Trump, Netanyahu boyunduruğundan kurtulabilirse…
- GİRİŞ13.04.2026 09:03
- GÜNCELLEME13.04.2026 09:38
Meğerse Pakistan’da “müzakere” değil, “teslimiyet” görüşmesi yapılmak istenmiş!
Nereden mi biliyoruz?
Amerika Başkan Yardımcısı Vance’ın sözlerinden. Vance, İran ile İslamabad’taki görüşmelere Amerikan heyetinin başkanı olarak katıldı.
Ve tıkanan müzakereler sonrası, “İran, teklifimizi kabul etmemeyi tercih etti” dedi.
Yani?
Yanisi, İran ile karşılıklı müzakere sonrası bir orta yol bulmak yerine masaya Amerika’nın taleplerinin yazılı olduğu bir metin konmuş. Metni gören İran heyeti de “Bunu kabul etmiyoruz” demiş.
MÜZAKERE MASASININ KURULDUĞU ODAYA DOĞRUDAN MESAJ GÖNDEREN SOYKIRIMCI NETANYAHU
Önceki gece İran Devrimi’nden sonra ilk kez yani 50 yıla yakın zamandır yüz yüze kurulmayan iletişim kurulmuş, üçlü müzakere aşamasına geçilmişti.
İşte tam da İslamabad’ta o müzakereler sürerken dışarıdan içeriye müdahale yapıldığını öğrendik.
Meğerse, soykırımcı Netanyahu kendi kamuoyuna, “İran’da daha vuracağımız hedefler var” diye açıklama yaparken aynı zamanda İslamabad’taki müzakere masasına (Amerikan tarafına) da mesaj göndermiş.
Anlaşılıyor ki Amerikan heyetini uzaktan kumanda ile idare eden Netanyahu şimdilik amacına ulaştı.
Amerikan heyeti, “Müzakereler sonuçsuz kaldı” deyip ülkelerine döndü.
İran heyeti ise başından bu yana İslamabad’da kurulan müzakere masasını önemsediğini gösterdi. Hem heyetin kapsamı, hem müzakerecilerin senkronize açıklamaları bunu gösteriyor.
Hürmüz konusundaki tutum ise, bize “tıkanma” noktası olarak sunuldu.
Oysa tıkanmanın ana sebebi İsrail ve başındaki soykırımcı Netanyahu!
NETANYAHU, TÜRKİYE VE LİDERİ ERDOĞAN’A HADSİZCE DİL UZATTI
Netanyahu dün üç işi birden yapma cihetine gitti.
İkisini söyledik. Önce iç kamuoyuna mesaj verdi. Ardından İslamabad’taki müzakere masasının içine doğrudan mesaj göndererek masayı devirdi.
Son olarak Türkiye’ye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a dil uzatma hadsizliğini yaptı.
Bu hadsizliklerden de anlıyoruz ki 40 günlük savaş sırasında Türkiye’nin İran’a karşı savaşa girmesi beklenmiş!
Amerika-İsrail ikilisinin çullandığı İran’dan Türkiye’ye yönelik ateşlenen 4 füzenin doğrudan Türkiye’yi savaşa zorlamak maksadıyla ateşlendiğini İsrail tarafından gelen hadsiz açıklamalardan öğreniyoruz.
Türkiye’ye yönelik İran topraklarından ateşlenen füzeler, sahte bayrak operasyonudur. Veya İsrail’in İran’daki ajanları tarafından gerçekleşmiştir!
Çünkü, hem soykırımcı Netanyahu’nun paylaştığı tivitte hem onun hadsiz bakanının Türkiye’ye dönük kullandığı ifadelerde bu bilgi faş ediliyor.
“İran topraklarından Türkiye’ye yönelik atılan füzelere sessiz kalarak…” ifadesi gerçeği faş etmekten başkaca bir şey değildir.
KARŞILIKLI MANİVELA İLE TÜRKİYE BİR ŞEYE ZORLANMAK MI İSTENDİ?
İsrail hükümetinin Türkiye’ye ve Erdoğan’a yönelik öfke patlamasıyla birlikte çift manivela da devreye girdi.
Bazı sosyal medya hesapları, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ağzından yalan ifadeler kullanarak gerginliği tırmandırma eğilimine girdi.
“Lübnan ve İran’a yapılacak saldırıyı Türkiye’ye yapılmış sayarız” gibi ifadelerin Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kullandığı yalanı ortaya atıldı.
Böylece karşılıklı manivela ile gerginlik tırmandırılmak istendi.
Allah’tan İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, bütün bu yalanları ortaya çıkardı.
TRUMP’IN HER KAÇIŞ RAMPASINI NETANYAHU HAVAYA UÇURUYOR
Amerika-İsrail ikilisinin İran’a çullanmasıyla başlayan süreç belli ki yeni bir aşamaya evriliyor.
Trump’ın her kaçış rampası ya da çıkış çabası İsrail tarafından tahrip ediliyor.
Şayet Trump, İsrail’e rağmen bir onurlu çıkış bulamazsa…
Korkarız ki savaş uzun yıllar sarkacak.
Tıpkı Ukranya-Rusya savaşı gibi olacak.
Savaşta görünmeyen ama aktif olan başka unsurlar da devreye daha güçlü girecek.
Savaş bölgeselleşecek. Çok kanlı, çok maliyetli, çok etkenli bir süreç yaşanacak.
Bunların yaşanmaması için Trump’ın İsrail boyunduruğundan bir an önce kurtulması gerek.
Başarabilir mi?
Zor.
Ama, imkansız değil!
Takipteyiz.
Yorumlar4