Bir Siyaset Masalı: Yedili Masa
- GİRİŞ14.04.2023 09:49
- GÜNCELLEME14.04.2023 09:49
Eğer aklımızı, mantığımızı, zihnimizi, ahlaki ve dini değerlerimizi şöyle bir tarafa bırakıp, Yedili Masanın kimlerden nasıl oluştuğuna bakarsak; gündüz güneşi, gece ayı ve yıldızları gördüğümüz gibi hakikati görebiliriz.
Çok derinlemesine tahlil yapmaya gerek yok. Kolay hatırlayabileceğimiz birkaç örnek vererek, gerçeğin kökenine inebiliriz.
Mesela domuz eti yiyenlerle, domuz etine zinhar haram diyenler, aynı siyasi ittifakta buluşabilirler mi?
Evet diyenler yazının kapsama alanı dışındadır. Kimsenin inancını sorgulamamalıyız. Çünkü insanlar ya inandıkları gibi yaşar veya yaşadıkları gibi inanırlar.
Rakı ve benzerlerini içenler ile haram diye içmeyenler; evlerinde veya başka mekânlarda birlikte oturup yiyip, içebilirler mi?
Milletimizin çok büyük ekseriyetinin iman ettiği dini değerlere her fırsatta husumetlerini dile getirerek; camiye, ezana, Kur’an’a karşı fütursuzca konuşanlar ile bu değerlere saygılı oldukları imajı verenlerin nasıl bir ortak yönleri ve inançları olabilir?
•
Senelerdir ülkemizin ve milletimizin başındaki ve tükenmek üzere olan musibet nedir? Terör! Malum bunların partileri de vardır.
Bu partilerle teröre karşı oldukların sanılan diğerlerinin ittifak etmeleri, milletimiz nezdinde kabul görür mü?
Vatanımızın en ücra köşesinden büyük şehirlerine kadar mezarlıklarımızda şehitlerimiz yatmaktadır.
Şehitlerimizin aileleri acılarını bağırlarına gömmüşken, terör örgütlerine özgürlük vadedenler ile bunlara karşı durulacağı sanılan partilerin nasıl bir gerekçeleri olabilir?
Bir siyaset masalı olan Yedili Masa hakkında benzeri soruları çoğaltabiliriz fakat gerek yok.
Bu kadar basit sorulara Yedili Masadan geriye kalan 5 masal partinin vereceği cevaplar, amentü sahibi milletimizi ikna edemeyecektir.
•
Yedili Masa, sosyal medya ile Amerika’dan ithal ettikleri propaganda ekipleriyle seçimi kazanacaklarına inanmadıkları halde “aldatma” algı ve manipülasyonlarına önce kendileri inandıkları için milletimizin de inanacağını sanmaktadırlar.
Oysa masanın da ekiplerinin de unuttukları bir hakikat var! Bizim milletimiz dünyadaki hiçbir ülke toplumuna benzemez.
Özellikle Batılılar gibi bireyselleşmiş, bencilleşmiş, aile bağları kopmuş; vatan- devlet-bayrak-din ülküsü sadece resmi söylemlerde kalmış bir millet değil, aksine bu değerleri koruyan, yaşayan, sahiplenen ve uğruna asırlardır mücadele eden bir millettir.
Böyle bir toplum, yukarıda kolayca sayılabilen ayrılık ve aykırılıklara prim verir mi, değer verir mi ve daha da önemlisi aldanır mı? Aldanmaz!
Aldanmayacağına dair önümüzde çok açık ve anlaşılır bir gerçek bulunmaktadır. Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan kaç yıldır iktidarda? 21 yıldır.
Demek ki, 21 yıldır R. Tayyip Erdoğan’a güvenilmiş ki, içten ve dıştan binbir türlü silahlı-silahsız, ekonomik, siyasi kalkışmalara rağmen, milletimizle bir ve beraber olmaktadır.
•
Ezcümle:
“Ben insanım ve yaratıcıma imanım tamdır” diyenlerin vazifesi, doğruyu yanlıştan ayırt edebilmek, ebedi ahiretini siyasi hırsına kurban etmemektir vesselam.
YENİ AKİT GAZETESİ
Yorumlar1