Kadir Topbaş bir ilki başarabilir mi

  • GİRİŞ28.10.2008 10:40
  • GÜNCELLEME30.10.2008 22:41

İstanbul, aslında Türkiye'yi seçiyor

Güleni şöyle dursun, ağlayanı bahtiyar...
Gecesi sünbül kokan
Türkçesi bülbül kokan,
İstanbul...

Necip Fazıl Kısakürek



Yahya Kemal’in azizlik mertebesi verdiği ve ...”sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer” dediği İstanbul... Dünya şehri... İçinden deniz, tarih, medeniyet akan şehir. Kelimelerin kifayetsiz, sözlerin anlamsız kaldığı yer. Şadırvanların, güvercinlerin ve minarelerin şehri...

Şehir, Arapça kökenli bir kelime. Medine sözcüğünden türemiş. Medine, medeniyet sözcüğüyle aynı kökten geliyor. Şehir, en yalın ifadesiyle medeniyetin yaşandığı yer anlamına geliyor. Şehir sözcüğünü en çok hak eden yerlerden biri belki de İstanbul. En sevdiğim şehirler, içinden ırmak akanlardır. Birde muhaliflerini ve bozkırın ortasında olanlarını severim...

- İstanbul’un kaosunu ve mistisizmini...
- Bursa’nın şadırvanlarını ve ‘duran zamanını’...
- Diyarbakır’ın muhalifliğini ve surlarını...
- Antakya’nın Habib Neccar’ını ve Sen Piyer’ini...
- İzmir’in asri ve Levanten tarafını...
- Konya’nın Selçukluluğunu...
- Erzurum’un Ulu Camisini...
- Sivas’ın Çifte Minaresini ve Pir Sultan Abdal’ını severim...
- Edirne’nin Mimar’ını ve uzun köprülerini,
- Mardin’in Mezopotamya’ya bakışını ve taşlarını,
- Trabzon’un asabiyesini ve şehzadelerini severim...

Bu şehirleri görmeden Türkiye hakkında söz söylemenin eksik kalacağını düşünürüm.

Türkiye’nin Aynası: İstanbul

29 Mart 2009’da yapılacak yerel seçimler için süre azaldıkça siyasi ortam da ısınmaya devam ediyor. Ülke gündemin hızla değişmesine ve yaşanan onca sıcak gelişmeye rağmen yerel seçimler gündemin baş sırasında yer alıyor. Partilerde hazırlıklar son sürat devam ederken muhtemelen Kasım ayının başında adaylar netleşmeye başlayacak.

İstanbul Türkiye’nin laboratuarı ve toplamı. Ülke ekonomisine yaptığı katkı, 12 milyona yaklaşan nüfusu, sahip olduğu toplumsal dinamizm bütün gözlerin bu şehre çevrilmesine neden oluyor. İstanbul Avrupa’nın orta büyüklükteki ülkelerine eşit bir nüfusa ve ekonomik potansiyele sahip bir kent. Yaklaşan yerel seçimlerin de aslında en büyük ve gerçek kalesi. Her partinin sahip olmak isteyeceği ve hiçbir partinin kaybetmek istemeyeceği bir yer. Türkiye siyasetinin turnusolu. İstanbul hangi yöne giderse Türkiye’de o yöne gider. İstanbul neye karar verirse Türkiye’de ona karar verir.

AK Parti’nin kamuoyu araştırmalarını yürüten üç araştırma şirketinden biri olan ve yaptığı isabetli seçim tahminleriyle bilinen Ankara Sosyal Araştırmalar Merkezinin (ANAR) Genel Müdürü Dr. İbrahim Uslu’yla İstanbul seçimleri üzerine yaptığımız görüşmede, Uslu, İstanbul seçimlerinin önemine dikkat çekerek, “İstanbul seçimlerinin sanıldığı kadar kolay geçmeyeceğini ve İstanbul seçimlerinin genel siyaseti doğrudan etkileyecek bir seçim olduğunu” vurguladı.

İstanbul 29 Mart 2009 yerel seçimlerinde 10. belediye başkanını seçecek. 1963 yılında yapılan düzenlemeye kadar belediye meclisi üyeleri tarafından seçilen belediye başkanları aynı yıl yapılan seçim kanunuyla tek dereceli olarak seçilmeye başlandı. 2009 seçimlerine geçmeden önce yapılan 9 seçimi kısaca hatırlamak ve İstanbul seçimlerinin nasıl ülke siyasetini etkilediğini vurgulamak isteriz.

İstanbul Seçimlerine Tarihten Bakmak

1963 seçimleri İstanbul’un en tartışmalı seçimiydi. Sandıkta Adalet Partisi adayı Kadri Eroğan birinci çıkarken, seçim kurulu kararıyla CHP adayı Haşim İşcan belediye başkanı oluyordu. 1963 yerel seçimlerinde AP’de karar kılan İstanbul, bir anlamda 1965 genel seçimlerinin ve daha sonraki AP iktidarının da iki yıl önceden haberini veriyordu.

1968 yerel seçimleri 1969 genel seçimleri öncesinde kamuoyu yoklamasına dönüşmüş seçimlerdi ve AP adayı Fahri Atabey İstanbul’da belediye başkanlığını kazanıyordu. Doğal olarak bir yıl sonra yapılan 1969 genel seçimlerinde de AP birinci parti oluyordu. İstanbul, bir nevi ülkenin ne taraf gitmesine karar veriyordu.

12 Mart 1971 muhtırası sonrası siyaset yeniden dizayn edilirken yarışa MSP ve MHP de giriyordu. 1970’li yıllar İstanbul’da Karaoğlanlı yıllardı. 1973 Yerel seçimlerinde İstanbul Belediye Başkanlığını CHP adayı Ahmet İsvan kazanıyordu. Bülent ve Rahşan Ecevit’in Robert Kolej’den sınıf arkadaşı olan İsvan, Ecevit rüzgarını arkasına alıp yarışı AP adayının açık ara önünde tamamlıyordu. 14 Ekim 1973 genel seçimlerden 56 gün sonra yapılan 9 Aralık 1973 yerel seçimleri genel seçimlerin sağlamasının yapıldığı seçimlerdi ve CHP bu iki seçimi de hem İstanbul’da hem de Türkiye’de önde tamamlıyordu.

1977 Yerel seçimlerinde İstanbul henüz Karaoğlan’dan vazgeçmiş değildi. İstanbul vazgeçmeyince doğal olarak Türkiye de vazgeçemiyordu. Fakat Ecevit İsvan’dan vazgeçip Aytekin Kotil’i aday yapıyor ve belediye başkanlığını kazanıyordu. 5 Haziran 1977 Genel seçimlerinin sağlamasının yapıldığı seçim olan 11 Aralık 1977 yerel seçimleri CHP’nin üstünlüğünü pekiştiren seçimler oldu. Aslında bu seçimler ülkede Ecevit rüzgarının kasırgaya dönüştüğü ve genel başkanın kimi aday yapsa kazanacağı seçimlerdi.

1980 Darbesiyle ara verilen siyasi hayat 6 Kasım 1983 genel seçimleriyle yeniden başlarken yerel seçimlerde 25 Mart 1984 tarihinde yapılıyordu. 1983’te Özal’ı tercih eden İstanbul, beş ay sonra belediyeyi de Anavatan Partisine ve Bedrettin Dalan’a emanet ediyordu. İstanbul’un haritasını değiştiren Dalan, Özal rüzgarıyla İstanbul’a büyük hizmetler yapıyordu.

1989 yerel seçimleri İstanbul’un en ilginç seçimlerinden biriydi. Bir yanda popülaritesi partisini gölgede bırakan ‘efsane başkan’ Dalan öbür tarafta ise diğer partiler ve o zamana kadar adı sanı duyulmamış bir öğretim üyesi olan Nurettin Sözen vardı. İstanbul Sözen’de karar kılarken bir anlamda Özal dönemine son veriyor ve yeni bir tarih yazıyordu. İstanbul’u kaybeden Anavatan Partisi 1991 genel seçimleriyle bütün Türkiye’yi DYP-SHP koalisyonuna teslim ediyordu. İstanbul yine yapacağını yapmış SHP’nin gelişini hem de iki yıl önceden haber vermişti.

1994 Yerel seçimleri ise Türkiye’ye yeni bir lider kazandıran ve ülkenin siyasi tarihini değiştiren seçimler olarak tarihe geçti. Bir yanda Anavatan Partisi adayı İlhan Kesici (% 22.1), diğer yandan DYP adayı Bedrettin Dalan (% 15.4), öbür tarafta SHP adayı Zülfü Livaneli(% 20.3) yarışırken,  RP adayı Recep Tayyip Erdoğan (% 25.1) en yakın rakibinin önünde 117.807 gibi İstanbul için küçük sayılacak bir farkla yarışı birinci tamamlıyordu. Yeri gelmişken CHP’nin adayının Ertuğrul Günay olduğunu belirtelim.

İstanbul sürekli yaptığı gibi 1994 yerel seçimlerinde bir yıl sonra yapılacak genel seçimlerin ve RP iktidarının haberini veriyordu. ‘İstanbul hangi kararı alırsa Türkiye o karara uyar’ sözü yeniden doğrulanmıştı. İstanbul bu tercihiyle yeni bir dönemin başlamasına ve Türk siyasal hayatını derinden etkileyecek bir sonucun altına imza atmıştı.

Genel seçimlerle aynı anda yapıldığı ve daha çok genel seçimler konuşulduğu için “gölgede kalan seçimler” olarak da nitelendirilen 18 Nisan 1999 yerel seçimlerine Anavatan Partisi Ali Talip Özdemir, CHP Adnan Polat, DSP Zekeriya Temizel, MHP Ahmet Vefik Alp’le girerken RP’nin yerine kurulan Fazilet Partisinin adayı Ali Müfit Gürtüna’ydı.  

2004 seçimleri 2002 seçimleri sonrasında yapılması ve AK Parti için iktidarının pekişmesi veya tartışmaya açılması anlamında simgesel anlam taşıyordu. İstanbul tercihini AK Parti’den yana kullanıyor ve Kadir Topbaş Büyükşehir Belediye başkanı oluyordu. Kadir Topbaş’ın en büyük rakibi ise İzmit’ten İstanbul’a getirilen CHP adayı Sefa Sirmen’di.

İki Defa Seçilen Yok

Yapılan dokuz yerel seçimde İstanbul’da iki defa üst üste belediye başkanı olmuş bir isim yok. Tarihsel bir veri olarak karşımızda duran bu gerçeklik karşısında mevcut başkanın ne yapacağı doğrusu büyük merak konusu. Topbaş’ın adaylığı konusunda nihai kararı Erdoğan verecek. Erdoğan tarihin akışını mı değiştirecek yoksa tarihin hükmü Erdoğan’ın kararını mı değiştirecek bekleyip göreceğiz.

Gayrı resmi olarak aday olduğunu deklare etmiş bulunan Kadir Topbaş için bu istatistiğin ne anlam ifade ettiğini bilmiyoruz ama partiler için İstanbul’u kazanmanın veya kaybetmenin Türkiye’ye kazanmak veya kaybetmek anlamına geldiğini kesin olarak biliyoruz.  

CHP’de Kemal Kılıçdaroğlu, İlhan Kesici ismi yanında birçok isim ortada dolaşırken, DSP’de Mustafa Sarıgül adı yüksek sesle telaffuz edilmeye başlandı. Seçimlerin favorisi AK Parti gözükmekle birlikte İstanbul her an bir sürpriz yapabilir.

Unutmamak lazım ki İstanbul sadece yerel iktidarını belirlemiyor aynı zamanda Türkiye’nin yönünü ve iktidarını da belirliyor.

 

Hüseyin YAYMAN / Haber 7
huseyinyayman@gmail.com 


Bir sonraki yazıda ‘İstanbul’un Seçimini’ analiz etmeye devam edeceğiz ve CHP cephesini ele alacağız.

Yorumlar18

  • ABDULKADİR TAŞBAŞI 17 yıl önce Şikayet Et
    ne çekişmesi ya açık ara ÖNDEYİZ. ne çekişmesinden bahsediliyor istanbula yapılan hizmetleri görememek telafisi mumkun olmayan bir hata bir gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet olsa gerek
    Cevapla
  • abdullah abdullah 17 yıl önce Şikayet Et
    çekişmeli olacak. saadet şimdi.mazlum ayağa kalkmadıkça zalim asla diz çökmez.saadet şimdi.ülke olarak kimse boyun eğmemek için.saadet şimdi istanbulu bizans kokusundan kurtarmak için.saadet şimdi ahlaksızlığın bataklıkta kurutmak için.saadet şimdi geleceğimizi yabancılara ipotek etmemek için.saadet şimdi herkesin haklarına riayet edip insanca yaşaması için.saadet şimdi bir olup birleşmemiz için.saadet şimdi önceden kardeşce yaşadığımız gibi.saadet şimdi baharı müjdelediği için.teşekkürlerimi iletiyorum tüm herkeslere saygı
    Cevapla
  • kadir yarcin 17 yıl önce Şikayet Et
    unutmadık. chp zamanın da ne sular akardı ne çöpler toplanırdı gidip camilerden bidonlarla evimize su taşırdık vurgun rüşvet almış yürümüşdü ( en ünlüsü iski skalndalı) bunların hepsi chp zamanında oldu ama şimdi hizmet var halka hizmet etmek için gecesini gündüzüne katmış bir mimarımız var hiçbirşey yapmamış olsa bile metrobüs ve tüp geçit için kendisini yeniden seçerim
    Cevapla
  • emrullah 17 yıl önce Şikayet Et
    İçerik mükemmel. Yazının konusu kadar içeriği de mükemmel olmuş. Yazara teşekkürü bir borç biliyorum. Başkan konusunda da başkanın hizmetlerini görmezden gelmek nankörlükten başka birşey olmaz. Hizmet edene hakkını vermek lazım. Kim olursa olsun. Hizmetler Sayın Erdoğanla başladı Topbaşla devam ediyor. Bundan sonrada devam edecek inşaallah. Ergun Göknel vb. lerini tekrar görmek istemiyoruz. Unutmadık Unutmayız Unutmayacağız...
    Cevapla
  • haydar bas 17 yıl önce Şikayet Et
    ankara. arkadaşalar ankara b.b.baskanı kose ye sıkıstı gecen secım ortaya bır zar attı tuttu denız baykal bu sefer akkılı davrandı bence melıhın koltugu ist depremi gıbı sallanıyor
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat