Yarım doktor candan yarım hoca dinden eder

  • GİRİŞ22.04.2022 10:18
  • GÜNCELLEME22.04.2022 10:50

Eskimeyen sözlerdendir “Yarım doktor candan, yarım hoca dinden eder” denilir. Yaşanmış ki yıllardır dilden düşmez.

Ramazan-ı Şerif münasebetiyle sosyal medya ve klasik medya denilen televizyonların mahallisinden, ulusallarına kadar her yerde İslam anlatılıyor.

Dinimiz adına ilk öğrendiğim tabir; “İslam bir ahlak dinidir” cümlesi olmuştu. “Ahlak olmadan, din yaşanmaz ve anlatılmaz” denilmişti.

Değişik medya ortamlarında ciddi bir din sömürüsü yaşanıyor. Ortalık maneviyat tüccarlardan geçilmiyor. Mübarek dinimiz vicdanlardan ziyade cüzdanlara hizmet ettiriliyor. İşin tuhafı şu ki, manevi tüccarların programları da doludizgin izleniyor. Mahşer gününde her nefis sahibinin, kendi hesabını kendisinin vereceği biline biline yapılıyor.

Maneviyat tüccarlarına karşı ne devletin ne diyanetin bir yaptırım gücü yok anlaşılan. Ayrıca maneviyat tüccarları, kendilerini dinin sahibi ve bekçisi sanıyorlar.

Oysa dinimizin bekçisi, dinimizin sahibi olan Allah’tır. Kıyamete kadar koruyacak olan Allah’tır. Böyle öğrendik, böyle iman etmekteyiz.

Buyurulur ki, İslam yaşanan bir dindir. İslam’ın yaşanabildiğinin göstergesi de ahlak kavramının içine giren; “dürüstlük, yalan söylememek, vicdan ve akıl sahibi olmak, haram ve helale dikkat etmek” gibi ilkelerden müteşekkildir.

Eğer böyleyse ki -elbet öyle- dinimizin değer hükümleri, dünyalık menfaatlere kurban edilerek, sömürülerek, kazanç kapısı haline getirilmesine hangi vicdan razı olabilir?

Bir başka vahamette şu: Memleketimiz acayip tefsir ve fıkıhçı kaynıyor. Kimi Kur’an-ı Kerim, kimi hadisler, kimi de sünnet ve farzlar üzerinden ahkâm panayırında müşteri arayıp duruyor. İşin tuhafı müşteri de buluyorlar.

Neyse, kimsenin ne dinine ne dünyasına karışacak değiliz. Kalpleri evirip çeviren Allah’tır. Rabbim, kalbimizi-niyetimizi sırat-ı müstakim üzere eylesin. Mevzuyu kapatalım.

Sözün burasına İhsan Fazlıoğlu hocanın şu ifadelerini kaydetmeden önce, hocaya yapılan bir haksızlığı ve gayri insaniliği dile getireyim.

Geçenlerde sosyal medyada, Fazlıoğlu hocaya ait siyasi bir yazı dolaştı. “Hoca böyle bir yazı yazmaz” diye kendisine sordum.

-“Sorma yahu adımı kullanmışlar. Bu nasıl bir saygısızlıktır. Bu işi yapanlar hangi akla hizmet etmektedirler” dedi.

Evet, hocaya ait aşağıdaki ifadeler, 18 Temmuz 2016 yılında İlmi Etütler Derneğinde yaptığı konuşmasından:

“Biz kendimizi kandırmayı, gerçeklikten uzaklaşıp kelimelere ve sözlere sığınmayı, hatta boğulmayı seviyoruz. Çünkü insanların en büyük amacı, gece rahat uyuyacak şekilde yaşamaktır.

Bunu gerçekleştirmek sadece maddî değil, aynı zamanda manevîdir de. Olup biteni gece kendisini rahatsız etmeyecek şekilde yorumlamak, insanların en büyük davranış biçimlerinden biridir.

Benim ilkem ise yalan içinde yaşayıp akşam rahat uyuyacağıma; gerçeklikle yüzleşip, gece rahatsız olmaktır”.

Ezcümle:

Şirkten sonra en büyük günahın kul hakkı olduğu beyan edilir. Lütfen anlatanlara değil, yaşayanlara bakalım.

YENİ AKİT

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat