Böyle savrulma görülmedi

  • GİRİŞ14.03.2023 08:24
  • GÜNCELLEME14.03.2023 08:24

Siyasette çok savrulma görüldü ama böylesine ilk defa rastlanılıyor.

Birbirlerine uymadıkları halde, “inatta-kinde-öfkede ittifak” edildiğine ilk defa şahit olunuyor.

Üstelik de Müslüman bir lidere karşı. Ne günlere kaldık!

Ahiret gününe, hesap gününe iman etmeyenleri bilmem de iman edenlerin böylesine savrulduklarını görmemeleri ve ısrarla savrulmalarını savunmaları çok şaşırtıcı.

Baktıklarını zannederek görmemek, duyduklarını sanarak duymamak, geleceği garantilemiş kibirli sözlerinden başka hiçbir söze kulak asmamak nasıl bir şeydir?

Siyasetteki savrulma, diğer hususlardaki savrulmalara benzemez. Kişinin arkasından yüzyıllarca takip eder. Bağırlarında taşıdıkları bir yafta olarak güncelliğini korur.

Siyasetteki savrulma, dinde savrulmayı da getirir. Velev ki savrulmaktan kurtulup, kendi gerçeklerine dönerek, (dönmezler) pişmanlıklarını dile getirseler bile o yara kapanmaz.

Bu öyle bir haldir ki, ağızlarıyla kuş tutsalar, yirmidört saat kendilerini savunsalar, bir kere halka koptu mu, bir daha takılmaz ve sonra akıbetleri ne olursa olsun, boyunlarındaki yaftalardan kurtulamazlar.

Şimdi “Altılı Örgütü” oluşturan fertlerin bir dünlerine, bir de bugünlerine bakalım.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın; “Sizin niyetiniz bozuldu, bizim amelimize uymuyor” diye yol verdiği kişilere, CHP adlı partinin başındaki şahsın geçmişte neler söylediği kayıtlardadır.

Peki, bu kimseler, tüm sözleri yiyip yuttular da şimdi ilgili şahsa omuz vermeyi kendilerine nasıl kabullendiriyorlar? Bu bir savrulma değil de nedir?

Yine diğer hanım siyasetçi, masadan zehir zemberek sözlerle kalkıp, hemen akabinde de kuzu kuzu geri dönmesi neyin nesi? Bu bir savrulma değil de nedir?

Öte yandan, örgütlerinin önünde, laiklik sloganı atıla atıla, CHP’li şahsı aday ilan etmek ve bir de üstüne üstlük, laiklik sloganları atanlara “Esselamüaleyküm” demek ne demek? Bu bir savrulma değil de nedir?

Rahmetli Mahir İz hoca, selam hususunda şöyle dermiş: “Selam bir emanettir, ehline verilmeli”.

Bütün bir İslam âleminin özenle sahiplendiği Beraat gecesinde, kendilerinden olmayan bir adayın sanki partisi yokmuş gibi sahip çıkmak ve slogan hakaretine uğramak, savrulmak değil de nedir?

CHP adlı örgütün, İttihat ve Terakkiden bu tarafa memleketin ve milletin ilerlemesine, kalkınmasına, birliğine, bütünlüğüne karşı direndiğini bilmeyen mi var?

Sağ partiler, bu zihniyete karşı kurulmuş partiler değil midir? Savrulmanın büyüklüğüne bakın ki, karşı durdukları zihniyete ev sahipliği etmekteler.

Bu savrulmak değil de nedir?

Milletimizin 14 Mayıs 1950’den bu yana muhalefette bıraktığı malum örgütün, kendi binasından ve destekleyenlerinden yoksunmuş gibi düne kadar sövdükleri partiye muhtaç olmaları, savrulmak değil de nedir?

Ezcümle:

Geçmişteki savrulmaların faturasını hep milletimizi ödemiştir. Savuranlar ve savrulanlar köşesine çekilmiş, keyiflerine bakarken, memleketin üzerine yükledikleri yükü milletimiz çekmiştir.

Bu hataya bir daha düşülmeyecektir.

YENİ AKİT

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat