İHH'nın Kürt Raporu

  • GİRİŞ21.11.2008 06:35
  • GÜNCELLEME21.11.2008 06:35

İHH İnsani Yardım Vakfı'nın hazırladığı “Kendi dilinden Doğu ve Güneydoğu Anadolu Yoksulluk ve Sosyal Durum Raporu” her ne kadar yerel seçimler öncesi siyasi partilerin Güneydoğu'daki gücünü tartışmak için bir veri olarak alınsa da, aslında çok daha derin bir ilgiyi hak ediyor.

Rapor; ekonomik, etnik, şiddet/terör demokrasi ve insan hakları, eğitim ve toplumsal açıdan detaylı bir çalışma ve dikkat çekici tespitler içeriyor. Ağırlıklı olarak güvenlik eksenli bakılan bölgenin önemli sorunlarını belirleyip sağlam önerilerde bulunulan çalışma Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da ve Batı bölgelerindeki bazı illerde yapılmış. Dolayısıyla “bölge”de yaşayanlarla Batı'da yaşayanların verdiği cevaplar farklılık arzediyor. Sadece “bölge”de yaşanların verdiği cevaplardan dikkatimi çeken birkaç örmek vereyim:

İşsizlik oranı yüzde 68. Yeşil kart kullananların oranı yüzde 64.1. Görücü usulüyle evlenme oranı yüzde 78.3. Kürtçe kursuna “katılmayı düşünmüyorum” diyenlerin oranı yüzde 77.8 iken, “meslek kursu” isteyenlerin oranı yüzde 75.8.

Bölge halkının ezici çoğunluğu “bir şekilde” göçe maruz kalmış. Ama göç ettikleri bölgeden memnuniyet oranı yüzde 57.5 ve yeni yerlerinde uyumsuzluk çekmeyenlerin oranı da yüzde 80. Burada göç, devlet zoruna ya da ekonomik sebeplere bağlı olmanın yanında daha iyi bir yaşam sürme isteğine de önemli ölçüde bağlı görünüyor.

Bölge halkı bir sorunla karşılaştığında ilk başvurduğu merci polis ve bu oran yüzde 80.8. Kendini bir aşirete bağlı hissetmeyenlerin oranı yüzde 88.9. Yüzde 96.7'sinin İran, Suriye ve Irak'taki Kürtlerle akrabalık ilişkisi yok.

Töre cinayetlerinden kadınların sorunlarına, eğitimden bölgenin kalkınmasına kadar farklı alanlarda yerinde tespitleri içeren raporda; bölgenin en önemli sorunu sanıldığı gibi etnik milliyetçilik ya da güvenlik değil, yüzde 55'lik bir oranla işsizlik. Buna bağlı olarak da yoksulluk söz konusu. Yani rapordaki; “en sevdiğiniz lider” seçeneğinin dışındaki maddeler dikkatle analiz edilmeli.

Çalışmada çok önemli çözüm önerileri sunuluyor. Yerel seçimler öncesinde ve Kürt meselesinde yeni açılımların arefesinde bu önerilerin oldukça önemli olduğunu düşünüyorum. Şöyle:

Ekonomik Boyut: Sorun birinci derecede ekonomiktir. Köklü ve kalıcı çözümler bulunmalı, sınır ticareti güçlendirilmeli. Mikro kalkınma modelleri uygulanmalı. Batı bölgeleriyle sivil yardımlaşma köprüleri güçlendirilmeli. Sorunu derinleştirmek isteyen örgütler tasfiye edilmeli. Bölgeye öncülük edecek kanaat önderleri büyük oranda Batı'ya göçmüş, bunu nüfus hareketi izlemiştir. İnsan göçü, beyin göçü, sermaye göçü ile kırsal bölge insansızlaştırılmış. Sorunların en önemli sebeplerinden biri budur. Parçalanmış aileler birleştirilmeli. Tarım ve hayvancılık geliştirilmeli. Kapsamlı bir geri düşüp programı uygulanmalı. Yardımlar bölge halkını tembelliğe itmektedir. Çalışmadan geçinen bir sınıf oluştuğundan yardımlarda dikkatli davranılmalı. Yoksulluk geçici bireysel yardımlarla değil istihdamla giderilmeli.

Etnik boyut ve terör: Bölgenin sorunlarında ikinci sırada “Kürt sorunu”, üçüncü sırada terör sorunu geliyor. Kürt kimliğinin tanınması her alana yansımalı. Yerel dil ile yayınlar teşvik edilmeli. Özel kanallara izin verilmeli. Etnik kimlik fırsat eşitsizliğine yel açmamalı. Yerel ve tarihsel isimler iade edilmeli. Fiilen kan dökmemiş ve daha çıkmamış herkes af kapsamına alınmalı. Birleştirici unsurlar güçlendirilmeli.

Demokrasi ve İnsan Hakları: Dördüncü sırada yer alan demokrasi ve insan haklarının geliştirilmesi için; devletin, Kürtleri sorun olarak algılama önyargısı yok edilmeli. Katı merkeziyetçilik yumuşatılmalı, merkezi otoriteyi zedelemeden yerinden yönetime geçilmeli. Etnik ve bölgesel ayırımlara son verilmeli. PKK varlığı nedeniyle bölge güvenlik politikalarına mahkum edilmemeli. Devletten beklentinin yüksek olması aynı zamanda umudunu artırmaktadır. Siyasi partiler temsil biçimlerini değiştirmeli, bünyelerini ağalardan, aşiretlerden ve türedi zenginlerden arındırmalı.

Toplumsal Boyut: Türkiye'de toplum kesimleri arasında etnik kimlik kaynaklı bir sorun yoktur. Sorun; şiddet ortamında bunun varmış gibi gösterilmesidir. Türk ve Kürt halkı arasında kalıcı husumetlere yol açacak davranışlardan kaçınılmalı, kışkırtıcı yayınlara karşı sivil baskı uygulanmalı.

Bölgede bir türedi zenginler tabakası oluşmuştur. Bunun halk üzerinde yıpratıcı bir etkisi vardır. Bu yüzden yardım ve destek doğrudan halka ulaşacak şekilde planlanmalı.

İster Kürt sorunu diyelim, ister Güneydoğu sorunu diyelim, ister etnik sorun olsun isterse yoksulluk sorunu. Artık somut projeler üzerinde çalışılmalı. Yıllar süren entelektüel gevezeliklerle bugüne kadar ciddi hiçbir adım atılamadı. Siyasi, kültürel, güvenlik ve ekonomik alanlarda gerekirse acı verici kararlar alınmalı.

IHH'nın çalışması, hep güvenlik/etnik eksenli gördüğümüz bölge ile ilgili bize sağlam gerçekler ve öneriler sunuyor. Bu tür çalışmalar daha da artırılmalı, ama bir yandan da somut projeler hayata geçirilmeli.

İbrahim Karagül - YeniŞafak

 

 

ibrahimkaragul@gmail.com

Yorumlar9

  • Yusuf Çınar 17 yıl önce Şikayet Et
    ...devamla. Eğitim hakkı var mı? Var. Yani Tıp fak. kazansan sana kimse kürtsün giremezsin diyor mu? (Ama başıörtülülere diyor) Otobüse binsen, bir Türk geldiğinde (zencilere bunlar yapıldı) yer vereceksin deniyor mu? Kamu hizmetinden yararlanmana bir engel var mı? Ticaret yapmak istersen, teşebbüs hürriyeti var mı? var. Ee bu haklar olduktan sonra bana Türk deseler ne olur, Kürt deseler ne olur? Irkçılık en büyük fitnedir.İnsanı insan yapan, ırkı değil; sahip olduğu değerlerdir. Gerisi boş....
    Cevapla
  • Yusuf Çınar 17 yıl önce Şikayet Et
    Nimetullah Bey, polise resmen çocukların eline taş vererek,. kimlerin zulüm yaptığını herkes tv'lerden izliyor. Bu kadarına da pes. Tamam geçmişte sıkıntı yaşanmış olabilir. Ama bugün için polisin zulum yaptığını söylemek pek inandırıcı değil. Kürt sorunu vardır. Ama ayrımcılık yapıldığna ben inanmıyorum. Doğu'da sıkıntı varda, iç anadoluda herkesin bir eli balda bir eli yağda m? Bingöl'ün Genç ilçesinden (yıl 1999) Niğde'ye tayini çıkan arkadaşım; tayinimin çıktığı yer buradan kötü diye tayinini durdurdu.
    Cevapla
  • haydar 17 yıl önce Şikayet Et
    Nimetullah beye... Sayın kardeşim ,bir kere ben batıdan değilim.Vatandaşa yapılan hertürlü zulmüde kınıyorum.Sözüm doğrudan yada dolaylı terörü destekleyenlerdir.Şu bu ırka değildir.Meslelere keşke birçokları at gözlüğüylede olsa bakabilse,Hainlerin, ırkcıların, komistlerin ve teröristlerin gözleriyle bakmasa.Müslümanlığa gelince dini bilgim yetersiz olduğundan "kendine müslüman" nasıl olunur bilmem.Sizin bilginiz fazla olabilir.Memleketi doğu batı diye bölmek kime fayda sağlar.Zulüm doğudada batıdada zulümdür.
    Cevapla
  • cemo cemo 17 yıl önce Şikayet Et
    Aras Kapak Bey'e. Aras Bey, kimse sorunun "sadece" ekonomik olduğunu iddia etmiyor. Gereksiz alınganlık yapıyorsunuz. "Biz onurlu bir milletiz" lafı da bana göre gereksiz. Böyle cümlelerin ne maddi ne manevi kimseye faydası yok. Gerçekleri görmek gerekli. Doğunun kalkınmamışlığı su götürmez bir gerçek. Ve bu konuda kimse de Kürtler'i suçlayamaz.
    Cevapla
  • aras kapak 17 yıl önce Şikayet Et
    biraz saygı. sizler,bizleri yani kürtlerin derdi sadece para yanı aş iş söylemekle ne kadar küçümsediğinizin farkındamısınız.tv lerde acık oturumlarda bunları sık sık duyuyoruz.ve inanılmaz derece rahatsız oluyoruz.bizler onurlu bir miletiz.çöp bidonlarında cöp toplarız fakat yinede kimseye eyvallah demeyiz.sadece rabbimize can burcumuz var başkada kimseden bişey istediğimiz yok.sorun aş iş para sorunu değil. sorun onur sorunu,kimlık sorunu,demokrası sorunudur.bilmem sizler ne zman Allah hakı ıçin doğruyu söyleyeceksını
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat