İftar Menüleri ve Fiyatları
- GİRİŞ21.03.2023 08:27
- GÜNCELLEME21.03.2023 08:27
Başlıktan bile utanıyorum ama maksadımı izah için olduğundan, meramımı vuzuha kavuşturma adına mahsur görmedim.
“Oruç ve iftar”, tabii ki harika bir bütünlüktür. Birbirini tamamlayan, birisi olduğu için diğeri var edilen iki önemli ibadettir.
Lakin öyle bir zaman ve haldeyiz ki, orucun sevaplı muhtevasını, iftarda yaptığımız israflarla yok edip gitmekteyiz. Bu hal bugün değil, yıllardır sürmektedir.
Oruç ile alakası olmayan, manasına ve varlığına yakışmayan öyle israf yüklü iftarlar verilmekte ve düzenlenmekte ki, iftarda mıyız, festivalde miyiz belli değil.
•
Kendimize soralım:
- Efendi! İkramın, iftar etmenin ve ettirmenin ibadet olduğunu bilmiyor musun ki, böyle laflar edebiliyorsun?”
- Şükürler olsun biliyorum. Sadece ben değil, hepimiz biliyoruz veya en azından duyuyor ve görüyoruz.
Ramazan-ı Şerif’in içerdiği ibadet ve ikazlara uymayan israf yüklü iftarlar, daha çok gösterişten ve isim yapmaktan öte geçmediğini de yine hepimiz farkındayız.
Bugüne kadar pek çok örneğini yaşadık, gördük, duyduk, izledik. İşin tuhafı, böyle iftarları düzenleyenler, katılanlar utanmadı da utanmaması gerekenler utandı.
Şimdi bunları geçelim ve aynı utançların yaşanmaması için hiç olmazsa bu yıl dikkat edelim ve böyle iftarlardan vazgeçelim yahut gitmeyelim.
Tabi şu yanlışa da düşmeyelim. Maddi imkânı yerinde olan hiç kimsenin parasının, pulunun kâhyası ve ibadetinin bekçisi değiliz.
İsteyen istediği gibi elbet iftar düzenleyebilir ama esas bir de “Hakk’ın” neyi nasıl değerlendireceğine bakmalı değil mi?
•
Onbir ilimizi ve tüm mücavir alanlarını kapsayan ve halen artçıların devam ettiği deprem bölgesinde insanlar hayata tutunmaya çalışırken, İstanbul’da, Ankara’da veya diğer illerimizdeki otellerde, lüks restoranlarda ibadetten ziyade, özellikle sosyal bir etkinlik atmosferinde düzenlenen iftarlar, Ramazan’ın içeriğiyle alakalı görülebilir mi?
Şunu söylerseniz haklısınız:
“İyi güzel de otellerin, lokantaların veya yiyecek-içecek mekânlarının hayatını sürdürmek için ticari faaliyete ihtiyaçları yok mu”?
Elbet var ama bir de işin insani yönüyle makul tarafı vardır. Bir tarafta kendi insanımız veya başka insanlar hayata tutunmaya çalışırken, beri tarafta umursamaz bir şekilde, ibadetten ziyade riya yüklü iftarların haklı yönü olabilir mi?
Mesela bir kere Ankara başta olmak üzere taşradaki tüm devlet kurumlarımızın hiçbirisinin iftar düzenlemesi doğru değildir.
Bu hususta Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın çok dikkatli ve titiz davranacağına inanılmaktadır. Aklıselim sahibi kimseler böyle düşünmektedir.
Sağduyu sahibi iş insanlarımız başta olmak üzere, insaflı restoran ve benzeri işletme sahiplerinin de yerlerinde veya başka mekânlarda iftarlar düzenleyerek, ibadetten israfa giden bir yol izlemeyecekleri düşünülmektedir.
•
Ezcümle:
Biz millet olarak dini-milli mayalı bir medeniyete sahibiz. Müslüman olarak zerre hayrın ve şerrin hesabını vereceğimize inanırız.
YENİ AKİT
Yorumlar2