Rusya’nın “özgül ağırlığı”…

.

  • GİRİŞ08.09.2022 08:20
  • GÜNCELLEME08.09.2022 08:20

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Sırbistan’da Vuciç’le yaptığı ortak basın toplantısı sırasında, Ukrayna ve Rusya'ya dair söylediği sözler, AB liderlerini fena hâlde rahatsız etmiş olsa da, gerçeğin ta kendisidir!.. 
 
Diplomasi dilinin esneklik ve kıvraklığı, çoğu yerde ihtilafların çözümü; en azından var olan anlaşmazlıklara yenilerinin eklenmemesi, diyaloğun da devam edebilmesi için avantajlı unsurdur… Velakin reelpolitikin kaskatı gerçekliği karşısında, retorikin naifliği her seferinde tercih edilecek bir vasıta olmasa gerek! Yani ille de nezaket olsun diye, lafı dolandırmanın biteviye başvurulacak bir yol-yordam olamayacağı da ortadadır. Neticede birisinin öne çıkıp “kral çıplak” demesi gerekir değil mi? Günümüzdeki AB idarecileri, Ukrayna meselesinde üç maymunu oynarken (Bunun sebebi de aşikâr...) yine buradan kaynaklanan ciddi krizler karşısında açmaza düşmeleri karşısında, daha ne kadar suspus kalınacak? İşte geliyor, gelmekte olan… Bütün Avrupa, uzun ve dondurucu bir kışın etkisi altında, bahara nasıl çıkabilecek? Sıkıntı şurada ki, AB liderleri gerçekler karşısında, olması gerektiği kadar gerçekçi davranamıyorlar. Çünkü bu konuda kendi iradeleriyle karar verebilme noktasında değiller. ABD’nin yedeğinde bir hedefe varmaya çalışıyorlar. Aslında bu alışkanlık öteden beri, Avrupa’nın sergilediği bir haslettir. Bakar mısınız, Yunanistan’ın son zamanlardaki uluslararası hukuk ihlalleri karşısında, dilini yutmuşçasına, sessizliğe gömülen AB yetkilileri, Türkiye tarafından yapılan en haklı açıklamalara dahi tepki vermeye kalkışıyor. O zaman da Türkiye çok haklı olarak, bu türden söylemlerin hiçbir kıymet-i harbiyesi olmadığını seslendiriyor. Böylesine pusulasını şaşırmış durumdaki AB’den sağlıklı tutum ve davranış beklemek ne kadar gerçekçi olabilir?
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Sırbistan Cumhurbaşkanı Vuciç’le yaptığı ortak basın toplantısı sırasında, sorulara cevap verirken, AB liderlerinin çelişki ve yanlışlarını çok kesin ifadelerle dünyanın dikkatine sundu… Bu ifadelerin AB liderlerini fena hâlde rahatsız edeceği, ettiği şüphesiz. Gelgelelim bu gerçekleri dillendirmek yerine o da lafı dolaştırmayı tercih etseydi ne değişecekti? Şöyle ki, bugüne kadar AB ülkeleri ile ilişkiler yolunda gitsin diye sonuna kadar kullanılan diplomatik dil, ihtilafların giderilmesinde ne kadar etkili olabildi? Tekrar altını çizelim, gerçeklerden kaçmakla problemler hâl yoluna girmez, giremez! Ukrayna halkına karşı ikircikli tavırlarla AB ülkeleri kime iyilik yapmış oluyor? Sayın Erdoğan bu kandırmacayı hatırlatırken haksız mı? Hani o alayı-vâlayla gönderilen müthiş silahlar ve dahi büyük büyük yardımlar? Erdoğan hurda silahların gönderilmesine dikkat çekerken, herkesin gayet iyi bildiği gerçekleri dile getiriyordu. Bunu yaparken de, Ukrayna meselesinde gerçekten tarafsız hareket eden bir ülkenin lideri olarak son derece rahattı. Savaşın bir an önce sona ermesi için samimi olarak gayret sarf eden Türkiye, Ukrayna ve Rusya’nın güven duyduğu ülke olmanın ayrıcalığıyla etkili olabiliyor. Tahıl meselesinde olduğu gibi…
Avrupa Birliği, ABD kılavuzluğunda geliştirmeye çalıştığı, Rusya aleyhtarı politikanın zararlarını çok çabuk görmeye başladı! Oysa beklenen bunun tersi idi. Erdoğan Rusya’yı hafife almanın ne gibi hatalara yol açtığını çok net bir şekilde seslendirdi. Bu hususta dolambaçlı üslup kullanmak yerine doğru olanı yaptı ve gerçekleri çok yalın bir şekilde dile getirdi. Erdoğan böylelikle, esasen AB sınırlarının da ötesine, Atlantik’in öbür yakasına kadar giden mesajlar verdi. Çünkü Ukrayna savaşı başlamadan evvel, Vladimir Putin, kerrat ile mevcut ihtilafları görüşmek için Joe Biden’a, masaya oturma teklifinde bulundu. Lakin ABD Başkanı hiç oralı olmadı… Sebebi de Beyaz Saray ve Pentagon’da yapılan değerlendirmelerdi. Buna göre, Rusya girişeceği harekâtta çarçabuk yorulup kaybetme trendine girecekti. Zaten ekonomisi de oldukça problemli idi… Evet, hesaplar bu minval üzere idi.
Peki, ne oldu? Batı’nın gri propaganda ile kestirmeden tabut veya zindana koymak istediği Putin, Vladivostok’ta daha dün yapılan bir ekonomik forumda şunları söyledi: “İlkbaharda birçok yabancı şirket, en çok bizim ülkemizin zarar göreceğini düşünerek, Rusya’dan çekildiğini duyurmak için yarıştı. Ama şimdi Avrupa’da üretimin ve istihdamın birbiri ardına nasıl kapatıldığını görüyoruz. Sonuç olarak, Rusya ile ekonomik bağların kesilmesi amaçlandı. Avrupa işletmelerinin rekabet gücü düşüyor. Çünkü AB yetkililerini aslında onları uygun fiyatlı ham maddelerinden, enerji kaynakları ve satış pazarlarından mahrum bırakıyor. Netice olarak hem kıtada hem de küresel pazarda bir bütün olarak, Avrupa ticaretinin ABD’li patronları tarafından işgal edilmesi şaşırtıcı değildir. Dolar, avro ve sterline olan güven azaldı… Bu arada Gazprom ve Çinli ortakları dün, gaz tedariki için ödeme yaparken, yarı yarıya ruble ve yuan para birimlerine geçme kararı aldı.” Özetlersek, işte Rusya’nın “özgül ağırlığı”…

TÜRKİYE GAZETESİ

Yorumlar1

  • Kaan 2 ay önce Şikayet Et
    Allah razı olsun
    Cevapla
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat