Gazzeli bir baba: İsmail Heniyye…

  • GİRİŞ13.04.2024 09:26
  • GÜNCELLEME13.04.2024 09:26

Bir baba düşünün, Bayramın ilk gününde, yaralı Gazzelileri ziyaret ederken, üç oğlunun ve üç torununun aynı anda şehit olması haberini alıyor. Ve sergilediği o metanet… “La havle ve lâ kuvvete illa billah-il aliyyi-l azim”

1962 yılında Gazze’deki Elşati mülteci kampında dünyaya gözlerini açtı İsmail Heniyye. Ailesi 1948 Arap – İsrail savaşında, mülteci durumuna düşerek, Aşkelon’dan Gazze’ye geldi… Heniyye’nin hayatı ilk günden beri büyük sıkıntı ve elemlerle dolu. İsrail tarafından tutuklandı, sürgün edildi. Evine füze saldırıları düzenlendi. O da yetmedi Filistin Başbakanı iken, El Fetih ile Hamas çatışması sırasında suikasta uğradı… Heniyye pes etmedi ve mücadeleye devam etti. Âdeta akrebin kıskacından geçti. Bu satırlar yazılırken, televizyonda İsrail’in Gazze’de, Nuseyrat mülteci kampını bombaladığı ve bir evi hedef alarak altı kişiyi katlettiği haberleri veriliyordu. Haberin devamında, Gazze sakinlerinin; bugüne kadar defalarca İsrail’in barbar saldırılarına hedef olup tamamen yıkılmış olan, Şifa Hastanesinin enkazı altında, hayatını kaybeden yakınlarının cesedini çıkarmaya çalıştığı anlatılıyordu. Evet, Gazze’de terörist İsrail tarafından, bugüne kadar sayısız aile toptan imha edildi. Hamas’ın siyasi büro şefi İsmail Heniyye’nin ailesinden de en az altmış kişi katledildi. Bayramın ilk günü, Heniyye; Katar’ın başkenti Doha’da hastanede Gazzeli yaralıları ziyaret ederken, üç oğlunun ve üç torununun şehit olduğu haberini aldı. O anda kameralara akseden görüntü hafızalardan silinecek gibi değil. Baba Heniyye her faninin gösteremeyeceği bir metanetle, gayet sükûnet içinde kelime-i temcidi söyledi: La havle ve la kuvvete illa billahi-l aliyyi-l azim…
 

Evet, İsmail Heniyye, son yetmiş beş yılda ve özellikle son altı ayda, aile fertlerinden onlarcasını kaybeden binlerce, on binlerce babadan biri. Yukarıda da belirttik, bugüne kadar kendi ailesinden en az altmış şehit verdi. Heniyye, 2005’te yapılan ve 2006’da tekrarlanan Filistin Yasama Konseyi seçimlerinde, 132 sandalyenin 74’ünü kazandı. Ancak İsrail ve Batı tarafından iktidara gelmesi istenmedi. Buna rağmen Mahmut Abbas tarafından başbakanlığa tayin edildi. Bunun üzerine Batı tarafından Filistin’e büyük bir ambargo ve abluka uygulandı. Bu da yetmedi, Filistin halkı arasında büyük çatışma çıkarıldı. El Fetih ve Hamas arasındaki çarpışmalarda çok kan döküldü. Netice olarak Batı’ya daha yakın duran Abbas, Heniyye’yi görevden aldı. Böylece Filistin’de gerçekleşmiş olan şeffaf ve dürüst seçimlerde ortaya çıkan Filistin halkının iradesi hiçe sayıldı, tanınmadı!.. O gün bugündür Filistin’de kan ve ateş durmuyor. Filistin halkının hürriyeti için canını ortaya koyan gerçek vatanseverler yanında, Batı ile iş tutarak bir yerlere gelmek veya bir yerlerde kalmak derdinde olanlar da var maalesef! İsrail ajanları tarafından zehirlenen, ancak o ajanları yakalayan Ürdün tarafından baskı yapılınca panzehri vermek zorunda kalan İsrail, Heniyye’nin selefi olan Halid Meşal’i öldürememişti. Meşal’i dün taziye sırasında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Heniyye’yi telefonla araması esnasında gördüğümde, derhâl o hadiseyi hatırladım. Ecel gelmeyince İsrail ne yaparsa yapsın, hedefine varamaz. Heniyye ve Meşal gibi Filistin’in sembol isimleri her an kendileri ve aile fertleriyle birlikte siyonistlerin hedefi olurken, bir de İsrail ile her türlü kirli iş birliği içinde olan M. Dahlan gibi kanı bozuklar var!
 

Gazzeli her baba gibi, Heniyye tam bir adanmışlık ve fedakârlık içinde şunları söylüyor: Düşman oğullarımı öldürerek duruşumuzu değiştireceğimizi düşünüyorsa yanılgı içindedir. Oğullarımın kanı Gazze’de şehit olan insanlarımızın kanından daha kıymetli değil. Çünkü hepsi benim evlatlarımdır. Oğullarımın kanı Kudüs ve Mescid-i Aksa’nın özgürleştirilmesi yolunda feda olmuştur. Tereddüt etmeyeceğiz, geri çekilmeyeceğiz. Kudüs ve Mescid-i Aksa’nın hürriyetine kavuşması için yolumuza devam edeceğiz. Bu iman ve vatanseverlik, inşallah zaferi de getirecektir. Ödenen bedel ne kadar ağır olursa olsun, şayet sonunda hedefe varılırsa, o acılara katlanmak kolay olur. Filistin halkı, Türkiye’nin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gösterdiği gayretlerin farkında. Telefonla taziye görüşmesinde, Heniyye bunu tekrarladı. İsmail Heniyye’ye ve yakınlarını kaybetmiş olan bütün Gazzelilere Allahü teala sabır ve metanet versin. İnşallah uzak olmayan bir gelecekte Filistin halkının çilesinin bittiğini görürüz. Kalbimiz Filistinlilerle beraber çarpıyor. Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş ve Dışişleri Bakanı hakan Fidan da İsmail Heniyye’ye taziyede bulunarak acısını paylaştı. Dünyanın diğer ülkelerinden kaç tanesi acaba, Türkiye gibi üst seviyede bu derece bir alaka gösterdi? Buna işaret ederken, dikkat çekmek istediğimiz bir önemli husus var. İstanbul’da ve başka bazı yerlerde, güya Filistin davası için nümayiş yapıp Cumhurbaşkanı Erdoğan aleyhinde çirkin slogan atanların, kimlerin tuzağına düştüğünü iyi anlaması gerekir. İşgalci İsrail’in ekmeğine yağ sürecek hareketlerin sorumluluğu çok ağırdır. Nokta!

Türkiye gazetesi

Yorumlar1

  • Turgut demiroğlu 2 ay önce Şikayet Et
    Anlatılması gereken her şey özetiyle anlatılmış ama yine de bunu okuyanlar bir şeylere anlamamak üzere ısrar edecektir Filistin davasında Erdoğan’dan daha fazla sorumluluk alan dünyada ve Türkiye’de kimse olmamıştır
    Cevapla Toplam 1 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat