Hangi PKK?
- GİRİŞ25.08.2008 17:39
- GÜNCELLEME25.08.2008 17:39
27 Kasım 1978 tarihinde Diyarbakır’ın Lice İlçesine bağlı Fis (Ziyaret) Köyünde Seyfettin Zuğurlu’nun evinde kurulan Kürdistan İşçi Partisi (Partiya Karkeran Kürdistan, PKK) Kasım ayında otuz yaşına girmiş olacak. Dile kolay kan ve şiddetle geçen otuz yıl. Literatürdeki tam adıyla “Düşük Yoğunluklu Çatışmayla” geçen tamı tamamına otuz yıl.
Otuz yıldır dağlarda geçen hayatlar. O zaman henüz yirmili yaşlarında olan gençler bugün torun sahibi oldular. Düşünsenize o gün doğan çocuklar bugün otuz yaşında.
Marksist-Leninist bir ideolojiyle kurulan ve “öldürelim otorite olalım” diyen Abdullah Öcalan önderliğinde kurulan PKK öldürdükçe güçlendi ve inisiyatifi ele geçirdi. Mao tarafından geliştirilen mücadele stratejisini benimseyen ve “uzun süreli halk savaşı” kararı alan örgüt, bu strateji doğrultusunda mücadelesini “sürekli şiddet” yöntemiyle yürüttü.
Önceleri kendilerine “Apocular” adını veren örgüt üyeleri, geçen otuz yılda arkalarında kan ve gözyaşı bırakarak bölgeye ve ülkeye büyük bedel ödetseler de Fis Köyünde ilan ettikleri manifestolarında sayılan amaçlarının çok azına ulaşabildiler.
Bazı devlet görevlilerinin büyük hatalarına, geçen bunca zamana ve boğuşmaya rağmen PKK, Türkler ve Kürtlerin arasına kalıcı ayrılık tohumları ekemedi. İstediği büyük kitle savaşını gerçekleştiremedi.
***
15 Ağustos 1984 Eruh ve Şemdinli Baskınlarının üzerinden ise yirmi dört yıl geçti. Demek ki bir çeyrek asırda bu baskınların üzerinden geçmiş. Eruh Jandarma Karakolunda baskına uğrayan askerlerin çocukları büyüdü, asker oldu Cudi Dağında operasyona katıldı, gazi oldu, şehit oldu ama devlet bu mesele karşısında tutarlı ve realist bir siyaseti maalesef üretemedi.
Geçen çeyrek asırda PKK köy bastı, yol kesti, karakol bastı, haraç topladı, asker kaçırdı, suikast düzenledi, kurtarılmış bölge ilan etti, halk mahkemeleri kurdu, davadan dönenleri vurdu, metropollerde bombalar patlattı, canlı bombaları şehirlere sürdü, sözde parlamento ilan etti, şehirleri muhasara altına aldı... Öldürdükçe sindirdi, sindirdikçe büyüdü ve daha çok manşetlere taşındı.
Eruh Baskınını yaptığında silahlı üç yüz kişiden oluşan küçük bir grup olan PKK, öldürdükçe kadrosunu büyüttü ve 1994’te on beş bin kişiye kadar çıkardı. PKK bölgede alan kontrolünü sağladığı 1990’lı yıllarda aşırı özgüvenle TSK’la cephe mücadelesine girdi ve kesin bir yenilgiye uğradı.
Geçen otuz yılda PKK eylem tarzını ve taktiklerini sürekli değiştirdi. Önceleri ellerinde kalaşinkof tüfeklerle gezen kadrolar Körfez Savaşı sonrası ağır silahlara sahip oldu.
Örgütün roketatarla kamu binalarına saldırı yapması büyük olay sayılırken zamanla havan topu, zırhlı araç sahibi olundu. Irak’ın ABD tarafından işgali, I. Körfez Savaşı sonrasında olduğu gibi PKK için yeni bir güç kazanma ve mücadele konseptini değiştirme dönemi oldu.
PKK sürekli öğrenen bir organizasyon olarak bu defa uzaktan patlayıcı düzeneklerle kırsalda ve metropollerde belirlediği hedeflere saldırı düzenlemeye başladı.
***
PKK, geçen otuz yılda sürekli şekil değiştirdi. Eylem yöntemini değiştirdi, dağ kadrolarını değiştirdi, eyalet sorumlularını değiştirdi, hedeflerini, dış desteklerini değiştirdi, örgüt şemasını, liderini değiştirdi ve hatta ismini bile değiştirdi.
Geçen zaman içinde kendisine türlü hamiler ve ortaklar buldu. PKK palazlandıkça dış güçlerin daha fazla dikkatini çekmeye başladı ve örgütle temaslar arttı.
Profesyonel bir örgüt olarak PKK’ya bazı işler ihale edilmeye başlandı. Devletin terörle baş etmek için harcadığı yüz milyar dolarlara karşılık PKK’nın bu savaş için ne kadar harcadığı ve bu paranın nereden geldiği muamma olarak kaldı.
***
Geçen sürede değişmeyen tek şey örgütün eylemleri oldu. Örgüt güç kaybettiğini düşündüğü anlarda daha fazla şiddete başvurdu. Bunun en çarpıcı örneğini devletin meseleye bakışındaki ezberlerini bozduğu bir dönemde PKK hiç olmadığı kadar silaha sarılmasında yaşadık.
Bir yandan ülkede demokratikleşme çabaları, AB reformları devam ederken diğer yandan PKK’da saldırıları da artırmaya başladı. 22 Temmuz 2007 seçim sonuçları örgüt için bir milat oldu ve ilk defa otoritesini tehdit altında gördü. PKK’nın legal kolu durumunda olan DTP bağımsız adaylarının aldığı oy örgütün bölgedeki gücünü sarstı.
Varlığını tehlike altında gören ve dağdaki elemanlarının özeleştiri yapmasını istemeyen örgüt ilk iş olarak yeniden silaha sarıldı ve uzaktan patlayıcılarla ben buradayım, daha ölmedim demeye başladı.
***
Abdullah Öcalan’ın yakalanıp İmralı’ya konulmasından sonra PKK adı konulmayan farklı fraksiyonlara bölündü. Günümüzde çeşitli odaklar tarafından angaje edilen ve yönlendirilen bir PKK var. Zaman zaman İmralı’nın iradesi aleyhine bile işler olurken özellikle dağ kadrosu arasındaki ayrışma dikkatlerden kaçmıyor. Osman Öcalan’ın örgütten ayrılmasıyla başlayan ve çeşitli infazlarla devam eden sert liderlik mücadelesi aslında örgütün nasıl bir iç kaynama yaşadığını gözler önüne seriyor.
Örgüt dağda ve ovada güç kaybettikçe daha fazla şiddete başvuruyor. Altıncı kongrede “ne kadar eylem o kadar otorite” diyen örgüt eylemsizliğin, sonunu hazırlayacağını görüyor. Fakat görünen odur ki namluların gölgesinde büyüyen birçok Kürt, PKK şiddetinin artık bir çözüm olmadığını görüyor ve örgüte karşı daha eleştirel bir tutum geliştiriyor.
Hüseyin YAYMAN
huseyinyayman@gmail.com
Yorumlar13
-
mikail
17 yıl önce
Şikayet Et
. çerkesler ile lazların niye üzerinde baskı yok. Yok baskı varsa benim patronum kürt, minübüsçü kürt, bakkal bve komşıularım kürt, oğlumun arkadaşlarının yarısı kürt istanbulun göbeği çok ta keyifliler maaşallah. ne baskısıymış canım bu. İnsanların asabını bozma kardeşim. uslu uslu yaşasınlar israile kul köle olacaklarına
Beğen
Cevapla
-
eyüp
17 yıl önce
Şikayet Et
medyada yalancı makamlar. kendinizi medyada bir yer edinmeye calıyorsunuz ama olmuyor.evet bazı söyledıklerınızde haklı olabilirsiniz ama bunu herkes biliyor...her ne kadar tarafsız olmama ragmen bazı örgutlere bu agır suclamayı yapmak yanlıs bişey dir...sizde gayet iyi biliyorsunuz turkıyenın kurtler uzerınde baskısı eskıden beri vardır...hala da devam ediyor...bugün turkıye kürtlere yardım yatırım ediyorsa bile içinde bir bit yemeği vardır...onun için kendi kafanıza göre bazı seyleri çizmeyin...
Beğen
Cevapla
-
ibrahim abbas
17 yıl önce
Şikayet Et
tebrik... sayın yazar gerçekten konuya çok iyi bir yorum getirmişsiniz argümanlarınızı çok iyi.hiç dobra dobra değil ama anlatım tarzınız çok iyi.TEBRİKLER
Beğen
Cevapla
-
Hale Bezgin
17 yıl önce
Şikayet Et
Analitik bir değerlendirme. Yazı PKK sorununu analitik bir bakışla ele almış. Yazının bütününde bir propagandadan ziyade sorunu tanımlama çabası var.
Beğen
Cevapla
-
yaşar Gürakan
17 yıl önce
Şikayet Et
İftiradır!. Yazar ayıp etmiş!PKK ya iftira etmiş!Bomba atmakmış insan öldürmekmiş kadın çocuk öldürmekmiş! Bunları PKK mı yapıyor yoook! Anlı şanlı namuslu! yazarlar çizerler politikacılar aydınlar PKK böyle şey yapmaz demiyorlarmı?
Beğen
Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle