Bu topraklar ancak birlik olarak korunabilir

  • GİRİŞ09.05.2023 09:08
  • GÜNCELLEME09.05.2023 09:08

Adı üstünde bir seçime gidiyoruz. Kendi ülkemizde, kendi vatanımızda, kendi topraklarımızda, kendi milletimizle, kendi kendimizle bir seçime gidiyoruz değil mi?

O zaman hepimizin basitçe soracağımız iki soru olsun:

- “Peki, bu bir seçim ise neden siyasetin muhalefet kanadı, istilacı ve işgalci Batı ve onların uşaklarıyla işbirliği halinde?”

- “Milletimize söyleyeceklerini neden açık ve seçik bir şekilde deklare etmiyorlar da; sürekli yalanlarla ve yine kendi ifadeleriyle, ‘kumar masalarından, kapalı kapılar ardından’, pazarlıklarla ve Haçlı Batı sefaretleriyle iş birliği yaparak, sosyal medya üzerinden ve yabancı kaynaklar vasıtasıyla terörle tehdit ederek seçilmek istiyorlar?

Batının payandası olmuş kesimlerin anlamadıkları ve anlamalarının da mümkün olmadığı/olmayacağı bu ülkenin ve milletin gerçeği şudur:

Yerkürede; “vatan-toprak-devlet-millet-bayrak-din” kavramanın birlik ve beraberlik içerisinde anlam bulduğu ve anlamını da asla kaybetmeyeceği tek ülke Türkiye’dir.

Böylesine milli bir şuurla kurulmuş Türkiye Cumhuriyeti Devleti, öyle kolay kolay sosyal medya çapulcularına, siyasetçilerine, dış ve iç tehditlerle, yolundan ve yolculuğundan dönecek bir devlet ve millet değildir.

Malum muhalefet kanadının içte ve dışta koordine ettiği sosyal medyada yazılanların ortak özelliği, milli birlik ve şuurumuza karşı; tefrika, ifrat, tefrit doğurarak, insanımızı kendi inançlarından-değerlerinden koparma, yabancılaştırma, düşman etme ve kimlik bunalımına sokarak mankurtlaştırma eylemidir.

Bugün siyasi arenada kullanılan sosyal medya araçlarından deprem gibi ahlaksızlık ve vicdansızlık akmaktadır.

İçi kirlenmiş insanlardan, asla hiçbir şekilde ne insanlığa ne kâinata ne de başka hiçbir canlıya karşı merhamet duygusu gelişmez ve kendilerine bile düşman kesilirler.

Maalesef o hale gelindi ki, sosyal medya bırakın topluma fitne, fesat akıtmayı, evlerin içerisine kadar girdi ve aileleri parçalamaya başladı.

Parçalanan aileler de oturup:

- “Biz kimin için ve neyin kavgasını kim adına veriyoruz” diye akıllarına başlarına almaktan aciz kaldılar.

Unutmayalım ki, bizim bu topraklardan başka bir ailemiz, memleketimiz ve sığınacak dalımız yok. Seçim biter ama kurulan tuzakların yarası iyileşmez.

Zamana tanıklık eden ve “Ben Müslüman’ım” diyen hepimiz; milletimizin ve devletimizin bekası için seferber olmalı; en yakınlarımızdan başlayarak her işte hayra anahtar, şerre kilit olmayı; Hakk’ın, hakikatin emri bilmeliyiz.

Bizim istiklalimiz-bağımsızlığımız-kalkınmamız-güçlenmemiz için “Hak ve hakikatin” dışında dışında hiçbir güce ihtiyacımız yok. “Biz” olmaya ihtiyacımız var.

Ezcümle:

Biz olmak kimliğimizi bulmak demektir. Kimliğimiz bellidir. Biz Müslüman’ız, İslam ümmetiyiz. Yapılacak şey; yanlışı doğruyu belirlemek ve Müslüman’ca davranmaktır. Müslümanca davranmak için ise; akıl, vicdan, izan ve merhamet tek dayanağımızdır.

İnsanın ruhu ile bedeni arasında ideal dengeyi kurmak, maddi manevi değerleri korumak, bizi biz yapan değerlere sahip çıkmakla mümkündür. 

Yeni Akit

Yorumlar1

  • erdem değer 2 yıl önce Şikayet Et
    hangi birlikten söz ediyorsunuz? topraklarımız suriyeli alçaklarca çiğnenmiş, ülkemiz fiili olarak işgal edilmiş ve iktidar işgalcilerle işbirliği halinde. siz hangi birlikten söz ediyorsunuz? arap birliğinden mi?
    Cevapla
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat