Her başlangıç taze bir umuttur ama...
- GİRİŞ07.07.2011 09:29
- GÜNCELLEME07.07.2011 09:29
Erbil havalimanında geçen hafta İstanbul uçağını bekliyordum. Ak Parti’den eski bir Kürt milletvekiline rastladım. Bu seçimde adaylığını koymamıştı.
Erdoğan’ı kastederek dedi ki:
“Bizim patron Kürt meselesinin üstüne yatar.”
“Niye?”
“Seçim var ya...”
“Hangi seçim?”
“Cumhurbaşkanı seçimi... İlk kez halk tarafından beş yıllığına seçilecek ya... O yüzden Kürt sorununda topa damardan girmek istemez bizim patron, yatar meselenin üstüne...”
Böyle ihtimal var mı?
Yok diyemiyorum.
Oysa, seçim sandığında halkın oyunu azaltmaz arttırır barış dediğimiz olay...
Ama şu da bir gerçek:
Tayyip Erdoğan’ın 12 Haziran öncesi ve sonrasında izlediği çizginin Kürt sorunu açısından güven verdiği söylenemez.
Ak Parti’yle BDP arasındaki güven bunalımı seçim sonrası da devam ediyor, hatta derinleşiyor.
Oysa, Kürt oylarını neredeyse yarı yarıya paylaşmış olan bu iki partinin birbiriyle çatışarak Türkiye’de barış yolunun açılması çok güç.
İki taraf da birbirine güvenmiyor.
Ahmet Türk’ün sözleri şöyle:
“Bugün yüzde 50 oy almış ve toplum tarafından da desteklenen bir partinin, Kürt sorununun çözümünü sağlayacak değişiklikler için çoktan devreye girmesi gerekirdi. Aslında Başbakan Erdoğan Kürt sorununu çözmek istemiyor, çözecekmiş gibi görünüyor. Bu süreci kendi lehine kullanmak için sadece manevralar yapıyor. Samimi olsa, bu sorunu çözecek güven ortamını yaratırdı. Erdoğan Kürtler nezdinde güvenini kaybetmiştir.” (Dünkü Akşam gazetesinde Burcu Bulut’un röportajından)
BDP Şırnak milletvekili Selahattin Demirtaş da partisinin önceki gün Diyarbakır’da yaptığı ilk toplantıda, grup başkanı olarak şunları söylemiş:
“AK Parti, başörtüsü sorunu, Alevi sorunu ve Kürt sorunu konularında samimi olsa, yeni anayasa konusunda samimi olsa, koşullar her zamankinden uygundur. Seçim koşulları farklı kesimlerin uzlaşma içerisinde bir arada yaşama, kendi sorunlarını çözme iradesini de ortaya çıkarmıştır. Başbakan’ın hırsı çözüm zeminini tahrip ediyor. Bizleri MHP ile tehdit ederek, yeni anayasayı onlarla yaparız diyerek duruşumuzu zerre kadar esnetemezler. Bunun adı da yeni anayasa olmaz.”
BDP’nin dili böyle.
Yazının devamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz
Hasan Cemal - Milliyet
Yorumlar2