Siyaset üzerinden yürütülen haçlı tezgâhları
- GİRİŞ12.05.2022 08:24
- GÜNCELLEME12.05.2022 08:24
Topraklarımızda yaşayan istisnasız bütün insanlarımız bilir ki, istiklal ve bağımsızlığımıza karşı siyaset ve ekonomi üzerinden yürütülen bir Haçlı tezgâhı var.
Bu tezgâha ev sahipliği yapan çevreler, Haçlı zihniyetine manda olmayı, bağımsız olmaktan üstün tutarak, kırk yamalı bohça ittifaklarını sürdürmekteler.
Su üzerine yazılmış bir hayale inanmak için hakikaten milletimizi ve devletimizi tümden reddetmek ve yok saymak gerekir.
Dünyanın her yerinde siyaset, devletin ve halkın değer yargıları çerçevesinde yürür. Halkın mensup olduğu inançlar, devlet tarafından ciddiye alınır ve sahiplenilir.
Yerkürede bunun tek zavallı örneği, bizim geçmişimizde görülmüştür ve hâlâ da görülmek istenmektedir.
Siyasi varlıklarını koruma ve yerleştirme ideolojilerinden dolayı; halkımızın dili, dini, örf, adet, gelenek ile yerli-milli ne kadar değer yargımız varsa, hepsiyle kavgalıdırlar ve mevcudiyetlerini kavgalarına borçludurlar.
TBMM ile siyasi tarih, malum zihniyetin belgeleriyle doludur. Tabii artık yalnız değiller, yeni ortakları var. Rabbim şerlerinden devletimizi-milletimizi korusun. Geçelim.
•
İrfan ehli kimselere soralım:
Batı dünyası, Müslüman bir ülke olmamız hasebiyle, kadim düşmanlığından vazgeçer mi? Cevabı, nefsinin önüne vicdanlarını koyabilenler vermeli!
Eğer başımızda, Haçlı zihniyetlilere karşı hem dik duran hem konuşan hem de hakkımızı arayan, milletimize ve devletimize halel getirmeyen Cumhurbaşkanı Erdoğan gibi bir lider olmasaydı, çoktan manda olup çıkmıştık.
Siyasi ve ekonomik tezgâhlarla sürekli altımız oyulmak istenmektedir. Hangi normal insan, bize karşı terör örgütlerine hamilik yapan Batılılardan dostluk bekleyebilir?
Tabii bunları söylerken, adamların inançlarının gereğini yaptıklarını da belirtmeliyiz.
Peki, Müslüman bir millet olarak biz ne yapmaktayız? İmamesi kopmuş tesbih taneleri gibi her birimiz başka bir yerde, darmadağınık bir halde oyalanıp durmaktayız.
•
Geçmişe müracaat etmezsek, bugünü anlamakta güçlük çekebiliriz. Bu sebeple tarihe müracaat edelim:
Tarihte yedi haçlı seferi düzenlenmiş; o bencil, vahşi, kapitalist, kendinden başkasını düşünmeyen Hristiyan âlemi, yedi sefer bir araya gelmiş.
Bugün de olduğu gibi bir araya gelmesi mümkün olmayanlar bir araya gelmiş. Neden?
Müslümanları yok etmek için. Bu seferlerden netice alınamamış. Ama bıkmamışlar! Hâlâ üzerimize gelmekteler.
Günümüzde nerede olursa olsun, İslam ümmeti içinde bir uyanış göze çarpsa, bütün güçleriyle onu söndürmeye çalışmaktalar.
Dün de, bugün de böyleydi, yarın da böyle olacak. Çünkü Allah-u Teâlâ, “Siz onların dinine girmedikçe, Nasıra ve Yahudiler sizden hoşnut olmazlar.” buyurmaktadır.
Onlar gibi olmadıkça, bizden hoşnut olmayacakları net. Kendimiz gibi olunca, “Nasıl kendiniz gibi olursunuz?” diyerek her yolla saldırmaktadırlar. Mesele budur!
•
Ezcümle:
Siyaset ambalajlı yapılan Haçlı tezgâhları, en çok sosyal medya üzerinden yürütülmektedir. Sosyal medya denilen şeytan gayyasına acil çözüm bulunmalıdır.
YENİ AKİT
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol