Türkiye'de genel seçim hangi tarihte olacak

  • GİRİŞ04.01.2010 09:44
  • GÜNCELLEME04.01.2010 09:44
Yeni yılın ilk yazısından itibaren 2010 yılının siyasal MR’nı çekerek gelecekle ilgili kapsamlı analizler yapacağız. ‘Ankara gazetecilerinin’ bazıları 2010 yılını şimdiden seçim yılı ilan ettiler bile. ‘Siyasette 24 saatin çok uzun sure’ kabul edildiği bir ülkede gelecek hakkında bir öngörüde bulunmak oldukça zordur. 2010’da bir erken seçim olacak mı? Siyasi yelpaze nasıl şekillenecek? Başbakan Erdoğan, 2011’den sonra bırakacak mı? İktidar partisi 2012 öncesinde 2011’de bir kazaya uğrar mı? Bugünden itibaren ‘açılım yazmaya’ bir müddet ara verip bu sorulara cevap bulmaya çalışacağız.

Zaman zaman bazı ‘uzmanların’ yaptıkları analizlerin “tahmin mi yoksa temenni mi” olduğu birbirine karışsa da bugünlerde Ankara’da yeni bir ‘alacakaranlık kuşağı’ senaryosu pişirilmeye çalışılıyor. Siyaset küresine Ankara’dan bakmak bazen insanın sağduyusunu rehin alan bir etki yapabiliyor. Ankara’da yeni bir kapatma davası ihtimali konuşuluyor. Son dönemdeki kaos görüntülerinin arkasında siyasete yeni bir müdahale zemini yaratma amacının olduğu öne sürülüyor.

Siyaseti Ankara’nın merceğinden takip etmek hayatı siyah ve beyazdan ibaret sanmakla eşdeğerdir. Dünya’ya ve  Türkiye’ye buradan bakmak bütün zamanlarda karamsar senaryoların daha fazla pirim yapmasına sebep oluyor. Zaman geçmez ki burada bir siyasi kriz veya yeni siyaset senaryosu yazılmasın. Ona sebep burada yaşamak ve siyaseti takip etmek ciddi bir mesleki ve ideolojik körlüğe neden olur.

Uzun zamandır dile getirdiğim bir tez var. Türkiye’nin geleceğiyle ilgili doğru analizler yapabilmek için muhakkak Ankara’nın gri havasından uzaklaşmak ve Anadolunun havasını teneffüs ederek doğrudan halka gitmek gerekiyor. Aksi takdirde içine girdiğiniz parantez size muhtemelen yanlış yaptıracaktır. 

Açılım Değil, Ekonomik Kriz Sarsıyor!

Uzmanlar, kamuoyundaki genel kanaatin aksine iktidar partisinin, açılım tartışmaları nedeniyle değil, derinleşen ekonomik kriz nedeniyle oy kaybettiğini öne sürüyorlar. Küresel ekonomik kriz, Anadoluyu bir karabulut gibi hergeçen gün daha fazla sarıyor ve hoşnutsuzlukların yükselmesine sebep oluyor. Bununla birlikte açılım sürecinin halka iyi anlatılamaması akıllarda soru işaretleri doğursa da son tahlilde toplum kronikleşen sorunların çözülmesini ve ‘akan kanın durmasını’ bekliyor.

Geçen yedi yılda iktidar olmak için umut vermeyen, tüm stratejisini iktidarın hata yapmasını bağlayan muhalefet, siyaset yapma biçimini ve aktörlerini değiştirmediği müddetçe yeni bir hüsrana uğrayabilir. Muhalefetin, 2002 yılından bu yana uzun vadeli bir iktidar stratejisi ortaya koyamaması ve yaptığı tüm öngörülerde yanılması aslında fazla söze gerek bırakmıyor.

İktidarın yedi yıllık yıpranmasına rağmen toplumsal muhalefeti örgütleyip, siyasal muhalefete dönüştüremeyen muhalefet partileri, statüko limanında demirledikçe halktan icazet alması oldukça zor görünüyor. 

Seçim 2011’de olacak…

Türkiye, toplum ve siyaset mühendislerinden çok çekti. Maalesef çekmeye de devam ediyor. Onlara kalsa şimdiye değin en az 5 kere iktidar değişirdi. Akademsiyen çok değerli bir arkadaşım var. 2004 yılından bu yana sürekli bir askeri müdahaleden ve iktidarın el değiştireceğinden söz ediyor.  Ona gore ‘muktedirler Adalet ve Kalkınma partisinden hazzetmiyorlar’ ve onu ‘ne pahasına olursa olsun iktidardan uzaklaştırmak’ istiyorlar.

Geçen yedi yılda Adalet ve Kalkınma Partisinin siyaset yapma biçimini çözemeyen ve erken seçim tahminin de bulunanlara buradan şunu söyleyelim ki 2010’da seçim olmayacak. Yeni bir kapatma davası, ülkeyi derinden sarsacak birtakım cinayetlerin olması gibi istikrarsızlaştırma eylemleri olmadığı takdirde seçim normal zamanında yapılacak. Erdoğan’ın sarfettiği sözden asla geri dönmeyen bir lider olduğu düşünüldüğünde seçim tarihi de kendiliğinden belli olmuş oluyor aslında. 

2010’da hemen her yerde seçim konuşulacak, bolca anket yayınlanacak, partilerin oy oranlarıyla ilgili birçok spekülasyon yapılacak ama seçim olmayacak. Geçmişte olduğu gibi iktidarın kendisi için en elverişli bir dönemde seçime gitmesi alışkanlığı bu dönemde tekrar etmeyecek. AK Parti’nin siyasi fırsatçılık hevesi ve yapacağı baskın bir erken seçim sanılanın aksine daha çok oy kaybetmesinen neden olacaktır. Sanırım AKP’li kurmaylar bunu görüyorlardır.

2010, Türkiye’nin 2023’e ilerlediği yolda en önemli dönemeçlerden biri ve hem iktidar hem de muhalefet için final yılı olacak. 2010 yılında seçim olmayacak ama 2011 seçimlerinin kaderi bu yıl içinde netleşecek. Bu yılın iyi veya kötü geçmesi Türkiye’nin geleceğini de tayin edecek. Buna sebep 2010, Türkiye için yeni bir yol ayrımı ve kritik bir eşik olacak.   

Bir sonraki yazıda 2010’a, Ankara’daki iç iktidar çekişmeleri ve asker-siyaset penceresinden bakacağız…

Hüseyin Yayman - Haber7
huseyinyayman@gmail.com

Yorumlar15

  • devrim özsoy 16 yıl önce Şikayet Et
    akpartinin siyaseti iyi ancak icraat yok bence.... geliri 8 milyar doları aşan metropollerde milenyumla birlikte inşa edilen metro uzunluğunda ist sonuncu 2003 te madridde sadece 1 yılda 80.89 istanbulda 5 yılda 3.4 km...sularda ki temizlik arsenik vs...kötü örnek olarak bükreşle birlikte konferansta gösterilen şehir nete yaz çıkar...ekonomik açlm 9 yıldır aynı kemal derviş yaptırımları üzerine hiç bir şey konmamış...ekonomik önlemler alınmıyor...diyarbakırda baydemirin aldığı payla yaptıklarını gidip görmek lazım.büyükerşen gelsin nası belediyecilik olur g
    Cevapla
  • seyit serin 16 yıl önce Şikayet Et
    ampülü yakmaya devam. 10 sene önce istikrarsızlk,kaos,uluslararası itibar......hepsi mide bulandırıcı durumdaydı. Bazı kurum ve kişilerin engellemelerine rağmen hükümeti yine de başarılı görüyorum. Günümüzde bütün avrupa ülkeleri iflasın eşiğine geldiği dönemde Ülkemiz ayakta..
    Cevapla
  • devrim özsoy 16 yıl önce Şikayet Et
    mhp meclise bile giremez.... tahminimce akparti gene tek başına yüzde 50 nin üzerinde oyla iktidar olur...bdp ve chp de yüzde 10 la 15 arası oy alır...3 parti meclise girer bence...
    Cevapla
  • ayyıldız 16 yıl önce Şikayet Et
    eitörün tersi çok haklısınız.. %15 in bile yaptırmadığı domuz aşısına neden beşyüz küsür milyon dolar harcadık, kullanmadığımız gaz için irana neden 780 milyon dolar fazladan para ödedik. ama memura gelince yook olmaaaz.. memurun haburdaki terörist kadar kıymeti yok bu ülkede.. hele bi iyice kadrolaşsında o zaman zamları görürüz.. bir de çkmış hala akp yi savunuyorsunuz... ABDULLATİF ŞENER beyin döneminde böyle değildi ama erbakan döneminde de 8 ay maliye bakanlığı yaptı o zamanlar ekonomi tıkırındaydı...ama artık balon patladı ...
    Cevapla
  • ayyıldız 16 yıl önce Şikayet Et
    hüseyin çpar. geçmiş hükümetleri aynı haltı yemezi ak partiyi aklamaz tamammı dah destekli bahaneler bulun
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat