Mehteri Neredeyse Unutmuştuk
- GİRİŞ11.08.2022 11:17
- GÜNCELLEME11.08.2022 11:17
Mehter denilince akla ilk gelen Cihan Devleti Osmanlı ve İstanbul’dur. Hangi ırk, dil ve inançtan olursa olsun, temiz ruhlu kimseler mehterde kendisinden bir şeyler bulur.
Bir başka özelliği de düşmana korku, dosta güven ve güç vermesidir. Bu manada, Selçuklu ve Osmanlı fetihlerinin önemli mihenk taşlarındandır.
Önceki gün Cumhurbaşkanlığı Milli Saraylar Başkanlığına bağlı Topkapı Sarayı, Babüssaade Kapısı önünde, “Divan Meydanında” binlerce turistin coşkuyla takip ettiği mehteran takımını izledik.
O kadar etkiliydi ki, meğer uzun zamandır mehter izlememişim. Hele bugünlerde; kimin şeytan, kimin insan gözüktüğü belli olmayan, hayra karşı çeşit çeşit şer ittifaklarının çoğaldığı şu zamanda, zihinlerin ve ruhların temizlenmesi ve millet iradesinin güçlenmesi adına, devletimiz bütün merasimlerinde, Ak Parti ve MHP’li belediyeler de törenlerinde mehtere yer vermeliler.
Ne demek istediğimi idrakte zorlananlara şu kadarını söyleyelim. Yerli ve milli musikimiz, yabancı müzik salgını altında ezilmekte ve ötelenmektedir. Sanırım kâfidir.
•
Madem mehterden söz ettik tarihine de kısaca uğrayalım.
Mehter teşkilâtının geçmişi, Türk ve İslam tarihinin en eski devirlerine kadar uzanır ve “Mehter” yahut “Mehteran” kelimeleri ise XVI. yüzyıl Osmanlı belgelerinde görülür.
Kutadgu Bilig ve Dîvânü lugâti’t-Türki’de XI. yüzyılda Orta Asya, Hindistan ve Ortadoğu’da yaşayan Türk toplulukları arasında bilinen kös, davul, boru, ney-zurna-zil gibi sazların, Yemen’den Sudan’a, Hindistan’dan Endülüs’e kadar İslâm dünyasının hemen her bölgesinde kullanıldığı kaydedilir.
Osmanlı Devleti’nde ise mehter teşkilâtının kuruluşu hakkındaki rivayet Osman Gazi döneminde başladığıdır ama resmiyete geçmesi, Fatih Sultan Mehmet devrinde olmuştur.
Tarihçiler şu bilgiyi verirler:
“Fetihten sonra Demirkapı’daki nevbethaneyi Fatih kurdurmuş, ayrıca bir fermanla Eyüp, Kasımpaşa, Galata, Tophane, Beşiktaş, Rumelihisarı, Yeniköy, Rumelihisarı, Kavakhisarı, Anadoluhisarı, Üsküdar ve Yedikule’de seher vaktiyle öğle ve yatsı namazlarından sonra günde üç nevbet çalınmasını emretmiştir”.
•
Mehterin lağvedilmesi ve yasaklanması:
1826’da Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasıyla birlikte mehter teşkilatı da lağvedilmiş ve yerine Avrupa bandosu örnek alınarak “Muzıka-yı Hümâyun” kurulmuştur.
1914 yılında ise Ahmet Muhtar Paşa tarafından mehter teşkilatı, “Mehterhaneyi Hakani” adıyla “Müze-i Askerî-i Osmani’ye” uhdesinde yeniden kurulmuştur.
Cumhuriyet’ten sonra ise CHP döneminde bu teşkilat 1935 yılında külliyen lağvedilmiştir. Ne zamana kadar?
Demokrat Partinin iktidarında, 1952’de Genelkurmay Başkanı Nuri Yamut tarafından yeniden kurulmuş ve 29 Mayıs 1953’te, İstanbul’un fethinin 500. yılı kutlama törenlerinde halkımızla buluşmuştur.
Sözü teşekkürle hitama erdirelim.
Salı, Dolmabahçe’de, Çarşamba, Topkapı Sarayı’nda, yerli-yabancı izleyicilerle buluşan mehter takımı, Harbiye Askeri Müzesinin ekibidir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, MSB Bakanı Hulusi Akar’a, Genelkurmay Başkanı Yaşar Güler’e, Milli Saraylar İdaresi Başkanı Dr. Yasin Yıldız ve Mehter takımına teşekkürler.
YENİ AKİT GAZETESİ
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol