Geçmişi gömmeden güzel bir gelecek kurulamaz!
- GİRİŞ16.08.2009 08:04
- GÜNCELLEME16.08.2009 08:04
Ahmet Altan dün Taraf’taki yazısına, “Bugünleri görmek, bu gelişmelere şahit olabilmek sevindiriyor beni” diye başlamıştı.
Benim duygularım da öyle.
Telefonla aradım Ahmet Altan’ı, “Nihayet Türkiye paçasını kurtaracak bu meseleden” dedi.
Hepimizin dileği o.
Bir umut dalgası kabarıyor.
Gün geçtikçe büyüyen bir dalga bu. Değişik çevrelerden sesler yükseliyor, “Kan ve gözyaşı inşallah bitecek!” diye.
Gerçekten öyle.
Vicdanının, yüreğinin sesini dinleyen aklı başında herkesin ‘barış’ı istemesinden daha doğal ne olabilir ki?
İnsanlar vicdanlarının, yüreklerinin sesine ne kadar kulak verirlerse, barış da o kadar yaklaşır.
Evet, güzel günler yaşanıyor.
Ama aynı zamanda tedirginim.
Çünkü tehlikeler yok değil.
‘Kürt açılımı’nın, ‘barış seferberliği’nin kırılgan yanları var.
Bunun da farkındayım.
Öyle bir noktaya doğru gidiliyor ki, umut dalgası yerini, eğer gerekli özen gösterilmezse büyük bir hayal kırıklığına bırakabilir.
Onun için gerçekçilik şart.
Ne demek ‘gerçekçilik’?..
Çıtayı yükseğe koymamak!
Öncelik burada.
Bu konu özellikle Öcalan’ı ilgilendiriyor. Çünkü olmadık istek ve çıkışlar bir anda barış korkusu içinde yaşayanların değirmenine su taşır.
Bu açıdan şimdiye kadarki İmralı sinyalleri iyi, dileriz bozulmaz.
Fakat DTP’lilerin de özen göstermesi lazım, özellikle ‘dil’lerine...
Bu bakımdan Genel Başkan Ahmet Türk’ün baştan beri sergilediği sorumluluk çizgisi tüm DTP’lilerin ortak tutumu olabilmelidir diye düşünüyorum.
Bu noktayı özellikle vurguluyorum.
Çünkü yalnız Kürtler yok, Türkler de, Türk kamuoyu da var ve de yaşanan acıların ortak yanları var.
Belki şöyle söylenebilir:
İki tarafın da yaşadıkları ‘meşru acıları’ gözardı ederek, bu açıdan gereken duyarlılığı göstermeden barış yakalanamaz.
Apo’yla da bunu konuşmuştum.
1993’ün Nisan ayıydı.
Lübnan’da, Suriye’nin kontrolündeki Bekaa Vadisi’ndeki bir evde Abdullah Öcalan’la uzun saatler sohbet etmiştik.
‘Türk kamuoyu’ idi üstünde durduğumuz konulardan biri de. Öcalan da mutabıktı, Türk kamuoyunu ikna etmeden, Türk kamuoyunu hazırlamadan barışı yakalamanın hayal olduğunu...
Bakın, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir Başbakan, Tayyip Erdoğan, ilk kez elini taşın altına böylesine büyük bir sorumlulukla koyabiliyor. Çok ciddi bir siyasal risk alıyor ve “Bedeli ne olursa olsun” bu sorunu çözmekten söz edebiliyor, şu kadar iddialı konuşabiliyor:
“Şimdi artık bu meseleyi kökten çözmenin tam zamanı. Bu meseleyi artık uyanmamak üzere tarihe gömmek için halkımızda istek var, talep var. Bedeli ne olursa olsun adımlarımızı attık, atıyoruz, atacağız. Bedeli ne olursa olsun, verdiğimiz sözü gerçekleştirecek, bu meseleyi çözüm yoluna koyacağız.”
Tekrar ediyorum.
Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir Başbakan ilk kez böylesine yürekli bir çıkış yapıyor, Kürt meselesinde elini gerçekten taşın altına koyuyor.
Cumhurbaşkanı Gül’den başlayarak devletin tepesindeki uyum da dikkati çekiyor.
Tarihi bir fırsattır bu.
Bu nedenle herkesin, hepimizin, hatta Baykal’la Bahçeli’nin de sorumlu davranması lazım.
Bazı sorunlar vardır ki onları tarihe gömmeden -ya da geçmişi gömmeden- güzel bir gelecek kurulamaz.
İyi pazarlar!
Hasan CEMAL / Milliyet
h.cemal@milliyet.com.tr
Yorumlar12
-
yunus can
16 yıl önce
Şikayet Et
Dönülmez aksamin ufkundaki Kürdistan !!. Belki vakit de cok gec cünki, emperyal bati ve babalari israil orta dogu projesine start verdilir. Irak bitti 2.ayak türkiye! Kürdistan kurdurulacakdünya bunu mustekil ülkemis gibi taniyacak ve sonra filistinde oldugu gibi topraklari israil e satilmak süreti ile gelecekte topraklari israil tarafindan ilhak edilecek. Kadinlari onlarin hizmetcisi , erkekleri kölesi olacak ! Durdurmanin imkani yok 30 senedir beyni yikanmis inandirilmis insana gercegi gösteremesin.Güneydogu ve oranin insani harcanip gidecek :(
Beğen
Cevapla
-
M.Borahan Bilen
16 yıl önce
Şikayet Et
aydınsan cevap ver. Irkçı adlettiğiniz MHP nin çözüme direnmesini lanetleyip garip karşılıyorsunuz.Peki 20 milyon Kürdün sadece 3.5 milyonunun oyunu alan Kürt ,Irkçı, etnik PKK uzantısı partiyi Kürtlerin tek temsilcisi tanınıp tüm Kürtlerin adına tanınmasını yadırgamıyor musunuz?Ben Urfalıyım ölsem PKK yandaşlarına oy vermem çünkü bunların dedeleri o gün Fransızla vurdu, bugün torunları ABD le Türkiyeyi vuruyorlar.Apo haklı bunlar Şeyh Saidin torunları...
Beğen
Cevapla
-
HAİNE CEVAP
16 yıl önce
Şikayet Et
hiç kuşkunuz olmasın değerli!! yazarlar ve bu tarz yazarları savunanlar. hiç kuşkunuz olmasın ki süslü laflar altında zehrinizi akıttığınız türk ve kürt ler el birliği ile sizin bu sorun dediğiniz şey adı altında deklare ettiğiniz ve bölme planlarınızı bertaraf etmek için ellerinden gelen herşeyi yapacaklardır.abd ab israil uşaklığını yaptığınız ap açık ortada iken sizin gibi insanların kardeşlik akan kan şehit gibi lafların altına gizlediğiniz hain planlarınızı yüce millet görecek ve bunun hesabını size mutlaka soracaktır ALLAH yolunuzu her daim kapatır inşallah
Beğen
Cevapla
-
ihsan yurtseven
16 yıl önce
Şikayet Et
Ezbere Konuşmalar. Bu sorunu çözmek için çaba sarf eden bütün aydınlara, sisasetcilere teşekkür edrim. Bu sorunu balatalamak için çaba sarf edenleri tarih yargılayacak. bu sorun uzadıkca kangrene dönüşecek. o yüzden acılarımızı yutkunup, sorunu çözmek için herkes üstüne düşeni yapmalıdır.
Beğen
Cevapla
-
baris ali
16 yıl önce
Şikayet Et
demokratik olun. Haber 7 editörleri lütfen demokratik olun.Görüş ayırımı yorum farkı yapmadan yayınlayın gönderdiklerimiz..
Beğen
Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle