Reddedilen askerlik mi vicdan mı?

  • GİRİŞ08.12.2011 09:40
  • GÜNCELLEME08.12.2011 09:40

Vicdanî ret, "bir kişinin politik görüşleri, ahlaki değerleri veya dini inançları doğrultusunda zorunlu askerliği reddetmesi" diye tarif ediliyor. Bu düşünce geniş manada ilk olarak 19. yüzyılda ortaya atılmış, 20. yüzyılın başlarında I. ve II. Dünya Savaşları sırasında taraftar bulmuş. Vicdani ret hakkı, günümüzde Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu ve Avrupa Parlamentosu tarafından temel insani hak olarak kabul edilmiş.

Vicdani reddin, uyum faaliyetleri çerçevesinde ülkemizde de kabul edilmesi sözkonusu olunca lehinde ve aleyhinda yazanlar, konuşanlar oldu, konu hala hararetle tartışılıyor.

Meseleye bir İslam'dan bir de seküler sistem içinden bakmak gerekiyor.

"İslam bir barış dinidir" cümlesi çıkça tekrarlanıyor ve bazı kulaklara da hoş geliyor. Ama bunu söyleyenler Peygamberimiz (s.a.) in hayatının son on yılında defalarca –küçük veya büyük çapta- savaştığını unutuyorlar. Bu savaşların tamamı savunma savaşı da değildir. Çünkü İslam'da meşru savunma dışında kalan meşru savaşın sebebepleri arasında "düşmandan yana güvende olmak, zulmü ve baskıyı ortadan kaldırmak, İslam davetinin –yapan ve muhatabı bakımından- hürriyet içinde yapılabilmesi" gibi sebepler de vardır.

Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz

Hayrettin Karaman / Yeni Şafak

Yorumlar1

  • Kerem Baydoğan 14 yıl önce Şikayet Et
    Hocam hepsi doğru da. Bedelini vererek reddetmeyi nereye sığdıracaksınız. Bedelli askerlik için tek satır yazdınız mı? Yazdıklarınıza tamemen katılıyorum her müslüman için bu hem dini hem milli bir görevdir. Ayrıca eklemeliyim ki hiçbir bedel karşılığında bu görevden kaçınılamaz. Çok önemli işleri olduğunu söyleyenlere de Peygamber Efendimizden daha mı önemli işleriniz var? diye sormak istiyorum. Diğerlerinin düzenlerini bozmaları önemli değil paralıların düzeni mühim. Vicdanını sevdiklerim.
    Cevapla
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat