Orantısız zekâ ve altın oran

  • GİRİŞ31.07.2013 09:29
  • GÜNCELLEME31.07.2013 09:29

Tam da kendisi için şaka yollu sarf ettiğim

Sen ne müthiş adamsın! Bir goril kadar zeki, bir tilki kadar güçlüsün

cümlesini, üzerinde hiç düşünmeksizin iltifat olarak kabul edip bana teşekkür eden arkadaşımın hâline benziyor bu.

“Orantısız zekâ” tabiri ile kendilerinin taltif edildiğini zannedenlerin durumundan bahsediyorum.

Tıpkı “Kontolsüz güç güç değildir” önermesinin tahtında taşıdığı

tehlike içeren, nereye savrulacağı belirsiz ve amaçsız her güç zayıflıktır

anlamı gibidir “orantısız zekâ” deyimi.

...

Zekâ ham akıl olup kurallardan uzak delişmen bir özelliğe sahiptir. Çıplak zekâ; teenniden nasiplenmeyip, kibir hasletiyle ve adrenalinle hiperaktif tarzda yol arkadaşlığı yapar. Stratejiden yoksundur.

O, bir kap ya da disipline girmeyi başlarda reddedecek kadar başına buyruk ve heyecanlıdır. Her zaman risklere ve tuzaklara da açıktır. Bu yüzden satranç zeka değil, akıl ve strateji oyunudur. Rakibin görmediği, bir zaafı ya da açığı fark ettiğini zannederek aceleci davranıp sonrasını hesap etmeden yapılan adrenalin yüklü zeki(!) atak üç - dört hamle sonra karşı oyuncunun buz gibi sağduyulu akıl duvarına toslayacaktır. Çünkü akıl terkisinden, ileriyi de hesap eden sağduyuyu, basireti ve teenniyi eksik etmez. Bu sebeple zekânın bir terbiyeden geçerek ham olmaktan çıkarılıp işlenerek akıl kabına sokulması gerekir.

Meşhur masaldaki kral kadar çıplaktır zekâ, adı üstünde çıplak! Giymemiş giydirilmemiş ve donatılmamıştır. Giyindiğinde, yani ham altın gibi “altın oran”la işlendiğinde ona akıl denir zaten.

...

Akıl dip dalışlar yaparken zekâ yüzeydeki görünen dalgalara odaklanır.

Zihinsel/düşünsel/tefekkürî olanın damıtılmış derinliği karşısında, görselin müşehhev niteliklerle bezenmiş yanıltıcı çarpıcılığının (veya çarpıcı yanıltıcılığının) sosyal yansıması daha etkin ve baskındır. Ama uzamda sürdürülebilirliği yoktur.

Yapılan ve yapılması istenen eyleme bireyleri “cebren ve hileyle” ikna(!) ve davet(!) ederken geliştirilen yöntemlerin altındaki gizli “embesilliğe” ve şark kurnazlığına atıf yapar “orantısız zekâ” deyişi.

Yani bir takım geç veya genç ergenin anladığı ve anlattığı gibi iltifat değildir.

Akıl, orantısız zekâ ile bırakın yanyana durmayı, onu karşısına bile almaz.

Sahi tilkinin gücü nedir ki?

Ya da bir gorilin zekası kaç IQ eder?

UZUNCA MESAJ HATTI:

Mikrodan makroya kadar ilkelerin çıkarlar için esnetildiği, hatta menfaat karşısında şeffaflaşıp geçirgenleştirildiği dibine kadar pragmatik bir dünyada yaşıyoruz. İlkesiz ezikler, çıkarları için fille (daha doğrusu fiille) yakınlığına ve alâkasına göre sezgisel/iç güdüsel pozisyon alıyor. Amaç çok açık: ezmek ama ezilmemek, yemek lâkin yedirmemek.

Millî olmayan ulusalcı ve milliyetçiden, demokratikleş(e)memiş demokrasiden, namaz kılmayan islâmcıdan, edebsiz edebiyatçıdan, amatörlüğünü gömmüş “profeşınıl”dan, düşüncesiz düşünürden, orantısız zekânın akıllanmamasından, kediye kedi, katile katil  ve darbeye darbe diyemeyenlerden, düz mantığın düzlüğünden, iktisadı bulunmayan ekonomiden, adalet dağıtamayan hukuktan (Salih Mirzabeyoğlu geldi aklıma), yarım hekimden, hâkimden ve imamdan, hısımdan hasım üreten kumpaslardan Allah'a sığınalım.

İhsan Toy - Haber 7

İhsantoy@tasam.org

https://twitter.com/caricare1773

Yorumlar1

  • MİZANX 12 yıl önce Şikayet Et
    SIĞINALIM HOCAM !!!!. Zira burnuma kötü kokular geliyor...
    Cevapla Toplam 1 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat