II. Abdülhamid’den Erdoğan’a Değişmeyen Düşman Zihniyet
- GİRİŞ31.01.2023 08:20
- GÜNCELLEME31.01.2023 08:20
Cennetmekân II. Abdülhamid Han’a düşmanlık eden dış ve iç düşmanların kimler olduğu hususunda sanırım bilgisiz hiç kimse yoktur.
Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan’a düşmanlık eden dış ve iç ihanet şebekelerinin kimler olduğuna dair de yine bilgisiz hiç kimse yoktur.
II. Abdülhamid Han, yakın tarih itibariyle 1839 yılından bu tarafa, Osmanlı Devleti’ni yerküreden kaldırmak üzere ittifak eden iç ve dış güçlerle mücadele ederek, Devlet-i Aliye’yi 33 yıl ayakta tutmuş ve sonuçta “iç ittifakla” kimler tarafından nasıl tahttan indirildiği, cümlenin malumudur.
Bu toprakları vatan bilen, kendisini milletimizin bir ferdi sayan normal her insanın kıyamete kadar asla kabul edemeyeceği bir hadisedir.
•
Gelelim II. Abdülhamid’den Cumhurbaşkanımız Erdoğan’a!
Cumhuriyetin kuruluşundan 2002 yılına kadar Türkiye asla bağımsız bir devlet olarak dünya ülkeleri içerisinde yer alamamıştır.
Batı’nın tekelinden asla çıkamamış, özellikle 14 Mayıs 1950’den sonra milletimizin seçimiyle iş başına gelen iktidarlara müdahale edilmiş ve kriz çıkarılan bir ülke olmuştur.
Tüm musibetlere, darbelere ve teröre rağmen, amentü sahibi milletimizin; vatanımıza, milletimize, dinimize sahip çıkmasıyla her ihanet savuşturulmuş ama son yirmi yıla kadar yine bir türlü yüzümüz gülmemiştir.
Dışa bağımlı savunma sanayimiz başta olmak üzere tarım, sanayi ve genel kalkınmada bağımsızlığımızı elde edememiş, çoban çönesi (çobanın ayakçısı) gibi kullanılmışızdır.
Amentü sahibi aziz milletimizin yüksek iradesi sonucu Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın Türkiye’nin direksiyonuna geçmesiyle tam bağımsızlığımız elde edilmiştir.
Haliyle Batı ve içimizdeki ihanet şebekeleri, “Yeni Türkiye’yi”, “Eski Türkiye’ye dönüştürmek için II. Abdülhamid döneminde olduğu gibi iç ve dış ihanet mihrakları çirkin tezgâhlarını işletmeye koymuşlardır.
•
Lafı uzatmayalım. İki düşman, iki dosttan örnekle meramımızı anlatalım:
Müslüman düşmanı İngiliz ajan Arminius Vambery:
- “Parçalı muhalefeti birleştiremediğimiz sürece Abdülhamid’i indiremeyiz.
ABD Başkanı Joe Biden:
- “Muhalefet unsurlarını bileştirip desteklersek Erdoğan’ı indirebiliriz”.
Prof. Dr. Atilla Yayla:
- “Siyasi partilerden fazla bir şey bekleme âdetim ve alışkanlığım yoktur. Sahip olduğum hiçbir şeyi de çok şükür herhangi bir siyasi partiye borçlu değilim. Ama bu ülkede CHP kadar korkunç bir parti görmedim ve göreceğimi de sanmıyorum”.
Sözün hitamını da asıl adı Sabri Orak (1940-2001) olan Kahramanmaraş Göksun ilçesi Yoğunoluk köyünden ozan Âşık Hüdai’nin “Makbuldür” şiirine bırakalım:
Faydası olmayan bahardan yazdan
Yüce dağ başının kışı makbuldür
Cahilin yaptığı sohbetten sözden
Âlimin hayâli düşü makbuldür
Lokma yeme muhanetin elinden
Kurtulaman sonra acı dilinden
Namertlerin kaymağından balından
Merdin kuru yavan aşı makbuldür
Hüdai konuşur bir ince dilden
Hal ehli olmayan bilir mi halden
Bilgisiz, görgüsüz, duygusuz kuldan
Ölülerin mezar taşı makbuldür.
YENİ AKİT
Yorumlar4