Kur’an ve din düşmanlığı genetiktir

  • GİRİŞ02.08.2023 07:58
  • GÜNCELLEME02.08.2023 07:58

Dünyada yahut ülkemizdeki Kur’an ve dolayısıyla din düşmanlığı yapanlara bakın, hiçbirisi kendi düşünce, fikir veya yaptığı araştırmalar neticesinde düşman değildir.

İnsani melekelerini kullanarak Kur’an ve İslam hakkında ciddi bir araştırma yapan normal hiçbir insanın düşman olması imkânsızdır.

Çünkü Kur’an-ı Kerim’in her ayeti, insana özgüdür ve içinde insan vardır. Kur’an insanı muhatap almıştır. Tabii bunlara inanmak için öncelikle İslam’ı kabul edip, Müslüman olmak gerekir.

İsveç ve Danimarka’da bir süredir devam eden Kur’an-ı Kerim’e yönelik saldırıların ardında asla ifade özgürlüğü olmadığını normal bir aileden dünyaya gelen herkes bilir. “İfade özgürlüğü” hınzırlığına sığınarak insanların akılları ve inançlarıyla alay edilmektedir.

Kur’an-ı Kerim’e düşmanlığın hem içeride hem dışarıda genetik olduğu pek aşikârdır. “Görünen köyün ırağı olmaz” denilir. Kendi yakın tarihimizde böyle nice düşmanlıklar görülmüştür.

Bugün İsveç ve Danimarka’da yapılanların daha fenası bu topraklarda vuku bulmuştur. Hamdolsun, şükürler olsun ki, artık fiili saldırılar yapılamamaktadır.

Millet-devlet bütünleşmesinden bu tarafa mukaddesatımıza bağlı değerlerimize karşı fiili saldırılar olmasa da sözlü yapılmakta ama cevaplarını da milletimizden almaktadırlar.

İsveç ve Danimarka’da menhus ruhların, menfur saldırılarını ifade özgürlüğü kapsamına almak, o caniliği yapanlardan daha cani bir duruş ve hatta yapılanları savunmak demektir.

İsveçli veya Danimarkalı yetkililer böyle düşünerek hareket ediyorlarsa, bütün bir İslam dünyasının inancını hiçe sayıyor ve tınmıyorlar demektir.

Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan’ın şu sıralar daha insani ve diplomatik bir dille İsveç ve Danimarka yetkililerini uyarması yahut ortak bir akıl ile bu menfur hadiselere nasıl son verilmesi çabası, sanıyorum artık farklı şekiller alması lazım.

Bir de nasıl oluyorsa, sadece bizim ülkemizden ses çıkıyor. Sayın Fidan’ın zorlamasıyla bazı İslam ülkeleri yahut İslam İşbirliği Teşkilatı lütfen ilgilenmeye başladı.

Sanırım Batı’nın kıskacında olmayan, mengenesine sıkışmayan tek İslam ülkesi biziz. Bu sebeple de güçlü bir şekilde biz sahip çıkmaktayız ama yeter mi? Elbet yetmez!

İsveç ve Danimarka bu işte yalnız değil. Bir kere bunu bilmek lazım! Güçlü bir istihbaratçı olarak Hakan Fidan’ın da böyle bildiği kanaati yaygın!

Ülkemizi kıskaca almak, dinimiz üzerinden vurmak için Türkiye merkezli bilumum terör örgütlerinden destek aldıkları gibi hadiseyi organize ettikleri de yabana atılmamalıdır.

İslam ülkeleri yöneticileri ve İslam Âlimleri Birliği veya her ülkenin toplumu tarafından kabul görmüş din bilginleri, Türkiye ile ortak bir deklarasyon yayınlayıp hareket etmezlerse, bu tür hadiseler sürecektir.

Ezcümle Lenin’den:

“Her millet komünist olabilir. Ancak Müslümanları komünist yapamazsınız. Onun için de evvela bu Müslümanları dinlerinden soğutmak, ellerinden imanlarını almak lazımdır”.

YENİ AKİT

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat