Yunanistan fazla şımardı!..

.

  • GİRİŞ03.09.2022 09:06
  • GÜNCELLEME03.09.2022 09:06

Başlıktaki “şımardı” ifadesi, bizzat Millî Savunma Bakanımız Hulusi Akar’ın resmî hitabında kullanıldığı için, bilhassa önem arz ediyor… Gerçekten Yunanistan hâl ve hareketleriyle çizmeyi fazlasıyla aştı...
 
Tarihten yahut geçmişten ders almak, ders çıkarmak, çok yaygın bir sözdür. Devletlerin, toplumların tutum ve davranışlarındaki olumlu veya olumsuz hâllerin doğurabileceği sonuçlara işaret etmek üzere, kritik dönemlerde, keskin bir ikaz mahiyetinde, bu söz kalıbı ilgili tarafların dikkatlerine sunulur. Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın yaptığı tam da budur. Yunanistan’ın tahriklerinin, saldırgan eylem ve söylemlerinin, kural dışı hareketlerinin devam ettiğini hatırlattıktan sonra, tam bir asır önce, bu ülkenin düştüğü hatayı (Ki, kendisi daha sonra bunu Küçük Asya Faciası diye nitelendirmiştir…) tekrarlamamasını tavsiye ediyor. Diyor ki: "1919-1922 yılları arasında bazı ülkelerin teşviki ile (O ülkelerin başında İngiltere geliyordu) Yunanistan bir maceraya girdi ve sonuç kendisi için hüsran oldu. Başbakanlarını, bakanlarını hatta genelkurmay başkanını astılar… Yunanistan’ın benzer bir maceraya girmemesini, yeniden başını belaya sokmamasını, yeniden büyük darbe yememesini, hüsranla sonuçlanacak bu girişimlerden vazgeçmesini, tarihten ders almasını tekrar tekrar muhataplarımıza hatırlattık, hatırlatmaya devam ediyoruz.” Bundan daha açık ve kesin mesaj nasıl verilebilir ki? Gelgelelim karşı taraf mesajı anlamamakta ısrar ederse, o zaman kaçınılmaz olarak iş başka mecralara dökülür. Türkiye barışı sağlamak ve iyi komşuluğu sürdürmek için, bütün gayret ve iyi niyetiyle sükûneti muhafaza etmeye çalışıyor.
Ancak Yunan tarafı Türkiye’nin bu iyi niyetini ve sakin tutumunu son derece yanlış değerlendiriyor… Yunanistan’ın ahmakça bir yerlere güvendiği veya geçmişte olduğu gibi, birileri tarafından başını belaya sokacak biçimde teşvik edildiği ortada. Bunun en bariz göstergelerinden biri de, Yunan Başbakanı Kriyakos Miçotakis’in; mayıs ayı ortalarında, ABD’ye yaptığı ziyaret ve Kongre’deki kırk iki dakikalık konuşmasında tam 37 defa alkışlanmasının âdeta ayaklarını yerden kesmesidir. Oysa Yunan Başbakanı o ziyaretin öncesinde, Türkiye’ye geldiğinde; karşılıklı dostluğun devamı ve meselelerin diyalogla ve dahi başkalarını araya sokmadan; iki komşu ülke olarak aralarında çözme hedefi hususunda söz vermişti… Lakin hemen akabinde, Washington’a gidip Türkiye’yi şikâyet etmesi, F-16 uçaklarının verilmemesi talebinde bulunması ve Kıbrıs’ta iki devletli çözümü kabul etmeyeceklerini filan üfürmesi bardağı taşıran son damla oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözünde durmayan ve ha bire zikzak yapan Miçotakis’in bundan böyle kendisi tarafından muhatap alınmayacağını deklare etti. Bu arada Yunan Hükûmeti, başta Miçotakis olmak üzere, her fırsatta iki ülke ilişkilerine zarar verecek söz ve davranışları tekrarlamaya devam etti. 2022 yılı içinde tam 158 defa Ege’de Türk uçaklarını taciz etti. Yunanistan, son olarak bunu daha da ileriye götürerek, NATO görevi yapan uçaklarımıza, S-300 füze sistemiyle radar kilidi atma noktasına vardırdı.
Görüldüğü üzere Yunanistan gerçekten fazla şımarmış durumda ve bu hâl kendisi için hiç de hayra alamet değil… Millî Savunma Bakanımızın tabiriyle “Türkiye hak, alaka ve menfaatlerini korumakta asla geri adım atmaz." Bu sebepledir ki, Ege’de ve Doğu Akdeniz’de, Yunanistan’ın bazı oldubittilerle bir yere varmaya çalışması beyhudedir. Mesela Abdülhamid Han sondaj gemimizin, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin münhasır ekonomik bölgesinde, petrol-doğalgaz araştırması yapmasını önlemeye çalışmak vs. Bu konularda Türkiye en başından beri çok sarih ve net biçimde tavrını ortaya koymuştur. Abdülhamid Han gemisine refakat eden üç geminin, Kıbrıslı üç şehidin ismini taşıması, tek başına en kati mesajdır. Hulusi Akar’ın 2022-2023 uçuş eğitim yılı açılış uçuşunda, havacı kıyafetiyle F-16 uçağına binip bizzat mesaj vermesini, Yunan tarafı çok dikkatli okumalıdır. Evet, bu işin şakası yok. “Hak, alaka ve menfaatlerimizi korumakta kararlıyız…” cümlesi her şeyi özetliyor.
Yunanistan Türkiye’yi tehdit olarak değil, aksine dost ve müttefik olarak görebilse çok kazançlı çıkacak… Fakat birileri bu konuda Yunan idarecilerini bir nevi körleştiriyor! Bu noktada Yunan politikacılarına şu hatırlatmayı yapmak faydalı olacak. Kendi iradeleri yerine, başkalarının teşvik ve tahrikleriyle hareket etmenin sakıncalarını anlamak için Ukrayna’ya bakmaları yeterli olsa gerek!.. Ukrayna’yı, “aslansın-kaplansın, hadi bakalım yürü” diye cepheye süren, Ukrayna halkının kanı üzerinden menfaat devşiren güçlere kanmak, sonuç itibarıyla felaket olur. 2060 yılına kadar Avrupa Merkez Bankasına ödeyecek borç taksitlerini denkleştirmek yerine, Türkiye’ye karşı akılsızca silahlanmak, Yunanistan’ın yapmaması gereken şey. Ne var ki, tehlikenin farkında değil.

TÜRKİYE GAZETESİ

Yorumlar1

  • Vurucu 2 ay önce Şikayet Et
    Kaleminize sağlık, abd dedesi sırtını sıvayıp duruyor yunan salağının, bomba düşmeye başlayıp Türkiye adaları aldığı gün topuklayacak haçlı siyon amerika terör devleti...
    Cevapla Toplam 1 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat