Kutlu Doğum’dan rahatsızlananlar ve güven
- GİRİŞ25.04.2017 09:30
- GÜNCELLEME25.04.2017 09:30
Kutlu Doğum Haftası 1989 yılından bu yana icra edilir.
Diyanet İşleri Başkanlığına Prof. Dr. Mehmet Görmez’in gelmesiyle de her yıl bir başlık altında kutlanır.
İlk insandan bu yana Peygamber’in gelmediği hiçbir topluluk yoktur. Ve her topluluğun bir peygamberi olmuştur.
Yine her kavim, inandığı peygamberinin izinden yürümüştür. Kur’an-ı Kerim’de adı zikredilen bütün peygamberler, bizim Peygamberimizdir.
Son Peygamber Hz. Muhammed (s.a.v.) ise tüm insanlığa önder olarak seçilmiş bir peygamberdir. Amentüsü sağlam her Müslüman, Peygamberimiz (s.a.v.)’in izinden gider.
Fetih Suresi 10. âyet şöyle buyurmaktadır:
“(Resulüm!) Muhakkak ki sana biat edenler ancak Allah’a biat etmektedirler. Allah’ın eli onların ellerinin üzerindedir. Kim ahdini bozarsa, ancak kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de Allah ile olan ahdine vefa gösterirse, Allah ona büyük bir mükâfat verecektir.
Yeri gelmişken Arif Nihat Asya’nın Naat şiirinin birkaç mısraına da yol verelim.
“Haset gururla savaşta;
Gurur, Kaf Dağı’nda derebeyi..
Onu da yaralarlar kanadından,
Gelse bir şefkat meleği”.
Malum Kutlu Doğum Haftası son yıllardı Nisan ayının ikinci haftasında yapılır. Bu sene de yine muhteşem bir programla gerçekleşti ve ana konusu “Güven” idi.
Devletin zirvesi ve halkımız, bu güzide programa katıldılar ve camilerle çeşitli kültür merkezlerinde yapılan faaliyetleri takip ettiler.
Bildiği gibi Kutlu Doğum’la ilgili olarak her yıl fitne çıkaranlar olurdu ve Müslüman toplumumuz bunlara alışıktı. “Herkes inandığı yolun yolcusudur” denip geçilirdi.
Bu sene de yine saldıranlar olmuş. Yalnız bu sefer saldıran kimseler oldukça ilginç bir kesimdenmiş. Kim olduklarını öğrenenler, “hayıflanmalı ve acımalı yarım dudakla gülüp” geçmiş ve şöyle demişler:
“İnsan önce aynaya bakar, sonra geçmişine bakar sonra lafını söyler”. Geçelim.
Kutlu Doğum Haftası’nın kutlanmaya başladığı 1989 yılının canlı tanığıyım ve emeği geçen birisiyim. Sonraki yıllarında bulunmadım ama hep yakından takip ettim.
29 yıldır kutlanan bu hafta, hiçbir döneminde, Allah ve Rasulü çizgisinin dışına asla çıkmamıştır.
Millet-Devlet birliğimizin gerçekleştiği böyle bir dönemde, Allah’ın bir lütfu olan Prof. Dr. Mehmet Görmez hocamızın riyasetinde ise daha onurlu geçmektedir.
Galiba bu yılki konu başlığı olan “Güven” kavramı, çeşitli kesimleri rahatsız etmiş. Oysa “Mümin güvenen ve güvenilen insandır”.
Güven kavramı, Müslim yahut gayrimüslim, herkese lazımdır? Güvenilenlerin de güvenilmeyenlerin de karnesi meydandadır.
Mehmet Görmez hocamızdan Allah razı olsun, Dini İslam adına gece gündüz demeden, var gücüyle çalışarak yüce dinimizin temsilciliğini layıkıyla yapmaktadır.
Ezcümle: Mehmet Görmez hoca, “ar-hayâ, iffet ve iman sahibi” bir insandır. Böyle bilir, böyle inanırım.
Yorumlar3