Güneydoğu Seçim Notları: Cizre
- GİRİŞ16.03.2009 11:23
- GÜNCELLEME16.03.2009 11:23
Güneydoğu Geçmişte kime oy verdi?
Bugünden itibaren yeni bir yazı dizisi başlatıyoruz. Yerel seçimlere az bir süre kala merakla sonucu beklenen bölgesinde nabız tutup en son haberleri sizlerle paylaşacağız. Nevruz’un yaklaşmasına bağlı olarak siyasi tansiyonun hızla yükseldiği bölgede ilk durağımız kadim medeniyetlere ev sahipliği yapan Cizre olacak.
22 Temmuz 2007 Genel seçimlerinden bu yana en çok tartışılan konuların başında mahalli seçimlerde “Güneydoğu’da DTP’nin mi AKP’nin mi birinci olacağı” konusu geliyor. Meseleye tarihsel perspektiften baktığımızda çok partili hayata geçilip serbest seçimlerin yapılmasıyla beraber bölge halkının tercihlerinin de değiştiği görülüyor. Bölge halkı oylarını 1950’li yıllarda DP’ye; 1960’lı yıllarda AP’ye ve CHP’ye;1970’li yıllarda CHP’ye, 1980’li yıllarda Anavatan Partisine; 1990’lı yıllarda ise HEP geleneğine ve RP’ye verdi. 1990’ların sonunda merkez partiler bölgede tabela partilerine döndü ve seçmen desteğini önemli ölçüde yitirdi.
HEP, DEP, HADEP, DEHAP ve DTP’le devam eden ‘bölge partilerinin’ seçmen desteğini Türkiye geneline yayamaması bir etnik parti görüntüsü vermelerine neden olurken bu durum aynı zamanda çağdaş açılımlar yapmalarına engel oldu. Bugün DTP’de benzer sorunlarla karşı karşıya ve “pratikle-teori” arasına sıkışmış bir halde.
Bölgede yaptığımız gezilerde DTP’nin 22 Temmuz sonrası kimlik siyasetine daha fazla abandığı ve şiddetin yapıştırıcı etkisine sığındığı gözlense de aynı anda proje, belediyecilik ve hizmet gibi yeni kelimeleri de literatürüne kattığı gözleniyor.
Bölgede AKP-DTP rekabeti
1999 yerel seçimlerinde Diyarbakır, Ağrı, Batman, Bingöl, Hakkari, Siirt ve Van dahil toplam yedi ilde belediye başkanlıklarını kazanan HADEP, 2004’te Siirt, Bingöl, Ağrı ve Van’ı AKP’ye kaptırdı.
DTP asıl şoku 22 Temmuz seçimlerinde yaşadı. 22 Temmuz 2007 Genel seçimlerinde öyle sonuçlar alındı ki eğer bu seçimler belediye başkanlığı seçimleri olsaydı DTP Kürtler üzerindeki tüm iddialarını kaybetme ihtimaliyle karşı karşıya kalacaktı.
Bugün bölgede DTP ve AKP’den oluşan ikili bir parti sistemi var. DTP özellikle 2007 yerel seçimlerinden sonra siyasi duruşunu tashih etme gereği duydu ve halk üzerindeki etkisini kaybetmeye başladığını gördü.
DTP bu seçimleri bir “varlık-yokluk mücadelesi” olarak görüyor. Bu yüzden de başta Kürtçe Televizyon olmak üzere, atılan her türlü demokratik adımı ve en küçük bir sivil girişimi bir tehdit olarak görüyor. DTP sokağı kontrol altında tutmak için gerilimi tırmandırıyor ve muhasara altına “kalelerini” vermek istemiyor .
Cizre’den seçim notları
Cizre, Dicle’nin kenarında yer alan kadim şehirlerden biri. Ona Dicle’nin çocuğu da diyorlar. Baharın gelmesiyle birlikte bölge ayrı güzelliğe havaya bürünmüş. Her taraf yemyeşil ve dağlarda çiçekler açmaya başlamış. Yazın şiddetli çöl sıcakların yaşandığı şehirde en güzel mevsim kısa süren Bahar. Kasrik Boğazı eriyen kar sularıyla tam bir su cennetine dönüşmüş durumda.
Bölgenin önemli şehirlerinden ve Kürt ulusalcılığının kök bulduğu yerlerden biri olan Cizre’de yakın geçmişte acı olaylara yaşansa da bugün artık bunlar geride kalmış. Geçim derdi tüm sorunların önüne geçmiş durumda. Şehirde yoğun işsizlik var. Kahveler, parklar, çay ocakları işsizlerle dolu.
Cizreliler Habur’un eski parlak günlerini özlüyorlar. Dicle’nin kıyısındaki parkta gençlerle yaptığımız sohbetlerde burada “seçim değil sayım olacağını” belirtirlerken özellikle AK Parti adayının DTP karşısında zayıf kaldığını belirtiyorlar. DTP seçmeni bu seçimi bir hizmet yarışı olarak değil onur mücadelesi olarak görüyor ve çok fazla bir hizmet getirmese de DTP’de ısrar ediyor. AK Parti adayını “davaya ihanet eden biri” olarak görüyor.
2004 yerel seçimlerinde AKP 6109 (% 27.4), DTP 13541 (% 60.8) oy almış. Rakamlara bakıldığında iki parti arasında yüzde yüz fark olduğu görülüyor. AKP’nin önce bu farkı kapatması daha sonra DTP’yi geçmesi gerekiyor.
DTP mevcut belediye başkanı Aydın Budak’la yola devam kararı almış. AK Parti ise Naim Ayhanoğlu ile yarışıyor. CHP ve MHP aday çıkarsa da bu adayların kağıt üzerinde adaylar olduğunu ve asıl yarışın DTP ile AK Parti arasında geçeceğini dile getiriyorlar.
Ayhanoğlu Başbakan Erdoğan’ın kendilerine sonuna kadar destek verdiğini ve belediye başkanlığını kazanmaları halinde başta Cizre Havaalanı olmak üzere birçok hizmeti şehre getireceklerini ve AK Partili belediyecilik anlayışını burada hâkim kılacaklarını söylüyor.
Yakın geçmişte RP’nin kalesi konumunda olan Cizre’de bölgenin sevilen isimlerinde Haşim Haşimi uzun süre belediye başkanlığı yapmıştı. AK Parti, dindar taban üzerine yerleşen ve Tayip Erdoğan sempatisi ile birleşen doğru bir stratejiyi tam olarak oturtamadığı için DTP karşısında Cizre’de sorun yaşıyor.
Bin dört yüz yıllık Ulu Camide görüştüğümüz yaşlı Cizreliler Tayip Erdoğan’ı çok seviyorlar. Davos gecesini hepsi izlemiş ve ona yeni Selahattin Eyyubi ismini vermişler. TRT 6’yı olumlu ama geç kalmış bir adım olarak görüyorlar. AK Parti’nin genel politikalarından ve Kürt meselesinde yaptığı açılımlardan oldukça memnunlar.
Cizre’nin kanaat önderleri DTP’nin burada güçlü olduğunu insanların “hizmete değil ideolojiye” oy verdiğini öne sürüyorlar. Cizre’ye AK Parti’nin önemli hizmetler getirmesine rağmen bunları halka iyi anlatamadığını ve 22 Temmuz’a göre siyaseten gerilediğini belirtiyorlar.
DTP, kimlik siyaseti ve PKK kartıyla oy isterken AK Parti hizmet ve demokrasi vaadiyle seçmenin gönlünü kazanmaya çalışıyor. AK Parti genel siyasette elde ettiği krediyi belediye başkanlığı seçiminde oya tahvil edemiyor.
Cizre’de DTP favori ama seçim onlar içinde çantada keklik değil ve AK Parti ciddi biçimde seçimlere asılıyor. Hizmet ve daha iyi bir gelecek vaat eden Naim Ayhanoğlu sürpriz peşinde.
Bir sonraki yazıda Nusaybin, Kızıltepe ve Mardin’de seçimin nabzını tutacağız.
..
HUSEYİN YAYMAN - HABER 7
Yorumlar41
-
Hapşuu!
16 yıl önce
Şikayet Et
ERKAN BALIKÇı yapmacık milliyetçi seni.... bu arkadaş bunları söyleyerek insanları hem kırıyor hem de tüm kürt kardeşlerimizi aynı kefeye koyuyor,ne tarih biliyor ne kültür,ben sınır illerinde olan vatandaşlarımızın en vatansever insanlar olduğunu biliyorum,çünkü savaşlar burdan başlar en zinde askerler ilk buraları vurur,hadi doguda köyde yaşa evine gece baskın yapsınlar da bu kadar kolay konuş...devletimiz güçlü olacak ki orada pkk sönecek dogudaki kardeslerimiz evine sıcak ekmek götürecek cocuğunu okula götürecek...YANİ güçlü olmak için AKP ...
Beğen
Cevapla
-
Ali Gokce
16 yıl önce
Şikayet Et
Metin Sahin. Bulgaristanda, Iranda, Rusyada, Cinde, Kosovada, Irakta, Suriyede yerli turkler yasiyor, bunlarin hangisi icinde bulunduklari topluma silah cekmis, kundaktaki bebege, okuldaki ogretmene kadar kan dokmus? Farkimiz bu iste. Azgin bir toplumu Allah muzaffer kilar mi?
Beğen
Cevapla
-
metin sahin
16 yıl önce
Şikayet Et
Ercan Balıkçıya. Sen şimdi bütün bu olanlardan sonra oturup susmamızı mı bekliyorsun.Hz.Alinin bir sözü var haksızlıklar karşısında eğilmeyin,çünkü hakkınızla beraber onurunuzuda kaybetmiş olursunuz.Ayrıca İmamı Gazalininde çok güzel anlamlı bir sözü var.Bu sözüm sana gelsin..Cahilerle asla tartışmayın çünkü asla kazanamazsınızz.
Beğen
Cevapla
-
metin sahin
16 yıl önce
Şikayet Et
Ercan Balıkçıya. Kardeşiz diyorsunuz.Güneydoğuda 20.000'e yakın faili meçhul cinayet var.Ve herkeste bunu görmezden geliyor.Kimseden çıt yok.Bir ermeni öldürülüyor haftalarca aylarca gündemden düşmüyor.Ama 20000 bin kişiye yakın öldürülüp asit kuyularına atılmış ses yok..Filistinde olanlara tepki gösterilirken yanıbaşlarındaki kürtlere yapılan işkencelere kimseden ses çıkmıyor.Tayyip erdoğan siz öldürmeyi iyi bilirsiniz diyor ama kendi ülkesinde kürtlere karşı kadında olsa çocukta olsa gereğini yapın diyor..
Beğen
Cevapla
-
metin sahin
16 yıl önce
Şikayet Et
Ercan Balıkçıya. Dünyadaki hiçbir halkın dili bu kadar yasaklanmamıştır.Elin ingilizi elini kolunu sallaya sallaya geliyor ama kürdü gelemiyor.İnsanlar çocuklarına yabancı isimler bırakabiliyor ama kürtçe isimler bırakamıyor.Bu mu kardeşlik..
Beğen
Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle