İki Cumhurbaşkanının zihniyet farkı
- GİRİŞ02.09.2022 08:08
- GÜNCELLEME02.09.2022 08:08
İki Cumhurbaşkanının millet ve devlet adına yüzlerce zihniyet farklılıklarından birini örnekle hatırlatalım.
İki Cumhurbaşkanının birisi, Cumhuriyet tarihi boyunca ilk defa milletimizin; dilinin-kalbinin-dinin savunucusu ve temsilcisi R. Tayyip Erdoğan’dır.
Diğeri de halk adına halka nasıl hizmetler ettiği ve halkımızın; “vatan-millet-bayrak- devlet-din” adına tüm inanç değerlerine karşı duruşuyla meşhur CHP’li İsmet İnönü’dür.
Önceki gün Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan’ın, “30 Ağustos Büyük Zafer’in 100. Yılı Özel Programında”, Milli Savunma Bakanlığı Armoni Mızıkası tarafından, Mehmet Akif Ersoy’un, “Ordunun Duası” şiirinin icrasını duymuş ve izlemişsinizdir.
Böyle bayramlarda halkımızın milli-manevi duygularına hitabeden şiir ve müziklere mi yer verilir, yoksa su gibi alkol tüketilerek, muhtevaya aykırı şarkılara mı yer verilir?
Söz buraya gelmişken, CHP zihniyetinin asla değişmeyeceğine dair bir örnek daha vererek asıl mevzuya geçelim.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş adlı kimse, geçmişi itibariyle muhafazakâr bir görünüm sergilese de o da Yunan hayranı ve ismini de onlara benzeten bir kişiye zafer bayramı konseri verdirtmiştir.
Oysa 30 Ağustos Zaferini kutlamalarımızın nedenlerinden birisi, Ankara Polatlı’dan İzmir’e kadar Anadolu’yu Yunan işgalinden kurtarmaktı.
Bu hakikatin farkında olan aklıselim sahibi kişiler çıkıp, milletin zıddına zıddına, böyle şeyler yapar mı? Zihniyet işte değişmiyor ve değişmeyecektir.
•
Yazının başlığına dönelim.
Aşağıya alıntılayacağımız tarihi vakıa. Rahmetli Hasan Celal Güzel’in sağlığında; tarihimize-kültürümüze-edebiyatımıza yaptığı büyük hizmetlerden olan ansiklopedi hacmindeki “Yeni Türkiye” isimli dergilerin 57. sayısından.
Hasan ağabeyin projesi “Yeni Türkiye”, halen milletimizin kültürüne, tarihine hizmete devam ediyor. yenitürkiye@yenitürkiye.com
İşte o dergilerin 57. sayısı, “Türk Musikisine” ayrılmıştır. O yayından, Türk Musikisinin Batılılaşma adına nasıl yasaklandığına dair bilgileri aktaralım:
“Cumhuriyet döneminde yerli müzikleri tasfiye ederek, tümüyle Batı müziğinin alınması ve Türk eğitim sistemine ikame edilmesine gidildi.
Nitekim 1926 tarihinde Darülelhan’dan (Osmanlı müzik okulu) Türk müziğinin kaldırılması ve okullardan Türk müziğine yönelik eğitim faaliyetlerinin kaldırılması ile 1934-1936 yılları arası, Türk müziği yayınlarının radyodan yasaklanması, Musiki Muallim Mektebi, Ankara Devlet Konservatuarı gibi eğitim kurumlarının programlarının içeriğinin, Batı müziğinden oluşturulması, kurulan çok sesli orkestra ve koroların repertuvarlarının genellikle, Batı Rönesans dönemi müziklerinden başlayarak, tüm Batı müziğini kapsayan eserlerden oluşturulması ve halkevleri aracılığı ile Batı müziğinin Türk toplumuna benimsetilmesi vb. gibi uygulamalar, anlayışı temsil edenler tarafından gerçekleştirilmiştir.
Bu anlayışın en önemli temsilcisi musiki mektebi öğrencilerine; “Siz benim mikroplarımızsınız. Türkiye’ye Batı müziğini siz yayacaksınız” diyen Osman Zeki Üngör ve arkadaşlarıdır.
Bu anlayışın devlet yönetimindeki en önemli temsilcisi ise İsmet İnönü olmuştur”.
•
Evet, yasaklar sadece bunlarla sınırlı değildir. Daha genişi kitaplar ve arşivlerdedir.
YENİ AKİT
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol