uzaktan yakından bir ilgisi yoktur.

Bizdekine benzer böyle bir düzene Avrupa demokrasilerinde rastlanmaz. Eğer demokrasi diyorsanız, eğer hukukun üstünlüğü diyorsanız, Türkiye’deki askeri yargı düzeninin baştan aşağı değiştirilmesi şarttır.

Demokrasinin gereğidir.
Hukukun gereğidir.
Adaletin gereğidir.

Darbecilerin hesap vermediği, muhtıracıların mahkeme yüzü görmediği, konuşmalarıyla, açıklamalarıyla siyaset yapan, siyasete karışan komutanların cezasız kalabildiği, kısacası asker kişilerin kendilerini ‘hukuk üstü’ görebildikleri bir düzenle ne demokrasi bağdaşır, ne de hukuk...

İşte bunun içindir ki:
Erdoğan hükümetinin asker kişilere sivil yargı yolunu açan yasal düzenlemesi, demokrasi ve hukukun, AB yolunun kesin bir gereğidir. Cumhurbaşkanı Gül’ün onayı da isabetli bir tutumdur.

Ama bunlar yetmez.
Askeri Türkiye’de demokrasi ve hukukla barışık hale getirecek daha birçok adım atılması gerekiyor.

Hasan Cemal  - Milliyet
h.cemal@milliyet.com.tr

Yorumlar10

  • Salih koç 16 yıl önce Şikayet Et
    İmzamı atıyorum... Ve biliyorum ki milyonlar bu yazının altına imzasını atar..Ancak sizin camiada(Özellikle Doğan medya grubunda) bu doğruları görmek istemeyenlerin niyetinin ne olduğunu doğrusu anlamıyorum..Hele bir Süheyl BATUM hocamız var ki evlere şenlik..Bu ülkede bir doğruyu eğriye çevirmek için bu kadar ustaca cümleler kurabilen kaç kişi var bilmiyorum..Ama ne yazıkki güneş balçıkla sıvanmıyor..Ah bir anlayabilseler..
    Cevapla
  • ahmet y 16 yıl önce Şikayet Et
    (değişim)adana. Sayın yazar;tesbitlerin yerinde akılcı ve gerçek... Bir gerçek daha var ki doğan medya gurubun da çalışan yazarların çoğu bu gerçeği göremiyor;oysa hepsi entellektül ileri görüşlü aydın görünen insanlar...neden herkesin gördüğü gerçekleri göremiyorlar?..neden?... sizin gibi gerçekleri inandığı gibi cesurca yazabilen yazarlara o kadar ihtiyaç var ki...Altan ailesine, ve sizin gibi memleket sevdalısı insan sevdalısı yazarlara müteşekiriz,kalbimizdesiniz...
    Cevapla
  • deniz celal 16 yıl önce Şikayet Et
    avrupa standarlarında demokratik sivil bir anayasa ile toptan çözüm. sivil mahkemelerin yargıçları da militaristtirler..onlar için devletin menfaati bireylerin menfaatinden daha önemlidir..tabi devletin menfaati dedikleri şey şuan kendilerini devletin sahibi olarak gören efendilerin menfaatidir..kendilerini ülkenin kurucusu gibi gören menfaatperestler iktidarlarını kimseyle paylaşmak istememektedirler..o yuzden hareket alanlarını daraltan her türlü yeniliğe yobazlar gibi karşı çıkarlar..vuruşarak geri çekilen bu zihniyetin ruhuna fatiha yakındır..
    Cevapla
  • oku yorum 16 yıl önce Şikayet Et
    sakince düşünmek lazım..siyasiler yargılanmasın diyen var mı?. aksine yargılanıp mahkum edilmiş siyasilerle dolu siyaset tarihi saymakla bitmez.yargılanıp ceza alan bir talat aydemiri bilirim ben askerlerin içinden oysa...birbirimizi kandırmayalaım herkes neyin ne olduğunu az çok biliyor... herkes yargılansın ama yargı tek olsun herkes bir tek yargı tarafından bağımsız mahkemelerce yargılansın bunda ne var?neyine gocunuyorsunuz?siyasilerin yargılanmadığı yalanınıda bi bırakın artık vekillik düşer düşmez yargı tepelerine binmiyor mu?ee daha ne nedir sizin asıl amacınız?
    Cevapla
  • VELİ ÇOKKÜÇÜK 16 yıl önce Şikayet Et
    BU YENİ KANUN İÇİN YORUMLARINI ALMANIZ GEREKENLER. Karadayı, Kıvrıkoğlu, Çevik Bir, Büykanıt.. vs. ne düşünüyorlar bu yeni kanun hakkında acaba? Laiklik tehlikede diyeceklerinden eminim:)(kendi çıkarları=laiklik) anladınız mı şimdi laiklik demekle neyi kastettiklerini?
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat