“Meyhane Jargonu ile siyasetçilik…”

  • GİRİŞ12.02.2026 08:06
  • GÜNCELLEME12.02.2026 08:06

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Özgür Özel’in konuşma üslubu ile ilgili olarak çok sert ve keskin konuştu: "Meyhane Jargonunu bırak!.." Özel’in problemli üslubu kendi partisinde nasıl karşılanıyor?

Her ne kadar artık geride kaldığına, kendimizi inandırmaya çalışsak da, 28 Şubat zihniyetinin artıkları bir şekilde karşımıza çıkmaktan vazgeçmiyor!.. Eskişehir Mihalgazi İlçe Belediye Başkanı Zeynep Güneş Akgün’e yönelik olarak, Mehmet Emin Korkmaz isimli şahsın sergilediği son derece çirkin ve seviyesiz davranış, toplumda olması gereken şekilde doğru tepkiyle hak ettiği karşılığı buldu… Bu rezil tavra karşı, adı geçen şahsın mensubu olduğu İyi Parti de seviyeli bir politik tavır göstererek ihraç kararı aldı...

Bunlar olması gereken şeylerdir. Zira toplumsal tavrın belirleyiciliği esastır. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan yine dikkat çekici bir siyasi hamle ile, Zeynep Güneş’in şahsında, Türk kadınının kıyafetiyle ilgili saplantılara çarpıcı bir cevap verdi. Zeynep Hanımı yüz kadınla birlikte Parti Grubuna davet eden Erdoğan şunları söyledi:

“Milletten aldığı yetkiyle ilçesine 3 dönem hizmet eden başarılı bir kadın siyasetçiyi 'Şalvarlı kadının görevi ilçe yönetmek değildir, ahırda inek sağmaktır' diyerek tahkir etmeye kalkan 28 Şubat artığı bu alçak zihniyeti bugün bir kez daha kınıyorum. Yıllarca sırf başörtülerinden ötürü kadınların çalışma, seçilme haklarını gasbedenlerle Anadolu kadınının asırlardır üzerinde gururla taşıdığı tülbentine, çarşafına, fistanına dil uzatanlarla, milleti hor görenlerle mücadelemizin her zeminde, sonuna kadar devam edeceğinin bilinmesini istiyorum. Yasakçı zihniyete göz yummadık, yummayacağız. Eski karanlık günleri hortlatmaya çalışanların karşısında dimdik durduk, duracağız…”

Evet, bu köhnemiş zihniyetin karşısında haysiyetli ve kararlı bir duruş olmazsa, bunlar ilk buldukları fırsatta 28 Şubat Döneminin kepaze yaklaşımlarını derhal sahneye koyarlar… Çünkü bunlar Türkiye’nin kendi normalini yani insanların hak ve hürriyetlerine saygı duyulduğu ve kimsenin de başkasının hayatına, değerlerine tasallutta bulunmadığı bir iklimin hâkim olmasına tahammül edemezler. Bu, hastalıklı ve saplantılı bir zihniyettir!..

Bu zihniyeti bir asırdan beri körü körüne sürdüren Cumhuriyet Halk Partisi ve onun genel başkanı Özgür Özel, çağdaş dünyanın meseleleri ve insanlığı yakından alakadar eden konulara gözünü kapatarak kör dövüşüne devam ediyor. İlköğretim öğrencisi çocukların yaz tatilinde Kur’ân-ı kerim kursuna gitmesine Orta Çağ zihniyeti diye sataşmada bulunan Bay Özel, son zamanlarda partisinin içindeki keşmekeşi ve siyasi erimeyi engelleme becerisini gösteremediği için fena hâlde hırçınlaşmış bulunuyor. 31 Mart 2024 mahallî seçimlerinden bu yana, partisinden en az on yedi belediye başkanının ve yüz kırktan fazla belediye meclis üyesinin istifa edip başka partilere geçmesi, CHP’de işlerin bariz şekilde ters gittiğinin göstergesi… Peki, ne oluyor? Bu çözülmenin sebebi nedir? CHP bunun izahını yapmakta zorlanıyor. Son zamanlarda Özgür Özel, yolsuzluk dosyası bulunanların paçayı kurtarmak için iktidar partisine katıldıklarını iddia ediyor! Bunu en yüksek sesle Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu bazı ilçe başkanlarıyla birlikte istifa ettiği vakit söylemişti. Hâlbuki, Bayan Çerçioğlu, düne kadar CHP’de el üstünde tutuluyordu. İki dönem milletvekilliği, dört dönem de belediye başkanlığına seçilen Çerçioğlu’nu cumhurbaşkanı adayı olarak lanse etmeyi bile düşünüyorlardı…

Son olarak yine yolsuzluk, hırsızlık suçlamasıyla ve ağır hakaretlerle hücum ettiği, tehdit ettiği Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’la mahkemelik olan Özel, ağza alınmayacak laflarla öfke kustu! Özarslan da suç duyurusunda bulundu. Özel’in üslubuyla ilgili olarak çok sert tepkide bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Meyhane Jargonu"yla siyasetçilikten vazgeç diye şöyle seslendi:

“Son kepazelikleriyle birlikte artık bundan ümidimiz kalmadı. Koltuğuna yakışır bir üslup benimsemesini beklerdik. Hakaret etmeden küfretmeden, tehdit etmeden, mikrofonu yumruklamadan da bu ülkede siyaset yapılabileceğini öğrensin. Meyhane jargonuyla siyasetçilik oynamaktan artık vazgeçsin. Görüyoruz ki zaman değişiyor, dünya değişiyor, genel başkanlar değişiyor ama CHP'de gelen gideni aratır gerçeği asla ve asla değişmiyor. Küfretmeden de siyaset yapılabilir.

Üslup sorunu var sanıyorduk ama sorun bizatihi üslubuymuş. Beyefendi günlük hayatta seviyesiz kelimeleri kullanıyormuş. Ne kendisini ne CHP'yi yönetebiliyor. Entrika, kumpas, iftira, tuzak, komedi, trajedi ne ararsan hepsi var. Allah bunlara akıl, CHP'li vatandaşlara da sabır versin."

Deprem bilgesinde eseri olmayanlar bize dil uzatıyor diyen Erdoğan; CHP’ye eserler üzerinden yüklendi:

“Ana muhalefet deprem bölgesinde yapılan işlere çamur atıyor, oradaki çalışmaları küçümsüyor. Meydanlarda bedava ev sözü verdikleri depremzedelerin huzuruna tek bir eserle çıkamayanlar bugün bize laf edemez. 3 yıl sonra bile -caklı, -cekli cümleler dışında somut projesi olmayanların iktidarımıza dil uzatması hadsizlik ve edepsizliktir. Varsa eserin, çıkar anlatırsınız. Bunları yapamıyorsanız en azından edebinizle susarsınız. Bunlar edebince susmayı bilmiyor. Polemiklerle günü kurtarmaya çalışıyorlar.”

Doğrusu polemik yapmayı bile seviyeli bir üslupla yapmayı becermeyen CHP, etkili muhalefet üretmekte aciz kalıyor. Gelişmeler karşısında aciz kalınca da hırçınlaşıyor. Nitekim dün Millet Meclisi'nde aynı davranış biçimini sergilediler. Yeni atanan bakanların and içme töreninde, durduk yere kavga çıkardılar...

CHP hırçınlıkla, kavgacılıkla, bir yere varamayacağını kafasına yerleştirmedikçe, bugünkü perişan hâlinden kurtulması mümkün değil. Velhasıl "Meyhane Jargonu"yla siyasetçilik bu kadar oluyor yani… Peki, CHP tabanı bu yönetimi nereye kadar taşıyacak?

Türkiye Gazetesi

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat