Sessiz Devrim: TRT Kürtçe
- GİRİŞ02.01.2009 10:21
- GÜNCELLEME02.01.2009 10:21
Kürtleri sevmeyen bir Türk varsa Türk değildir; Türkleri sevmeyen bir Kürt varsa Kürt değildir!" Ziya Gökalp, 1922
TRT'nin Kürtçe kanalı "TRT Şeş (6)"in test yayınına geçen hafta start verildi. Bugün de normal yayınına başlıyor. İlk gün açılışta Rojin, Şivan Perwer'in şarkısı 'Mehemedo'yu seslendirdi. Böylece Türkiye bir tabudan daha kurtuldu.
Özal'ın 1987 yılında TRT bünyesinde GAP TV'yi kurmak suretiyle amacının Kürtçe TV yayınını başlatmak olduğu öne sürüldü. Fakat Özal'ın ömrü buna yetmedi. Özal'ın vefatıyla proje bir daha gelmemek üzere rafa kaldırıldı. Özal sadece Kürt meselesinde değil Türkiye'nin komşularıyla ilişkilerinde ve diğer sorunlarda da daha özgüvenli hareket etmesini istiyordu. Bu maksatla bir Kürt Enstitüsü kurulmasını elzem görüyor ve meseleyi daha sivil bir gözle ele alıyordu. Turgut Özal, Ankara veya İstanbul'da açılacak bir Kürt Enstitüsü'nün Paris'te açılmış olan bir enstitüden daha hayırlı olacağını belirtiyordu.
Özal döneminin simge isimlerinden Adnan Kahveci, TRT GAP'ın hikâyesini şöyle anlatıyor: "GAP TV'yi kurarken amacımız devletin bölge halkına daha iyi ulaşmasıydı. 1987 sonunda TRT'den sorumlu bakan olduğumda, Doğu ve Güneydoğu'nun yüzde elliye yakın kısmı TV izleyemiyordu. GAP TV'yi kurarken düşüncemiz, bu kanalın arada sırada Kürtçe şarkı, türkü yayınlaması yönünde idi. Ama askerî rejim tarafından çıkarılan Kürtçe yasağı devrede olduğu için 1990'a kadar hiçbir adım atılamadı."
Yasaklar, Kürtçe kasetlere ilgiyi artırdı
12 Eylül rejiminin yasakçı ve otoriter uygulamalarının kalktığı, Türkiye'nin hızla normalleşmeye doğru yürüdüğü dönemde yükselen PKK terörü, demokratikleşmenin önünde engel teşkil etti. Güneydoğu'da başlayan düşük yoğunluklu çatışma ülkenin sıcak, bölgenin olağanüstü günler yaşamasına sebep oldu. Terör bitmeden masaya gelmeyeceği söylenen demokratikleşme paketi ancak 2002'de yeniden gündeme alınabildi. Türkiye maalesef 'zaman ve zemin' kaybetti. Yaşanan pratik mesele karşısında Türkiye'nin tutarlı ve kalıcı bir siyasetinin olmadığı ortaya koyuldu.
Yasakların cazibesiyle Kürtçe kasetler merdivenaltı piyasasında milyonlarca sattı. Bölge halkı basit bir çıkarımla "İngilizce, Fransızca, Arapça şarkı dinliyorum neden Kürtçe türküleri dinleyemiyorum?" demeye başladı. Yasakların kalkmasıyla milyon satan kasetlerin satışları düştü ve eskisi kadar satılmamaya başladı. Meselenin normalleşmesi ve aşırı politize olmuş bir dilden kurtulması resmin daha net biçimde görülmesini kolaylaştırdı.
Yasakların nasıl çözümsüzlük yarattığını herkes kabul ederken bunları kaldırmak için ciddi adımların atılmaması yaranın derinleşmesine neden oldu. Orgeneral Aytaç Yalman bu dönemde yaşananları şöyle anlatıyor: "Sosyal sorun' döneminde, Kürtler kendini ifade, dilini konuşmak, türküsünü dinlemek, kültürünü yaşamak gibi talepler ileri sürüyordu. Sorun o aşamada çözülebilirdi. Oysa bizler o dönemde, Kürt yoktur, diye eğitilmişiz. Sosyal istekleri bile yıkıcı faaliyetler kapsamında görüyoruz... Dolayısıyla sorunu zamanında görmemişiz." (Fikret Bila, Komutanlar Cephesi, Detay Yayıncılık, 2007)
Bir an geriye yaslanın ve Kürtçe dil kurslarının açılması hakkında kopartılan fırtınayı gözünüzün önüne getirin. Dil kursları açıldı. İnsanlar önce ciddi bir ilgi gösterdiler, açılışlarda izdiham oldu. Bir müddet sonra bu kurslar öğrenci bulamamaktan iflas etti ve birer birer kapandılar. Onların yerine İngilizce, KPSS ve bilgisayar kursları açıldı. Olayın teorik yanı bir tarafa, yaşanan pratik dahi irdelense mesele hal yoluna daha kolay girecek.
TRT'nin Kürtçe yayını ne anlama geliyor?
TRT'nin 24 saat kesintisiz Kürtçe yayın yapan bir kanala sahip olması yakın dönem tarihi göz önüne getirildiğinde gerçekten önemli bir devrim. TRT'nin bu işi derin ve sessiz bir biçimde yürütüp kanalı açmış olması gerçekten alkışlanacak bir olay. TRT Kürtçe'nin anlamının ve değerinin daha iyi anlaşılabilmesi için bir müddet daha zaman geçmesi ve olayın şokunun atlatılması gerekiyor. TRT Kürtçe'nin yayına başlaması Türkiye'nin eskimiş siyaset anlayışını değiştirmek istediğinin önemli göstergesi. Türkiye ezber bozuyor ve izleyenlerini şaşırtmaya devam ediyor. Zaten bu güzel ülkeyi cazip ve heyecanlı kılan da tüm ümitlerin bittiğinin sanıldığı bir anda her şeye yeni baştan başlayabilme ve tüm denklemi değiştirebilme vasfı değil mi?
Bölge halkının kanala yayınların içeriği şartıyla destek verdiği tespit edilirken, PKK'nın bu açılıma sıcak bakmadığı ve olayı baştan yok varsaydığı görülüyor. PKK'nın bu olaydan rahatsız olması çok normal, daha kanal yayına başlamadan kopartılan fırtına bu direncin ilk işaretleri. PKK'nın istismar ettiği demokratik açılımlarla zemin kaybetmesi daha fazla şiddete yönelmesine neden olabilir.
Diyarbakır'a yakın zamanda gittiğimde insanların TRT'nin Kürtçe yayınına sıcak baktıklarına ve genel bir destek verdiklerine bizzat yerinde şahit oldum. Hacı Aziz'in çay ocağında hikmet ve ilmi siyaset sahibi 'Diyarbakır ulularıyla' demli çaylar eşliğinde yaptığımız sohbet gerçekten harikaydı. Bu insanlar zaten bu yasağın neden olduğunu anlayamadıklarını ve Kürtlerle Türklerin kardeş olduğunu söylerken yasakçı zihniyetin bu kardeşliği bozduğunu ifade ettiler. Önceleri Erivan Radyosu'ndan, daha sonraları BBC üzerinden ve Med TV üzerinden dinledikleri türküleri şimdi TRT'den dinlemek onlar için gerçekten büyük bir olay.
TRT Kürtçe eğer doğru bir yayın stratejisi belirleyebilir ve diğer kanallarla herhangi bir yarış içinde olmazsa muhakkak ki başarılı olur. Kürtçe kanalın mesaj taşıma kaygısı baştan ölü doğmasına neden olacakken politize olmuş bir dille serinkanlı bir duruş arasında bir yerde konumlanması icap ediyor. TRT Kürtçe'nin diğer sosyal ve ekonomik açılımlarla desteklenmesi ve bütün bu adımlar arasında bir koordinasyonunun sağlanması ivedilik arz ediyor. Yeni kanalın adı Heşt (8) olacaktı; ancak son anda yapılan bir değişiklikle Şeş (6) oldu. Kanalın "ideoloji satmadan, devlet düşüncesini de satmamayı" ilke haline getirmesi önemli bir karar, umarız bu kararlarının ardında sonuna kadar dururlar.
Kürtçe yayınla başlayan süreç TRT Kürtçe'yle, üniversitelerde Kürdoloji bölümlerinin açılmasıyla devam ediyor. TRT Kürtçe ile Türkiye bir tabusundan daha kurtuldu. Türkiye normalleştikçe kafasında büyüttüğü sorunların aslında hiç de o kadar büyük olmadığını görüyor ve korkularından kurtuluyor. Bu süreci cesaretlendirmek ve katkı sağlamak gerekiyor. Başka Türkiye yok...
* Bu analiz 1 Ocak 2009 Perşembe günü Zaman Yorum’da yayınlandı
Hüseyin YAYMAN
huseyinyayman@gmail.com
Yorumlar11
-
asyalı
17 yıl önce
Şikayet Et
ve ek olarak. kürtler bizim varsın kardeşimiz olsun..ki öyledır..benim en yakın dostum da bir kürttür..
yeterki haddelerini bisinler..televizyonda radyoda açsınlar..bebek katilinin posterının altında toplanmasınlar..
türk milletının kımseye dusmanlıgı yoktur..olamazda..onu muhtaç olanlar dusunsun..eger dusmanlık onlara yakısıyorsa..asıllık ayrı bir şey..hemde çok ayrı
Beğen
Cevapla
-
Ali Suret
17 yıl önce
Şikayet Et
KENDİNİZE GELİN!!!-2. Ha bu arada sakın param yok, işim yok demeyin. Devletimizin, Camilerimizin altlarında kütüphaneler var neler var neler. Boş lafla uğraşmayında gidip bakın okuma yazma varki buraya yazabiliyorsunuz. Bilmiyorsanız , eğer diyar-ı bekirliysen gel tarihini ben anlatıyım. Urfalıysan gel ben anlatıyım sana nerde hangi yerde meftun mübarek insanlar var. Lazsan gel o Trabzonda yaylanın tepesinde ne evliyalar var. Bir olmak,vahdet olmak varken ikiliğin anlamı ne kimsenin bir kazancı olmaz buna emin ol!!!!
Beğen
Cevapla
-
Ali Suret
17 yıl önce
Şikayet Et
KENDİNİZE GELİN!!!. Ey arkadaşlar ne yapıyorsunuz siz. Bir tarafda Türk genci lafı, Bir tarafta Kürt genci. Bir tarafta Laz genci. Ne oluyor size. Ne çabuk unuttunuz Sütcü imamı, İpsiz Recebi. Yav biz kardeşiz kardeş. Mayamız sağlam. Ben kürdüm diyen arkadaşa gidip doğudaki mübarek evliyaları araştırmasını. Mevlevi babalarını araştırmasını. Laz kardeşime Gül babayı,Alvarlı Efeyi araştırmasını. Anadoludaki mübarek insanları araştırmasını rica ediyorum. Bakalım çıkarsız, içinde kin olmadan nasıl insanları toprağını sevmişler!!!
Beğen
Cevapla
-
Abdullah Kabul
17 yıl önce
Şikayet Et
Diclenin sesi radyosu. Devlet ilk defa Kürtçe yayın yapmıyor. daha önce diclenin sesi radyosu aracılığıyla yıllarc ayayın yaptı. 1994-1995 yıllarında uydu üzerinde TRT 3 kanalı bandında bu radyoyu dinliyordum. Qurmanci, zazaki, soranaki ve arapça terör örgütüne çağrıda bulunuyor, aynı dillerde bölge ile ilgili haberlere ve müzigğe yer veriyordu... Diclenin sesi yürümedi... İnşallah TRT 6 devam eder... bu sesiz devrim yerini bulur ve bu ülke haketmediği bir meseleyle uğraşmak zorunda kalmaz.
Beğen
Cevapla
-
Acarbey
17 yıl önce
Şikayet Et
türk genci. kardeşim biraz kendimizle dürüst olalım. bu ülkede 30 milyon kürt var. peki kaç milyon laz var? kaç milyon çingene var? sen kürt nüfusunu çingene nüfsuyla bir mi tutuyorsun. Ayrıca türkler almanyaya 1970 lerde gittiler ve almanyada o tarihten beri alman okullarında haftada 2 saat türkçe dersleri var.sen yurt dışına giden öğretmenlerden haberdar olmadın mı? alman senin göçmen senin işçi çocuklarına bu hakkı verirken sen neden kendi vatandaşından bu hakkı saklıyorsun. bir şeye karşı olabilirsin ama bunu çarpma
Beğen
Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle