AKP cephesinden açılım manzaraları

  • GİRİŞ28.12.2009 11:10
  • GÜNCELLEME28.12.2009 11:10

Diyarbakır’ın sihirli atmosferi içinde Dağ Kapı’dan, Mardin Kapıya doğru yürürken aklıma 90’lı yıllardaki manzara geliyor. Caddeden yükselen Kürtçe müzik sesleri yerini artık derin bir sessizliğe ve çözüm umutlarına bırakmış durumda. Yasaklı dönemde Şiwan’ın, Civan Haco’nun kasetleri merdiven altı piyasada çoğaltılıp yüz binlerce satarken bugün yasakların kalkmasıyla bu kasetlere olan ilgi epey azalmış. Yasakların kalkması hem sorunları hem şehri hem de günlük hayatı normalleştirmiş ve kendi doğal ritmine terk etmiş

Ulu Cami’nin değişmez müdavimleri bizi tebessümle karşılarken demli çaylar eşliğinde ilerleyen sohbetimiz aslında fazla söze gerek bırakmıyor. Soğuk zemheri gününde birkaç saatliğine çıkan güneşten faydalanmak isteyen topluluk küçük sandalyelerini alıp kendini dışarı atıyor. Diyarbakır’ı bilenler, Ulu Caminin ve çevresinin büyülü havasını muhakkak teneffüs etmişlerdir. Bölge son dönemde açılan vakıflar, dernekler, çay ocakları ve kitapçılarla tam bir kültür merkezine dönüşmüş durumda.

Hasan Paşa Hanında görüştüğümüz önemli bir STK yöneticisi, Demokratik Açılım sürecini destekliyor ancak fazla ümitvar olmadığını da belirtmek ihtiyacı duyuyor. Halkta, Başbakan Erdoğan’a karşı ciddi bir sempati ve muhabbet gözlenirken Adalet ve Kalkınma Partili kadrolar sert biçimde eleştiriliyor. Diyarbakır’da DTP’nin kapatılması dolaylı biçimde de olsa AK Parti’ye fatura ediliyor. DTP’nin kapatılmasının, Kürtler arasındaki özeleştiri sürecini durduğu dile getirilirken parti kapatmanın PKK’nın elini güçlendirdiği öne sürülüyor.

‘Kürtsüz, Kürt açılımı’

Bölgede yaptığımız ziyaretlerde DTP’nin kapatılması ve son yapılan KCK operasyonlarıyla “PKK’nın Kürt siyaseti üzerindeki ipoteğinin pekiştiği”, “Abdullah Öcalan hegamonisinin” arttığı görülüyor. Özellikle seçilmiş belediye başkanlarının gözaltına alınıp kelepçeli biçimde fotoğraf verilmesi örgütlü Kürtler arasında ciddi rahatsızlığa neden olmuş durumda. DTP tabanında bu gelişmeler “Kürtsüz bir Kürt açılımı” olarak takdim ediliyor. Yapılan son operasyonlar ve parti kapatılması açılım sürecinde AK Parti’nin elde ettiği psikolojik üstünlüğe ciddi bir darbe vurmuş.

Adalet ve Kalkınma Partisi sadece DTP tabanı tarafından değil ilginç biçimde muhafazakâr Kürtler tarafından da eleştirilmeye başlanmış. Sivil Kürtler, silahın artık bir hak arama aracı olmaktan çıkarılmasını talep ederken, devlet bir türlü bu özeleştiri sürecinin devam etmesine izin vermiyor. Halk kepenk kapatma döneminin artık son bulması gerektiğini dile getirirken, esnafın esas gündemini ekonomik kriz oluşturuyor. Küresel ekonomik krizle bölgedeki aş ve iş sorunu daha da derinleşmiş ve dayanılmaz hale gelmiş durumda.

Bölgedeki sivil toplum örgütleri yaşanan süreçten oldukça endişeli ve demokratik kanalların muhakkak açık tutulması gerektiği dile getiriyorlar. Sivil toplum örgütü yöneticileri silahın bir hak arama aracı olmaktan çıkarılması gerektiğini öne sürüyorlar. Diyarbakır’ın en büyük sivil toplum örgütlerinden biri olan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Galip Ensarioğlu, ‘açılımın devam etmesi gerektiğini bu kadar konuşulduktan sonra geri dönülmesi halinde daha büyük sorunların çıkacağını” belirtirken “sürecin doğru yönetilmesi durumunda çözümün çok kolay aksi takdirde çok zor” olacağını öne sürüyor. 

AK Parti Sokağa inemiyor...

AK Parti, bölgede devrim sayılacak açılımlar ve önemli yatırımlar yapmasına rağmen 29 Mart seçimlerinden sonra yeniden elde ettiği psikolojik üstünlüğünü son dönemde yeniden kaybetmiş. Başbakan’ın 2005 konuşması burada herkes tarafından takdirle karşılanırken, toplum Başbakan’ın yeniden o noktaya dönmesini istiyor. Bağımsız gözlemciler, Adalet ve Kalkınma Partisinin hizmetlerinin halka tam olarak anlatılamadığı dile getiriyor.  

AK Parti uzun zamandır sokaktaki ve siyasetteki üstünlüğünü DTP’ye terk etmiş durumda. DTP’nin 29 Mart seçimlerinden önce “AK Parti’nin taktikleriyle AK Partiye karşı” yeni bir mücadele stratejisi başlatması iktidar partisini kilitlemiş durumda. DTP’liler kapı siyasetini çok iyi yapıyorlar ve asıl propagandalarını mahalle örgütleri aracılığıyla birebir biçimde yürütüyorlar.

AK Parti, Batı’da olduğu gibi Doğu’da da “Demokratik Açılım”ı hem kendi tabanına hem de sokaktaki halka anlatamıyor. Asıl sorunda burada yaşanıyor. Sürecin uzaması ve sokak eylemleri sürece pozitif bakan kesimleri dahi tedirgin etmiş durumda. Bu psikoloji devam ederse sürece verilen destek daha da azalacaktır. Gelinen noktada Demokratik Açılım sürecini,  paketin içinde neler olduğundan daha çok psikolojik algılar yönetir hale gelmiş.  

AK Parti, bu sürecin istediği gibi sonuçlanması istiyorsa süreci yeni baştan ele almalı ve usul konusunda yaptığı hataları acilen telafi etmelidir. İktidar partisi iyi niyetli ve samimi olmasına, bu sorunun artık sürdürülemez bir sorun haline gelmiş olmasına ve ödenen ağır bedellere rağmen usul iyi tayin edilmezse çözüm gelmeyecektir. AK Parti acilen bir durum değerlendirmesi ve hasar tamiri yapmalı ve yoluna yeni bir açılım kadrosu ve yeni bir stratejiyle devam etmelidir.

Hüseyin Yayman - Haber 7
huseyinyayman@gmail.com

Yorumlar3

  • eyüp bulut 16 yıl önce Şikayet Et
    bence objektif güzel yazı olmuş. tebrik ederim sayın yazar. gerçekten doğru analiz etmişsiniz. tebrik ederim.
    Cevapla
  • darbeleredurde 16 yıl önce Şikayet Et
    sokak,kapı siyaseti. dtp nin en güzel yaptığı siyaset biçimi (!) kepenkleri tehdit ve şiddetle kapattırır,sokakta terör estirirsin al sana kapı,sokak siyeseti !!!
    Cevapla
  • darbeleredurde 16 yıl önce Şikayet Et
    klavyesi olan yazınca. dtp sokak siyasetinim i iyi yapıyor sokak terörünümü ?insanları şiddetle sindirmenin adınıda sokak siyeti yaptın ya ! haber 7 bu yazarları çok aradınızmı,yoksa uzaydanmı ithal ettiniz ?.
    Cevapla
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat