Şeytanın kuklaları ile Allah’ın müminleri
- GİRİŞ14.02.2023 08:09
- GÜNCELLEME14.02.2023 08:09
Asrın afetinin dakika dakika yaşandığı, Allah’ın müminlerinin iyiliklerinin devam ettiği, şeytan kuklalarının ise ihanetlerinin sürdüğü günlerdeyiz.
Rabbim devletimize ve milletimize güç versin. Henüz afetin görünen yüzüyle karşı karşıyayız. Bu büyük afetin yaraları ancak milli birlik ve beraberlik içerisinde sarılabilir.
Binlerce şükür ki, Allah’ın müminlerinin olduğu merhamet toplumuyuz. Millet olma ve devlet olma bilincimiz, kültürümüz, mümin olma çerçevesinde gerçekleştiği için şimdiye kadar yaralarımızı sardığımız gibi bundan sonra da saracağımız bir hakikattir.
Bugün sekizinci günündeyiz ve devlet-millet bütünleşmesinin neticesinde bir ve beraber olarak acılarımızı dindirmeye çalışıyoruz.
Deprem bölgesinin her bir noktasında bulunan devletimiz ile sivil toplum kuruluşlarımız ve gönüllü olarak çalışmalara katılan insanlarımız, fert fert Allah’ın mümini olma inancı ve samimiyetiyle, canını dişine takarak var gücüyle mücadele etmektedir.
•
Bir hakkı da teslim etmeliyiz. Millet ve devlet aleyhinde haber ve yorum yapmayan, yurtdışındaki ihanet şebekelerine kötü görüntüler servis etmeyen; vatanı için, milleti için, haber namusunun sorumluluğunu bilerek sahadan bilgi aktaran haberciler, muhabirler de doğru bilgilendirme adına çok önemli vazife ifa görmüş ve görmektedirler.
Her biri samimiyetle işlerini yapmaktadırlar. Bir kere şeytan kuklalarının aleyhte yaptıkları; yalan, dolan, iftira yığını iğrençlikleri, canlı yayınlarıyla bertaraf etmişlerdir.
•
Şeytanın kendisinin ve kuklalarının ortak özelliği, Allah’ın mümin kullarının iman ettiği “amentünün altı şartına” karşı inkâr ve şirklerini yayarak ödevlerini yapmaktadırlar.
Eskiler der ki:
“Şeytana kukla olmuşların “evveli ve sonları” yani ahiretleri yoktur. İnanmazlar, iman etmezler. İnansalar bile amel haline getirmez, şerri desteklerler”.
Deprem bölgesinde Allah’ın müminleri canlarını dişlerine takarak gece gündüz demeden büyük bir merhamet duygusuyla çalışırken, çabalarken, şeytan kuklalarının bu gayretleri ve başarıları örtme öfkeleri, şerri desteklediklerini ve şerden yana olduklarını göstermektedir.
Yalnız bu cibilliyetteki kimseler, insanlık tarihi boyunca hep olmuştur ve olacaktır.
Bütün mesele; şeytanlaşmış insanları belleyerek, memleketimize-milletimize vereceği zararları önleyebilmek ve tesirlerini azaltabilmektir.
Televizyonlarında, gazetelerinde, internet sitelerinde ve şeytanın gayyası olan sosyal medya araçlarında sergiledikleri düşmanlıklar, kalplerinin mühürlendiğinin belgesidir.
•
Şeytan kuklalarının en büyük sermayesi ihtiraslarıdır. İhtirasın olduğu yerde din, merhamet, vicdan susar, akıl kilitlenir, duygular kirlenir.
Bunları hep birlikte gördük, görmeye de devam ediyoruz.
Hakiki şeytanın kıyamete kadar kızıl elması, Allah’ın müminlerini saptırıp Cehenneme yolcu etmektir.
Kuklaların vazifesi ise; sahiplerine layık olarak, nefislerini tanrılaştırma bencilliğiyle her türlü hileye-yalana-iftiraya-bühtana-fitneye, fesada ve benzeri çirkinliklere hırs iştahıyla abanarak, olanca zehirlerini akıtmaktır.
Ezcümle:
Her insan inandığı değerleriyle yaşar. Âdemoğlu var oldukça, şeytan ve kuklaları da var olacaktır. Rabbim sahiplerinin ve kuklalarının şerlerinden tüm insanlığı korusun!
YENİ AKİT
Yorumlar1