Müslüman çelişkisiz insandır

  • GİRİŞ15.03.2023 08:06
  • GÜNCELLEME15.03.2023 08:06

“Evde başka, çarşıda başka, toplum içinde başka! Bu bir kaos ve kargaşadır. Müslüman çelişkisiz insandır”. Prof. Dr. Sadettin Ökten.

İnanmayan insan olmadığına göre her zatın inandığı birtakım değer yargıları vardır. Ve herkesin değer yargısı kendisine göre kutsaldır.

Bizim medeniyetimizin insana ve inananlara verdiği öğretiye göre ise “değer hükümleri”, kişinin kimliğinin vesikasıdır, kişiliğinin bekçisi ve vicdanıdır.

Birey ve toplumlar, inandıkları ölçüler çerçevesinde kendilerine göre bir hayat tarzı benimser ve yaşarlar.

Müslümanlara, Hıristiyanlara, Katoliklere göre bir hayat tarzı belirleyenlerin dışında, bir de son dönemde acayip ve garaip insan suretinde varlıklar peyda olmaktadır.

Bunlar kendilerini inançlardan ve insani tüm değerlerden soyutlayıp, tüketim ve konfor büyüsüne kaptırarak; siyasette, ekonomide, kültürde yeni bir tanrı meydana getirmek istemektedirler ve siyasetin muhalefet kanadı da bunlardan medet ummaktadır.

Nasıl bir afete yol verdiklerini göremeyecek kadar kör kuyulardan oy devşirmek istemektedirler. Oysa dijital dünya böylelerin çöplüğüne dönüşmüş vaziyettedir.

Müslüman bir toplum olduğumuz için bizim medeniyet değerlerimiz, bir ilke ve kurallar silsilesinden müteşekkildir.

Bu sistem, siyaset uğruna heba edilecek olursa, heba edenler ne şimdi ne gelecekte, milletimizin ahından ve lanetinden kurtulamayacaklardır.

Toplum olarak milli ve dini değer yargılarımız çerçevesinde biz bir ideal toplumuyuzdur. Yani nüfusumuzun yüzde yetmişinde bu ideal halen yaşamaktadır.

İdeallerimizi arkaya atıp, insan ve toplum olma değerlerimizden taviz vererek, ruhların derbeder hale gelmesine müsaade edilirse, denetim altına alınmayan duygular büyük afetler doğurabilir ve bu afetler, deprem afetine de benzemez.

Depremin yaraları sarılır fakat bu yaraların sarılması imkânsızlaşır ve helak olan toplumların akıbetine uğramayacağımızı kimse garanti edemez.

İnanç sapması yahut “inancım ayrı, siyasi düşüncem ayrı, ikisine de sahip çıkarım” gibi çöküntü tesellisi, önü alınamaz afetlere çağrı yapmaktır.

İnanç kaybının sabit bir referansı yoktur. Bu bir akıl bozulması, kalp bozulmasıdır.

Bu bozulma, insanı insan yapan ahlaki değerlerin yerine, ahlaki olmayan köksüz, temelsiz, anlık duyguların yerleşmesine sebep olur.

Köksüz, temelsiz, inançsız tüm hal ve hareketler, modern köleler meydana getirir. Modern kölelerin ise içinde yaşadıkları topluma ve devlete zerre aidiyetleri olmaz.

Yaklaşık 200 yıldır bu manada birey ve toplum olarak kendi değerlerimizi üretmemize engel olunduğu için Batıdan sunulan yabanlıklar sahiplenilmektedir.

Ezcümle:

Bu gerçeği gören ve titizlikle üzerinde duran Cumhurbaşkanımız Erdoğan, son yirmi yıldır Batıdan ithal edilen akrep yuvalarına çomak sokup, akrepleri kendilerine musallat edince, Batı hemen harekete geçti ve içteki ortaklarını ittifak ettirerek sahneye sürdü.

Tekrar edelim.

Müslüman çelişkisiz ve hesap gününe iman eden insandır. Zulme geçit veremez.

YENİ AKİT

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat