Hacı Bektaş-ı Veli
- GİRİŞ12.08.2022 10:56
- GÜNCELLEME12.08.2022 10:56
Hacı Bektaş-ı Veli Hz.’lerini kim ne kadar nasıl tanır bilemem ama yıllardır üzerinde araştırma yaparım, kitaplar okurum, makaleler okurum, maalesef Hacı Bektaş-ı Veli hakiki haliyle bugüne kadar çok az anlatılabilmiştir.
Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın Cumartesi günü Hacı Bektaş-ı Veli Dergâh’ını ziyareti çok yerinde olacaktır. Zaten mübarek insanı gerçek hüviyetine kavuşturursa ancak Cumhurbaşkanı kavuşturabilir.
Hacı Bektaş-ı Veli, ideolojik odaklar ve bazı siyasi gruplar tarafından yıllardan beri yanlış olarak tanıtılmaktadır. Özellikle CHP’liler siyasete alet etmektedir.
Hacı Bektaş-ı Veli Hz.’leri bütün Türk dünyasının, İslam âleminin ve insanlığın önemli bir değeridir. Ehl-i Beyt hanesinin eri olarak onun şahsiyetini gerçek yönüyle tanımak ve tanıtmak, amentü sahibi her insanımızın ödevidir.
“Bir olalım, iri olalım, diri olalım” diye boşuna söylenmemiştir.
Ülkemizde Hacı Bektaş-ı Veli hakkında en kapsamlı ve güvenilir kaynaklardan araştırma yapan isim, merhum Prof. Dr. Mahmud Es’ad Coşan hocadır.
Hünkâr Hacı Bektaş-ı Veli üzerine yazdığı 6 ciltten oluşan ve Server Yayınlarından çıkan Hacı Bektâş-ı Velî ve Bektâşîlik” kitabı vardır.
Kendisinin doçentlik tezidir ve kılı kırk yararak, iğneyle kuzu kazarcasına yazdığı bir eserdir.
Kitabının dışında da vefatından önce konferans, seminer ve sohbetlerinde, sık sık Hacı Bektaş-ı Veli’yi anlatarak doğru anlaşılmasını sağlamıştır.
Şimdi o konuşmalardan bazı notları hatırlatalım.
………………….
Hacı Bektaş-ı Veli’nin ismi, Seyyid Muhammed ibn-i Musâ-yı Sânî’dir. Bektaş sözü lâkabıdır, ismi değildir, bizim de kanaatimiz odur. Hünkâr kelimesi, Hüdavendigâr kelimesinin kısaltılmışıdır. O da bir lâkab…
Hacca gittiği kesin; çünkü Hacı diye anılıyor. Ayrıca eserini okuduğunuz zaman, Hac ile ilgili çok güzel bilgiler veriyor. Haccın ef’âli ve erkânını çok iyi bildiği muhakkak…
Hacı Bektaş-ı Veli, Yeniçeriler teşkilâtını kurmuş olamaz; çünkü Osmanlıları görmedi. Ama Yeniçerileri kuran, Hacı Bektaş-ı Veli’nin yetiştirdiği kimseler olabilir.
Hacı Bektaş-ı Veli Efendimiz; Makàlât isimli kitabında diyor ki:
-Bir kuyunun içine bir damla içki damlasa, kuyunun suyu murdar olur. Dışarı çekip, çekip, suyunu temizlemek lâzım, boşaltmak lâzım” diyor.
Eserine bakıyoruz, Sahâbe-i Kirâm’ın hepsine hürmet var, ayırım yok… Namaz var, Oruç var, Zekât var, Hac var… Şeriatın emirlerine bağlı olduğunu açıkça ifade ediyor. “Bunlardan birisi eksik olursa, insan Allah’a ulaşamaz”! diye açıkça söylüyor.
Özetlemek gerekirse, Mevlana Celaleddin-i Rûmî’nin çağdaşı olan, Horasan’dan gelmiş, Nişâpurlu, Peygamber Efendimizin sülâlesinden bir seyyid olması kuvvetle muhtemeldir -Ben onu kabul ediyorum- sade, gösterişsiz, mütevazı, mübarek zattır.
Ahlâka çok büyük önem veren, ibadetleri küçümsemeyen, ihmal etmeyen mübarek zattır. Hakikaten veli lakabı isabetle verilmiştir kendisine; Hacı Bektâş-ı Veli’dir”.
7 Kasım 1992 Ankara konuşmasından.
Her ikisinin de ruhu için el-Fatiha.
YENİAKİT
Yorumlar1