Gelecek avuçlarımızda
- GİRİŞ02.03.2012 09:05
- GÜNCELLEME02.03.2012 09:05
Geçmişe bakmaktan geleceğe yönelemiyoruz.
Enerjimizi geçmişe bu kadar gömmeye hakkımız yok.
İki hafta pas geçince bazı dikkatli okurların “haber7’de yazmayı bıraktınız mı?” sorularına muhatap oldum. Hayır, bırakmadım. Öncelikle şunun bilinmesinde fayda görüyorum: Diğer Haber7 yazarları gibi benim için de burada yazmak, görev veya ücret karşılığı yapılan ek işten öte bir sorumluluğu yerine getirmektir. Bu yönüyle Haber7 diğerlerinden ayrı ve ayrıcalıklı bir yeri hak ediyor.
Pas geçmemin sebebi konu kısırlığından değil asıl işimdeki yoğun tempodan kaynaklanan zaman darlığından.
Alt ya da üst kattaki yazar arkadaşlar gibi benim de yaptığım asli bir işim var. Türkçe karşılığı “düşünce kuruluşu”, İngilizce yazılışıyla “think tank” veya amiyane tabirle “fikir çiftliği” denilen bir kurum çalıştığım yer; Adı Tasalanmaktan mülhem TASAM (Türk-Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi).
Düşünce veya strateji kuruluşları ABD ve Almanya gibi gelişmiş ülkeler için kurumsal derinliği oluşmuş, Türkiye için ise 10 yılı bile bulmayan geçmişleriyle henüz yeşeren organizasyonlardır (mevzu uzun, başlarsak konu Çinli bilge Sun Tzu’ya kadar gider.)
Gelişmiş dünyada her düşünce kuruluşu mutlaka bir çıkara hizmet eder. Hangi menfaate hizmet ürettiği ise ortaya koyduğu çalışma ve sonuçlara bakılarak, akıl yürütmeyle rahatlıkla anlaşılabilir. TASAM hakkında akıl yürütmek isteyenler www.tasam.org ’u ziyaret edebilirler.
2023 ve Gelecek Vizyonu
Hedefler; karanlıkta bile yönü gösteren “Kutup Yıldızı” gibidir. Siyasetçi, teknokrat, bürokrat, akademisyen, amir, memur, STK, iş adamı ve sıradan vatandaş gibi toplumun her kesiminin istikametini belirleyip yolunu aydınlatır. O yüzden Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. Kuruluş yılı 2023, ülkemiz için her türlü pozitif potansiyeli harekete geçirebilecek Kutup Yıldızı ölçüsündedir.
Hedefi silik olan birey, siyaset ya da devlet kurumuna net bir ufuk veremezseniz, kendi tasavvur kapasitesi kadar geniş ya da dar bir misyona yönelir. Veya amaçsızlık onu derin ataletin içine atar.
TASAM yaklaşık beş yıldır popülizme kapılmadan ve siyasi yönlerden herhangi birine sapmadan “ortak aklı” harekete geçirebilecek sivil ve katılımcı bir projeyi sürdürüyor (www.tsv2023.org ziyaret edilebilir).
‘Türkiye’nin Stratejik Vizyonu 2023’ adındaki çalışmayı ikinci yılında, ülkemiz için taşıdığı öneminden dolayı Cumhurbaşkanlığı makamı manevi himayelerine aldılar. Adalet ve Kalkınma Partisi ile Milliyetçi Hareket Partisi de 2023 Vizyonu’nu seçim çalışmalarında ana tema olarak işleyip sahiplenince; sivil, siyasi ve bürokratik kadrolarca kavram daha da özümsendi. En küçüğünden en büyüğüne, ardı ardına kurumlar 2023’e ilişkin hedef odaklı çalışmaları yaptılar/yapmaya devam ediyorlar.
‘Türkiye’nin Stratejik Vizyonu 2023’ çalışması şimdi ikinci aşamasında; “2023 hedeflerinin içini nasıl doldurabiliriz?”, “Hedefleri, her sektörde, yerel, bölgesel ve ulusal ölçekte topyekün söylemden eyleme nasıl indirebiliriz?”in cevaplarını aramak üzere bütün paydaşların etkin katılımının amaçlandığı aşama bu.
Birbirleriyle bağlantılı aşağıda sıralanmış dokuz “Stratejik ve Lokomotif Sektör”de iki yıl sürecek yoğun tempo bekliyor TASAM ekibini.
- Tarım, Gıda ve Hayvancılık 2023
- Güvenlik, Savunma ve Savunma Sanayi 2023
- Sosyal Güvenlik ve Sivil Toplum 2023
- Mesleki Eğitim Sanayi ve Yüksek Teknoloji 2023
- Finans, Bankacılık ve Kalkınma 2023
- Enerji ve Nükleer Teknoloji 2023
- Kamu Yönetiminde İnovasyon ve İnsani Kalkınma 2023
- Turizm, Çevre, Şehircilik 2023
- Otomotiv, Lojistik, Ulaşım 2023.
...
“Toplanalım, konuşalım, propaganda yapıp egomuzu tatmin edelim ve dağılalım arkadaşlar” faaliyeti değil, paydaşların aktif katılımıyla içinden somut, yapılabilir ve ayağı yere basan; uygulama, kurumsallaşma ve çıktıların üretilebileceği bir süreç. Üstelik İslam İşbirliği Teşkilatı İİT üyesi ülkeler başta olmak üzere, sonuçları itibari ile kültür coğrafyamızdaki diğer ülkelerce de örnek alınıp uygulanma potansiyeline sahip.
...
Günlük siyaset ve meseleler elbette önemlidir. Ancak kısa erimlidir. Bir mesele kamuoyunu tatmin edecek düzeyde (yasal) çözüme kavuşturulup rafa kaldırılmazsa en fazla yedi gün gündemi meşgul ediyor. İleride yine çiğnenecek sakız gibi jelatinine sarılıp gündeme serilmek üzere tekrar sıraya giriyor.
Topyekün hızımızı arttırıp koşmak istedikçe ayağımıza bağlanmış prangalar gibi tek tek görünür oluveriyorlar. Ve ister istemez ileriye yönelmiş yüzümüzü, geriye çeviriyoruz. Tortularıyla geçmişten günümüze uzanmış meseleleri hakkıyla ve kamu vicdanını tatmin edecek biçimde çözmedikçe -acı ama- süratimizi yükseltemiyoruz.
Bir tercih yapmamız gerek; eski Türkiye’ye mi döneceğiz yeni Türkiye mi olacağız?
Diğer deyişle; hep geriye mi bakacağız, yoksa ileriye bakışımızı artıracak mıyız?
| KISA MESAJ HATTI |
|
Geçmişi değiştiremeyiz, |
İhsan Toy / Haber 7
ihsantoy@tasam.org
Yorumlar2