Helalden Kaçıp Harama Sığınmak

  • GİRİŞ12.07.2022 09:16
  • GÜNCELLEME12.07.2022 09:16

Yazının başlığı, “Bu hale nasıl gelindi” sorusunu akla getiriyor. Evet, hakikaten bu hale nasıl gelindi ve geldik?

Her insanın kendisine göre bir cevabı vardır. Yine her cevap, sahibinin dünyevi ve uhrevi görüşüne göre değişebilir.

Peki, doğrusunu ve haklı cevabı nereden nasıl bulacağız? Maalesef bu soruya da hemen herkesin kabul edebileceği cevabı bulmak zor.

En iyisi son söyleyeceğimizi önce irad ederek cevap aramaya başlayalım.

Millet olarak büyük ekseriyetimiz helali önceleyen, haramı yasaklayan bir dinin mensubu değil miyiz? Öyle! Peki, bize ne oldu?

Helalinden kazanmak, yemek-içmek-giyinmek şiarımız, büyük bir ahlak zaafıyla hercümerç olmuş vaziyette. Helale sığınmak varken, harama hücum eder olmuşuz.

 

İyi güzel de bunu nereden anlıyoruz? Alış veriş yaptığınız en küçük noktadan en büyük alışveriş merkezine kadar her yerde uygulanan fahiş fiyatlardan.

Tamam, bütün dünyada ekonomik bir kriz var. Ülke olarak biz de etkilenmekteyiz. Bir yere kadar anlaşılabilir bir durumdur.

Yalnız vaziyet böyle diye insanın ihtiyacı olan her ürüne isteyenin istediği gibi zam yapması nasıl bir haklı gerekçeye dayanabilir?

Giyimden, gıdadan, beyaz eşyadan tutun da iğneden ipliğe tüm ihtiyaçlara kadar insanların birbirlerine bakarak istedikleri gibi saatlik zam yapmaları hangi ahlakla bağdaşır?

 

İnsanımızın böylesine bencilleştiğini 60 yıllık ömrümde ilk defa gördüm. Dini ve milli değerlerin böylesine heba edildiğine ilk defa şahitlik etmekteyim.

Seyahatimiz boyunca gördüğümüz manzara şuydu:

Vicdanımızı rafa kaldırıp; nefsimizi-cüzdanımızı önceleyerek, ahiretimizi dünyaya tercih etmekte ve hızla koşmaktayız.

Yıllardır bolluk ve bereket içerisinde, yediğimiz önümüzde yemediğimiz ardımızda misalinde olduğu gibi konfora, rahata, lükse alıştık, dolayısıyla dini-milli değerlerimiz, konfora, lükse, rahata heba edilmektedir.

Ülke olarak elbet pek çok problemimiz var. İçeriden ve dışarıdan örgütlü, örgütsüz bir sürü düşman fırsat kollamakta ve devletimiz bu güruhlarla mücadele etmektedir.

 

Yalnız öyle bir düşman var ki, onunla millet-devlet olarak mücadele etmek mecburiyetindeyiz. Günümüzün en büyük tehdidi helalden kaçıp harama sığınmaktır.

Aklıselim sahibi kimselerin bekçisi, polisi, jandarması, hâkimi vicdanlarıdır. Bunu kaybettiğimizde her şeyimizi yitiririz. 

Ezcümle:

Esas en büyük ve içinden çıkılmaz çelişki de; haramlara tevessül edilirken, genel de dini terimlerin kullanılmasıdır. Bu hal ve gidiş iyiliğe alamet değildir.

Ahlaksızlık kişinin nefsini tanrılaştırmış, ruhunu kirletmişse, bu vaziyete devlet ne yapsın, millet ne yapsın, kanun ne yapsın, kolluk kuvvetleri ne yapsın?

Harama gark olmuş kimselerin sonu, dayanılmaz acı, gözyaşı ve büyük kayıplarla biter. Lakin yine de tüm olup bitenlerin sebebi, nedense harama bulaşılmış olması olarak görülmez. Sanki bugüne kadar haramla abad olan kimse görülmüş gibi. 

Yeni Akit

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat