Ne zaman söyleyeceksiniz… Söyleyemezsiniz*
- GİRİŞ06.10.2026 08:51
- GÜNCELLEME06.10.2026 08:51
“Her kim milletin hakkına, malına, hukukuna el uzatırsa karşısında bizi bulur, devleti bulur" dedi mi?
Dedi..!
“Biz yanlış yapanla, nefsine yenik düşenle vedalaşır, yolumuza güçlenerek devam ederiz. Yorulan, yüksünen varsa buyursun kenara çekilsin” dedi mi?
Dedi..!
“Kimilerinin başı döndü, kimileri kibir tuzağına düştü. Kimilerini şeytan aldattı” dedi mi?
Dedi..!
“Unutmayın, biz yenilenerek yürürüz. Biz tazelenerek ilerleriz” dedi mi?
Dedi..!
***
Peki yüzlerine yüzlerine bunca söz söylenenler ne yaptı?
Hiç..!
Kimi, arkasına baktı, “Beni kastetmiyor” dedi.
Kimi, oralı bile olmadı.
Kimi, “Kalabalığa karışır, kaynar giderim” kurnazlığına kapıldı.
Kimi, kapı kapı dolaşıp, “Bu meseleyi sümen altı etsek” diye yol yaptı.
Kimi, FON’dan fonladığı parayı verip sıyırma yolunu seçti!
Oysa…
Evet oysa…
“Kibirle yürüyüp gülü incitme gönül” demişti…
“Bize Ömerler lazım” diye haykırmıştı…
“Milletin efendisi değil hizmetkarıyız” diye altını çizmişti…
“Bıkmadan usanmadan gece gündüz çalışacağız” diye hedef koymuştu…
“Ruh ve kan kaybımız var” diye öz eleştiri yapmıştı…
“Ben dahil layüsel yok” diyerek eleştiriye kendini de dahil etmişti…
Hiçbirinden nasibini almayanlar, söylenenleri kulak ardı etti.
Şeytana uydu.
Nefsine uydu.
Kibir abidesi oldu.
Yetinmedi.
Şükretmedi.
Yedi yedi, doymadı..!
Binine bin katmak değil, milyar katmanın tamahkarlığını seçti.
Bir tanesi de çıkıp, “Ben yaptım. Hata ettim. Cezam neyse razıyım. Özür dilerim” diyecek erdemi gösteremedi!
***
Her yükü, onun sırtına vurup, ama her fırsatı kendi lehine çevirme kurnazlığı gösterenlere söyleyecek sözümüz var.
Son 20 yılda elde edilen a’dan z’ye tüm kazanımlardan pay aldığı halde, yönünü belli etmek için bile söz söyleyemeyenlere sözümüz var. Özeleştiri yapamayanlara sözümüz var. Erdemden uzak duranlara sözümüz var..!
***
FON’dan fonlandığı halde...
Foncularla fonuna fon kattığı halde…
“Evet bir hata yaptım. Cezam neyse razıyım” diyebilme erdemi gösteremeyenlere…
Söyleyecek sözümüz var!
Sorumsuzlar.
Suskunlar.
Sessizler.
Servetlerine servet katanlar…
Oturdukları yerden köşe dönenler…
Ünvanlarını, haksız kazanç için kullananlar…
Sufleyle para yatırıp, sufleyle para çekip köşe dönenler…
“Yolumuzu ayırırız” demesinden bile utanmayanlar…
Gıkı çıkmayanlar…!
Size söyleyecek sözümüz var!
Çünkü, suspussunuz…
Çünkü bir çift söz söyleyemediniz.
Hala susuyorsunuz…
Hala, saman altından su yürütmeye kalkıyorsunuz.
Çünkü…
SÖYLEYEMEZSİNİZ; ÇÜNKÜ…
Söyleyemezsiniz!
Çünkü, “Peygamberinizi bile dinlemediniz beni hiç dinlemezsiniz!”
Makam arabalarına bindiniz..!
Kırmızı halılarda yürüdünüz..!
Ömrünüzde görmediğiniz itibarı gördünüz..!
Hayalini bile kuramadığınız servetlere kondunuz..!
Bütün bunları bir Uzun Adam'ın arkasına sığınıp yaptınız!
O Uzun Adam'ın uzun yürüyüşüne ayak uydurmadınız…
Yüzünüze yüzünüze, “Nefsine uyandan, şeytana uyandan beriyiz” diyenin hatırına…
“Yanlış yaptık. Özür dileriz. Cezamıza razıyız” diyemediniz.
Diyemezsiniz..!
xxx
Makam arabalarına bindiniz..!
Makam koltuklarına oturdunuz..!
Emrinize binlerce bürokrat…
Binlerce memur…
Binlerce işçi verildi.
Kamunun imkanları sunuldu.
Ömrünüzde görmediğiniz itibarı gördünüz..!
Bütün bunları bir adamın arkasına sığınarak yaptınız!
O’na doğruyu söylemediniz!
Bir kez olsun “dürüst” olamadınız.
Olamazsınız..!
xxx
Lüks arabalara bindiniz..!
Her köşeye bir gökdelen diktiniz!
Zenginleşip palazlandınız…
Banka hesaplarına Dolarları, Euroları, doldurdunuz..!
FON’lardan, fon beğenip, fonlandınız..!
1 yatırıp 1 milyon yaptınız..!
Dünyalıkta sınır tanımadınız…
Emniyet şeritlerini kendinize tahsis edilmiş sandınız!
Çakarlı arabalarla cakasattınız.
Süfli duygulara kapıldınız!
Bütün bunları bir adam’ın arkasına sığınıp yaptınız!
O’nun uzun yürüyüşüne ayak uyduramadınız.
Bir kez olsun “Hata yaptık” diyemediniz.
Diyemezsiniz..!
FON krizinde sorumluluğunuz olduğunu söyleyemediniz.
Söyleyemezsiniz.
Çünkü siz "Peygamberinizi bile dinlemediniz, beni hiç dinlemezsiniz!"
xx
Yine susuyorum öncekiler gibi…
Yine susuyorum O’nun hatırına…
Susuyorum ve sözün burasında size göç edebiyatının büyük ustası Lübnanlı şair Halil Cibran'ın sözleriyle baş başa bırakıyorum:
|
“Ey kavmim..! Sen ki peygamberlerini bile dinlemedin beni hiç dinlemezsin. Dönüp de bakmazsın ölülerine. Lut kavminden de değilsin sen, hazdan olmayacak mahvın. Acıyla karıldı harcın ama acıya da yabancısın. Ağıtları sen yakarsın ama kendi kulakların duymaz kendi ağıtını. Tanrı'ya yakarır ama firavunlara taparsın. Musa Kızıldenizi açsa önünde, sen o denizden geçmezsin. Sen ki peygamberlerini bile dinlemedin beni hiç dinlemezsin. Korkarsın kendinden olmayan herkesten. Ve sen kendinden bile korkarsın. Hazreti İbrahim olsan, sana gönderilen kurbanı sen pazarda satarsın. Hazreti İsa'yı gözünün önünde çarmıha gerseler, sen başka şeylere ağlarsın. Gündüzleri Maria Magdalena'yı 'fahişe' diye taşlar, geceleri koynuna girmeye çabalarsın. Zebur'u, Tevrat'ı, İncil'i, Kuran'ı bilirsin. Hazreti Davud için üzülür ama Golyat'ı tutarsın. Sen ki peygamberlerini bile dinlemedin beni hiç dinlemezsin. Lut kavminden de değilsin hazdan olmayacak mahvın. Ama sen kendi acına da yabancısın. Kadınların siyah giyer, kederle solar tenleri ama onları görmezsin. Her kuytulukta bir çocuğun vurulur, aldırmazsın. Merhamet dilenir, şefkat dilenir, para dilenirsin. Ve nefret edersin dilencilerden. Utancı bilir ama utanmazsın. Tanrıya inanır ama firavunlara taparsın.
Sen ki peygamberlerini bile dinlemedin beni hiç dinlemezsin. Sana yapılmadıkça işkenceye karşı çıkmazsın. Senin bedenine dokunmadıkça hiçbir acıyı duymazsın. Örümcek olsan Hazreti Muhammed'in saklandığı mağaraya bir ağ örmezsin. Her koyun gibi kendi bacağından asılır, her koyun gibi tek başına melersin. Hazreti Hüseyin'in kellesini vurmaz ama vuranı alkışlarsın. Hazreti Ömer'i bıçaklayan ele sen bıçak olursun. Sen ki peygamberlerini bile dinlemedin beni hiç dinlemezsin. Ölülerine dönüp de bakmazsın. Lut kavminden de değilsin hazdan olmayacak mahvın. Ama arkana baktığın için taş kesileceksin. Ve sen kendine bile ağlamayacaksın. Komşun aç yatarken sen tok olmaktan haya etmezsin. Musa önünde Kızıldeniz'i açsa o denizden geçemezsin. Tanrı'ya inanır ama firavunlara taparsın. Sen ki peygamberlerini bile dinlemedin beni hiç dinlemezsin.” (Halil Cibran) --- Not: Yazının ilk versiyonu 04.04. 2014’te, ikinci versiyonu 09.12.2021’de üçüncü versiyonu 09.06.2024 tarihinde yayınlamıştır.) |
Aytunç Erkin kulakların çınlansın..!
1
Yorumlar61
-
Adil
6 saat önce
Şikayet Et
Foncu borsacı hepsi de kolay paranın peşinde.
Kumar dan bir farkı var mı?
Beğen
Cevapla
Toplam 3 beğeni
-
Hulisi
7 saat önce
Şikayet Et
Hocam ağzına sağlık. Yazılacak her şeyi yazmışsınız
Beğen
Cevapla
Toplam 4 beğeni
-
adem
8 saat önce
Şikayet Et
bankalar olduğu sürece bu nağmeleri çok söylersiniz. Faiz beladır. Hakikat budur.
Beğen
Cevapla
Toplam 1 beğeni
-
Demir kıran
9 saat önce
Şikayet Et
Bu fon olayı ülke nin çimento sunu bozmuştur. Elde edilen Güven'i yıkmıştır.
Beğen
Cevapla
Toplam 1 beğeni
-
%100TÜRK
10 saat önce
Şikayet Et
Teşekkürler. Harika bir yazı olmuş. Umarım üzerine alacaklar alır.
Beğen
Cevapla
Toplam 4 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle