Rejime rağmen İran’a destek olmak…
- GİRİŞ12.01.2026 09:06
- GÜNCELLEME12.01.2026 12:31
Amerika ve İsrail belli ki 2003’ten bu yana tartıştığımız Orta Doğu’daki uzun vadeli stratejik hedeflerinde hala ısrarcı!
O tarihte, “Orta Doğu’da 22 ülkenin sınırlarının değiştirilmesi” adına geliştirilen strateji sonrasında yapılanlarla bölgenin birçok ülkesinde fiili bölünmeler yaşandı.
Irak ortada. Libya, Sudan, Yemen, Suriye ortada..!
***
Bizi ilgilendiren çok önemli kısım ise Suriye ve ardından İran’ın parçalanması gündeme geldiğinde sonraki hedefin Türkiye olacağı gerçeği.
***
Amerika’nın İsrail’in geleceği ve güvenliği için geliştirdiği bu stratejiye yıllardır direnen birkaç ülke var.
Bunların başında Türkiye geliyor.
İçerisindeki büyük tartışmalara rağmen… Hatta, halkıyla ve Türkiye ile sık sık karşı karşıya gelmesine rağmen İran da bu konuda direniş gösteren ülkelerden.
***
Türkiye ile İran, Kasrı Şirin’den bu yana hem rekabet halinde hem işbirliği içinde.
Çizilen sınırlarımızda bir değişiklik yok. Ama İran’ın PKK terör örgütüne ve başka bazı “kriminal” yapılara destek vererek Türkiye’yi zayıflatma çabalarının olduğunu biliyoruz.
Yine Suriye sahasında 2011 sonrasında, daha öncesinde Irak sahasında karşı karşıya geldiğimiz anlar oldu. Sert mücadele ettik.
Bu mücadeleye rağmen… Türkiye için toprak bütünlüğü ve iç meselelerini çözmüş bir İran iyi bir komşu.
Aynı şekilde güçlü bir Türkiye de İran için iyi bir komşu.
***
Hal böyle olunca, Suriye’de 8 Aralık sonrasında “Tek devlet tek ordu” seçeneğini destekleyen Türkiye, bölgenin daha da karışmaması için İran’ın toprak bütünlüğü ve iç barışı konusunda da net bir duruş sergiliyor.
***
İsrail’in 12 gün savaşlarında Amerika’yı da savaşa dahil ederek İran’ı yıprattığı muhakkak. Aynı zamanda İran’ın da İsrali şehirlerini füze yağmuruna tuttuğuna şahitlik ettik.
Hadi bunu da kayıtlara geçirelim: İran ile İsrail birbirlerine olan karşıtlık üzerinden güç devşirdiklerini de biliyoruz!
12 gün savaşları sırasında Amerika ve İsrail, İran’da bir ayaklanma bekledi.
O dönemde İran halkı rejime karşı tüm rezervlerini bir kenara bırakıp ülkelerine sahip çıktı.
***
Bugünse durum biraz farklı.
Aralık ayı sonuna doğru İran sokakları karıştı. Halk, pahalılık ve develiasyonu protesto etmeye başladı. İsrail ve Amerikan etki ajanlarının da devreye girmesi ile binalar ateşe verildi. Polis ve askerle çatışmalar yaşandı. Bugüne kadar 120’nin üzerinde insan hayatını kaybetti.
Amerika Başkanı Trump ve İsrail’in soykırımcı Başbakanı Netanyahu, İran’daki göstericilere “Yanınızdayız” dedi.
Düne kadar verilen mesajın tonu biraz düşüktü. Çünkü İran halkının dışarıdan müdahale karşısında ülkelerine sahip çıktıklarını 12 gün savaşlarında test etmişlerdi.
***
Dün itibariyleyse yeni bir durum var
Trump, söylemini sertleştirdi. Aynı anda Netanyahu da.
Bir şey daha oldu. Son İran Şahı’nın oğlu Rıza Pehlevi Amerikan televizyonunda canlı yayında Trump’a yalvardı; “Beni İran’ın başına geçirin..!”
***
Bu tablo yaşanırken İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, “Protestocuların sesi bize ulaştı. Gereğini yapacağız. Ama ajanların ve emperyalistlerin uşaklarının halkımızı kışkırtmasına izin vermeyeceğiz” dedi.
***
Bitirelim…
İran’daki son olaylar rejime verilmiş son derece güçlü mesajdır.
İran yönetimi Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın diliyle, “Mesajı aldık. Ama Amerika ile İsrail’in oyununa gelmeyin” diyor.
Bu tablodan bir “devrim” çıkması güç!
Amerika ve İsrail’in, dışarıdan desteklediği protestoların “halk ayaklanması”na dönüşmesi çok mümkün görünmüyor.
O halde, 2003’ten bu yana bölgemizdeki ülkelerin sınırlarını değiştirerek yeni bir kadastro çalışması yapmak isteyen Amerika ve İsrail stratejisine karşı direnen İran’a olanca rezervimize rağmen destek olmak gerek!
İran’ın bize ettiklerini bilerek…
İran rejiminin halkıyla büyük problemler yaşadığını bilerek…
İran rejimimin Türkiye’ye “devrim ihraç etmek için” içimizdeki aparatları kullandığını gerçeğini note ederek…
Bugün İran’ın yanında olmak gerek!
Çünkü İran da düşerse sıra Türkiye’ye gelecek!
“İç cepheyi tahkim etmek” için başlayan Terörsüz Türkiye projesinin bir de böyle bir tarafı var unutmayalım!
Hasan Öztürk / Haber7
Yorumlar41
-
Hkhkhk
21 dakika önce
Şikayet Et
Sıra Türkiye’ye felan gelemez kardeşim çünkü Türkiye ileri demokrasi ile yönetiliyor özgürlükler ülkesi ve vatansever insanların var olduğu bir ülke bir savaş olursa sağı solu birleşir muhalefet kalmaz tek gaye vatan olur İran rejimini değiştirsin kadın kadınlara özgürlüğünü versin eşit toplum yaratsınlık demokrat olsun sokakta vatandaşını döven bir rejim vatandaşın yanında beklemesin
Beğen
Cevapla
-
maduro
28 dakika önce
Şikayet Et
sıra türkiyeye gelecek derken , türkiye ile zaten 70 yıldır uğraşmıyorlar mı hasan bey ? 15 temmuz başarılı olsa türkiye çoktan düşmüştü , iranı falan beklemeye gerek yoktu , Elhamdülillah önce Allahın sonra milletin , sonrada reisin sayesinde dimdik ayaktayız ....
Beğen
Cevapla
-
Mehmet
57 dakika önce
Şikayet Et
İran bölünmesin diye uğraşıyorlar. Şimdi yakında sokak eylemleri de son bulur. İran halkının gazını alıyorlar. İran bölünürse orta asya koridoru bize açılır. İstenmeyen bir durum meydana gelir. Buradan orayada rejim ihracı falan olmasın diye Yok Pezeşkiyan yok son şahları pehlevi vs. Oyalayıp duruyorlar.
Beğen
Cevapla
-
FERYAT
1 saat önce
Şikayet Et
Hasan abi eline yüreğine sağlık.
Var olan tehlikeli gidişata ışık tutmuşsunuz
Teşekkürler hayırlı günler.
Beğen
Cevapla
Toplam 2 beğeni
-
Dumrul
1 saat önce
Şikayet Et
Tamam İran bölünmesin parçalanmasın ama molla görünümlü milyonların katili mecusilerin diktatörlüğü biter demokrasi gelirse oturup insanca konuşur ticari ekonomik işbirliği yapabiliriz
Beğen
Cevapla
Toplam 5 beğeni
-
İstanbullu
18 dakika önce
Şikayet Et
Ben de tam bunu diyorum kardeşim İran bölünmesin ama rejim değişsin molalar gitsin lâik ve demokrat bir rejim gelsin insan ayrımı ortadan kalksın kadınlar topluma entegre edesin dayatmalar ortadan kalksın ortak vatan vurgusu yapılsın benim konuştuğum beş İranlı kadın beşi de ülkesinden nefret ediyor Türkiye’ye gelmeye çalışıyorlar kadınlar araba bile kullanamıyor insanlar sokakta dövuluy
Beğen
Daha fazla yorum görüntüle