Mehmet Akif Milletin Ruhuna Kök Salmıştır

  • GİRİŞ28.12.2022 08:16
  • GÜNCELLEME28.12.2022 08:16

İstiklal ve İslam şairi Mehmet Akif Ersoy’un vefatının 86. yılı. Rabbim rahmetiyle kuşatsın. Söze girmeden ruhu için el-Fatiha.

Yazının başlığı, rahmetli Sezai Karakoç’a aittir. Mehmet Akif’i önyargısız, peşin hükümsüz, insanca ve Müslümanca anlamak isteyenlere, D. Mehmet Doğan’ın “Camideki Şair” kitabı ile Sezai Karakoç’un “Mehmet Akif” kitabını tavsiye ederim.

Mehmet Akif, samimi bir Müslüman, Muvahhid ve Mü’min idi. Seveniyle, sevmeyeniyle, dostuyla, düşmanıyla, Mehmet Akif’in bu yönünü herkes takdir etmiştir.

Akif hakkında amansız düşmanlık besleyenler olmamış mıdır? Olmuştur. Mesela CHP’nin tek parti döneminde, İstiklal Marşı’nın okunmaması için mücadele edilmiştir.

Rahmetli Menderes’in CHP istibdadından ülkeyi kurtarmasıyla İstiklal Marşımız ve Mehmet Akif, yeniden milletimizin imanında, inancında, hayatında neşvünema bulmuştur.

Akif bütün hayatı boyunca canlı bir ahlak gücü ve manevi bir kuvvet olmak itibariyle İslam’a tam bir imanla bağlı olarak yaşamıştır.

Bu özelliği tek parti döneminin yöneticilerinin canını çok sıkmış olmalı ki, bir an önce kurtulmak için çaba sarf etmişlerdir.

Gerçi bugüne kadar da aynı zihniyet tarafından Akif’in adı halen hayırla anılmamaktadır, andıklarında da nefretlerini dile getirmektedirler.

Akif’in unutulmasının mümkün olmadığını, millete mal olduğunu, bu milletin ruh köküne yerleştiğini kabullenemiyorlar.

Bu hususa bir örnek verelim:

Mehmet Akif’in dava arkadaşı Eşref Edip Akif’e:

-“Üstadım, şehirlerde seni çok seviyorlar. Acaba köylüler de şiirinizi okuyor mu?” diye sorar. Akif şu cevabı verir:

-“Sana bir hadise nakledeyim. Sebilürreşad’ı çıkardığımız sırada her hafta bir şiir yazardım. Bir gün baktım, Anadolu’nun ta bilmem neresinden bir köylü idarehaneye geldi:

-‘Akif Bey kimdir’ diye soruyor. Beni gösterdiler. Hemen elime sarıldı. Öpmeye başladı. ‘Sen misin Akif? O şiirleri yazan sen misin?’ dedi. Ağladı. Ben de ağladım. Çok mütehassıs oldum”.

Mehmet Akif İstiklal Marşı’yla, Çanakkale’siyle ve daha nice şiirleriyle, çaresizlik içinde kıvranan bir milleti, ayakta tutmaya çalışmıştır.

Yedi düvelin dört bir yandan yok etmeye çalıştığı Cehennem günlerinde, milletimizin ruhuna ve aklına hitap etmiştir.

Sezai Karakoç’tan Akif’e devam edelim.

“Boşuna yaşamadın, boşuna savaşmadın ve boşuna ölmedin” der ve Türk edebiyatında onun kadar hayatı şiire ve şiiri hayata nakşetmiş şair olmadığını söyleyerek, Akif’in yanına Yahya Kemal Beyatlı’yı da alarak şunları kaydeder:

“Muhteşem bir gün batışı karşısında huzursuz olan bu iki şairden biri, geçmekte ve bitmekte olan günün doğuş vakitlerini hatırlayarak teselli aramakta, öbürüyse mümkün olduğu kadar güneşin batışını geciktirmek için ışık işçilerini vazife aşkına davet etmekte, hiç olmazsa gelecek günün doğuşuna hazırlamaktaydı.”

Ezcümle Mehmet Akif’ten:

“Sözüm odun gibi olsun hakikat olsun tek” 

YENİ AKİT

Yorumlar1

  • tuğlu... 3 yıl önce Şikayet Et
    Yüce Rabbim rahmet etsin üstada...
    Cevapla
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat