Nuri Demirağ ve Bayraktar Ailesi
- GİRİŞ04.05.2023 08:45
- GÜNCELLEME04.05.2023 08:45
Merhum Özdemir Bayraktar ve oğulları Selçuk ile Haluk Bayraktar’a Rabbim güç-kuvvet ihsan eylesin.
Bayraktar ailesinden önce bir başka kahramanımız da merhum Nuri Demirağ’dır. Bayraktar ailesi sanki Nuri Demirağ’ın emanetini üstlenmiş gibidir.
Bugün Bayraktar ailesiyle uğraşan CHP’liler ile ortaklarını anlamak için Nuri Demirağ’dan bazı örneklere bakalım.
Çünkü Bayraktar’ın başarısı, CHP ve ortaklarınca engellenip, savunma sanayimiz nasıl baltalanmak isteniyorsa, Nuri Demirağ da aynı zihniyet tarafından dışlanmış ve yok edilmiştir.
Nuri Demirağ, 1930 ve sonrası yıllarda CHP yönetiminin engellerine rağmen kendi imkânlarıyla ülkeyi bir uçtan bir uca, “Demirağlarla” örmekle kalmayıp, ülkenin ihtiyacı olan uçakları üretmiştir.
Sahibi olduğu bugünkü Atatürk Havalimanının arazisinde, “Gök Okulu” açıp gençleri pilot olarak yetiştirmiş, İstanbul’a ilk boğaz köprüsü projesi yapıp, kaynağını bulmuştur.
Sivas/Divriği’nin bir maden yatağı olduğunu, yaptırdığı çalışmalarla 14 çeşit madenin çıkarılması için teşebbüse geçmiştir.
Yine aynı yıllarda, ülkenin bu madenleri işletmesi için gerekli enerjisinin olmadığının farkına varıp, “Keban Barajı” projesini gündeme getirip kaynağını temin etmiştir.
Karabük Demir Çelik fabrikası, TBMM binası, Çimento Fabrikaları, İzmit Kâğıt Fabrikası, Bursa Sümerbank Merinos Fabrikasını yapmıştır.
İlk paraşüt imalatını gerçekleştirmiş, elektrik santrali kurmak istemiş, İstanbul’un en büyük doğum hastanesini yapmayı arzulamıştır.
•
Bugün Teknofest festivalinin yapıldığı ama CHP’li Kılıçdaroğlu’nun CIA istihbarat örgütüne tahsis etmek istediği ‘Yeşilköy Havaalanında Nuri Demirağ’ın ürettiği uçakların biri inip biri kalkmıştır.
Uçağın ünü kısa sürede dünyaya yayılınca; İran, Irak, Mısır, İspanya gibi ülkelerden uçak siparişi alınmış, hatta İspanya’dan altı adet uçak sipariş edilmiştir. Bu gidişat CHP yönetimini çok endişelendirmiştir.
Bu endişe üzerine İnönü, Ulaştırma Bakanı Ali Fuat Cebesoy, İstanbul Valisi Lütfi Kırdar ve beraberinde heyetle Yeşilköy’de incelemelerde bulunur ve İnönü Demirağ’a:
- “Nuri Bey, peki neden devletle işbirliği yapmıyorsunuz?” der.
Nuri Bey: “Teşekkür ederim. Senelerdir söylediğiniz hususta çalıştım fakat başaramadım. Devlet mensupları benden rüşvet istediler” der.
Bu söz üzerine İnönü “İspat eder misiniz” deyince, Nuri Bey hemen kalkıp, ‘evrakları getireyim’ der.
İnönü yanındakilere dönerek; ‘Havaalanını hemen istimlak edin, uçakları sattırmayın, görsün gününü’ der.
Nuri Bey evraklarla döndüğünde İnönü kalkıp gitmiştir. Sonrasında uçaklar, askeri malzeme kapsamında değerlendirilerek ihracatına izin verilmeyip, “Yakarız da sattırmayız” denilerek sattırılmamıştır. La Fontaine’den masallar değil, gerçek.
Bugünkü Atatürk Havaalanının yeri olan muhteşem arazi, metrekaresi bir buçuk kuruştan istimlak edilerek, yarım kuruşu da vergiye gitmiştir.
Ve Nuri Demirağ’ın; “tayyare meydanı, uçak fabrikası, hangarı, gök okulu, tank tamirhanesi” tüm müştemilatıyla yok pahasına istimlak edilir ve aynı gün Türkiye’nin en zengin adamı, ertesi güne sıfırla uyanmıştır. İşte CHP zihniyeti!
YENİ AKİT
Yorumlar4