Dijital diktatorya seçimlere müdahil olursa

  • GİRİŞ15.06.2021 08:14
  • GÜNCELLEME15.06.2021 08:14

31 Mart 2014 yerel seçimlerine gidilirken, dönemin Başbakanı Erdoğan ile İzmir’den canlı yayın yapmıştık. Sayın Erdoğan o yayına kadar bir kaç kez kamuoyu önünde de kullandığı bir cümleyi yayın arasındaki sohbetimizde kurmuştu.

“Dışarısı seçim sonuçlarına bakar.”

O sohbetimizde “Dışarısı seçim sonuçlarına bakar” ifadesini biraz daha açtı. Türkiye’nin 1950’den bu yana seçimleri nasıl şeffaf yaptığını ve seçim sisteminin oturduğunu da ilave ederek.

Türkiye’nin demokratik kültürünün altını çizdi. Hatta bir arkadaşımız, “daraltılmış, dar bölgeli” seçim sistemleri üzerine görüşlerini anlatıp, “Şöyle olursa bu Ak Parti’nin işine gelir” dediğinde “Sen öyle diyorsan…” diyerek tebessüm etmiş ve görüş beyan etmemişti. Erdoğan’ın o suskunluğunu, “Ak Parti’den önce Türkiye’nin kazanımlarını önceliyor” diye yorumlamıştım.

***

Bugün neden seçimlerin güvenilirliği ve şeffaflığını gündeme getirdiğimi merak ediyor olabilirsiniz. Hemen anlatacağım.

***

Dün NATO zirvesinde “NATO’nun beyin ölümü gerçekleşti” diyen Fransa Cumhurbaşkanı Macron dahil birçok lider ile Erdoğan bir araya geldi. Amerika’nın yeni Başkanı Biden ile de ilk kez görüştü.

Yazıyı yazdığımız şu saatlerde henüz görüşmeye ilişkin bir detay yoktu.

DİJİTAL DİKTATORYANIN KOLTUĞA OTURTTUĞU BİDEN, DÜNYANIN DİKTATORLÜĞÜNE OYNAR MI

Konumuz da zaten NATO zirvesi değil, Biden’in seçildiği Amerikan seçimlerine müdahil olan “dijital diktatorya.”

Biden’in seçildiği Amerikan seçimleri hala sorgulanıyor. Çünkü problemli ve şaibeli.

O seçimi, Biden mi yoksa google’nin mi kazandığını hala bilemiyoruz.

Ya da seçimi kaybedenin Trump mı yoksa “geleneksel seçmen davranışı” mı bilemiyoruz.

Tek bildiğimiz, Amerika seçimlerine kimilerine göre “yeni medya” diye tanımlanan, kimilerince “sosyal medya” denilen bir yeni mekanizmanın müdahil olduğu gerçeğidir.

Dijital diktatorya olarak tanımladığımız bu yeni mekanizma, Amerika’nın başına bir isim seçtirmiştir. NATO zirvesi işte o ismin “Gerçek dünyanın diktatöryaya dönüşüp dönüşmeyeceğini” de gösterecektir.

***

Amerikan seçimlerinden sonra “dijital devrim”in, “dijital diktatorya”ya dönüştüğünü gördük. Trump’ın sesinin kısılması. Sosyal medya hesaplarının kapatılması ve hatta attığı mesajlarla ilgili “sorunlu” anlamına gelen işaretler kullanılması göstergelerden bazılarıdır.

Bize göre, Atlantik’in öbür yakasında yaşananlar “dijital diktatorya hegemonyası”nın tam bir göstergesidir.

BİR TARAFTA GELENEKSEL SEÇMEN DAVRANIŞI İLE SEÇİLEN ERDOĞAN, DİĞER TARAFTA DİJİTAL DİKTATORYANIN KOLTUĞA OTURTTUĞU BİDEN

Hal böyle olunca NATO zirvesinde, “geleneksel seçmen davranışı” ile seçilmiş meşru bir cumhurbaşkanının karşısında “dijital diktatorya”nın koltuğa oturttuğu bir isim vardı; Biden!

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Biden arasındaki en büyük fark budur!

Ne yazık ki, şeffaf, güvenilir bir seçim sisteminin olduğu Türkiye’de sandıktan çıkan Erdoğan’a “tek adam”, “diktatör” sıfatları yakıştırılırken, “dijital diktatorya”nın koltuğa oturttuğu Biden, “demokrat” olarak tanımlanıyor.

KONVANSİYONEL MEDYADAN BESLENENLERLE YENİ MEDYADAN BESLENENLERİN SEÇMEN DAVRANIŞI AYRILIYOR

Amerikan hegemonyasının dünyada etkisini kaybettiği bir dönemde kolkola gerdiği “dijital diktatorya” sanal bir dünyada, sanrılar üzerinden yeni bir düzen kuruyor.

Bu düzende konvansiyonel medyanın ve iletişim araçlarının “ulaşabildiği” ve etkileyebildiği insan sayısı her geçen gün düşüyor.

Yaşlılar ve eğitimsizler, geleneksel iletişim kaynaklarından beslenirken, gençler ve eğitimliler yeni medyadan.

Hal böyle olunca dijital diktatoryaya dönüşmüş olan yeni medyadan beslenen yeni seçmenin “şeffaf” ve güvenilir seçim denildiğinde zihninden her hangi bir şeyin oluşup oluşmadığı da kocaman bir soru işareti.

Şunu kast etmiyoruz. Z kuşağı denen gençler kategorik olarak yeni medyadan beslendiği için dijital diktatoryaya teslim olmuşlardır. Hayır, hayır kastımız bu değil.

Kastımız, yeni medyanın, yeni seçmen davranışı ürettiğidir.

Sanrının, gerçeği perdelediği yeni bir bakış açısından söz ediyoruz.

YASAL DÜZENLEME OLMAZSA DİJİTAL DİKTATORYA SEÇİMLERE MÜDAHİL OLACAK

Önerimiz, uzun süredir üzerinde çalışılan “Seçim Kanunu” Meclis’e geldiğinde, eş zamanlı olarak, seçimlerin güvenliğini, şeffaflığını sağlayacak “dijital yayıncılık yasası”nı da çıkartmaktır.

Yoksa dijital diktatorya önümüzdeki ilk seçimde sandığa müdahil olacaktır.

Bu da Türkiye’nin çıkarına değildir!

YENİŞAFAK

Yorumlar6

  • volki tolki 4 yıl önce Şikayet Et
    Yanlış tespit ! Aslında kimin kazandığını önemsemiyorlar. Amaçları birini diğerine üstün getirmek değil. Şaibeli seçimler fikriyatı oluşturmak. ''Kim kazanırsa kazansın seçimi şaibeli göstermek'' öncelikleri bu. Halkta seçim sonucunda şaibe olgusu oluşsun da kim kazanırsa kazansın. Bunu bir çok ülkede yaptılar birçoğunda da yapacaklar. Turuncu devrimden arap baharından sonraki yeni trendleri bu. Amaç mı? Sanırım kaos en çok ihtiyaç duydukları şeyde ondan. O yüzden seçim ortamında en şeffaf ve katılımcı yöntemler kullanılarak 2023 e girilmeli.
    Cevapla Toplam 1 beğeni
  • mmed 4 yıl önce Şikayet Et
    eeee google büyürken, youtube, instagram serpilirken düşünecektik. Elin Rus u yandex ile telegram ile ben de varım dedi. Sputnik aşısı ile savaşta ben de varım dedi
    Cevapla
  • Şener 4 yıl önce Şikayet Et
    Ayhan birol beyefendiye aynen katılıyorum dogru tespitler
    Cevapla
  • belde 4 yıl önce Şikayet Et
    ortada oynanan bir sürü tiyatro var, Z kuşağı diyebileceğimiz sözde gazeteci muhabir kılıklılarının hazırladığı anlık video, görseller millete yedirilmeye çalışılıyor. şu an yaşanan tam da bu. önümüzdeki seçimler gençler için önemli bir fırsat. aynı zamanda onlar için de yalanla-gerçeğin, algıyla-olguların bir karşılaşması olacak. umarız gerçekle doğru olanlar kazanır
    Cevapla Toplam 2 beğeni
  • Ayhan Birol 4 yıl önce Şikayet Et
    Katılıyorum... sömürgen batı unsurları 2023 seçimlerine dijital medya platformları, seçim kurulları, klasik basın kuruluşları üzerinden çok yoğun saldıracaklardır. Bu onların yapacağı son meydan savaşı olacak... ak parti, mhp, bbp (hatta vatan partisi)kesinlikle sandıklara son derece güvenilir elemanlar hazırlamalı, sandık kurullarına sahip çıkılmalı ve bu sosyal medyaya en kısa zamanda gerekli milli, ulusal bir ayar verilmelidir. Aksi takdirde kazanılacak bir seçim bile sandık, il ve ilçe seçim kurullarında kaybedilebilir. Kısaca her türlü pisliği yapacak hatta çıngar çıkaracaklardır.
    Cevapla Toplam 5 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat