Trump'ın hesabı çarşıya uymadı
- GİRİŞ12.03.2026 09:54
- GÜNCELLEME12.03.2026 09:54
Siyonist Netanyahu’nun eşeğine binip İran’a saldıran Trump şimdi çıkış yolu arıyor. Zira evdeki hesap çarşıya uymadı. Sahi Trump’ın bir hesabı olup olmadığı da belirsiz. Bunu Demokrat Partili senatör söylüyor…
Washington-Tel Aviv tezgâhının dayandığı tez kabaca şöyle idi: Dinî Lider Ali Hamaney ve Haziran 2025’te olduğu gibi, üst seviye komuta kademesi bir suikastla toptan ortadan kaldırılırsa, İran’da rejim yıkılır… Halk kendiliğinden sokaklara dökülür, iç savaş çıkar ve ülke parçalanır. CIA ve MOSSAD İran’ın kılcal damarlarına kadar sızmış olduğu için, devletin tepesindeki insanların yerinin tespiti ve öldürülmesi zor bir şey değildi. Zaten sekiz ay önce bunun birinci raundunu başarıyla tatbik etmişlerdi… On yıllardır süren ambargolar sebebiyle iyice eskiyen ve yenilenemeyen İran Hava ve Deniz Kuvvetleri, mevcut kapasitesiyle pek de varlık gösteremeyecekti. Hava savunma sistemlerinin ne kadar yetersiz olduğu Haziran 2025’te fazlasıyla test edilmişti!
Beri tarafta dünyanın en büyük donanmasını, başka devletlerde benzeri bulunmayan cesametli uçak gemileriyle bölgeye yığan ABD, sıklet olarak rakipsizdi. Dahası, ABD’nin koltuğu altında her tarafa cüretle musallat olan Siyonist İsrail bile Amerikan mühimmatıyla İran’a rahatlıkla kafa tuttuğuna göre, ortada zorluk çıkaracak bir durum yoktu. Bu öz güvenle İran’a en vahşi ve barbar saldırıları başlatabilirlerdi. Öyle de yaptılar. Günde üç öğün çelişkili açıklamalar yapmakla şöhret bulan Trump’ın evdeki hesabına göre, bahse konu operasyon dört beş gün içinde son bulacaktı. Lakin evdeki hesap bir kere daha çarşıya uymadı… Trump şimdi ne kadar uzayacağını kestiremediği operasyonu sona erdirmek için yollar arıyor. Ancak yollar çok çetrefil! Zira Trump ve şürekâsı İran’a dalarken nasıl çıkacaklarına dair bir hesap kitap yapmamışlar. Bunu bizzat ABD’li Demokrat Parti senatörü Chris Murphy söylüyor. Senato’da yapılan kapalı toplantıdan çıktıktan sonra, şaşkınlık içinde bu durumu seslendiriyor. Aynı toplantıya katılan bir başka demokrat parti senatörü (Richard Blumenthal) da dehşet içinde gündeme getirilen kara harekâtı ihtimalini dillendirdi. Hâl böyle iken Trump, sabah akşam operasyonun çok iyi gittiğini hatta planlanandan çok daha iyi ilerlediğini çiğneyip duruyor… Öyle ki, Trump megalomaniyle kendisine on üzerinden on beş puan veriyor! Bu hâliyle Trump, ruh sağlığı yönünden dikkat çekici işaretler veriyor.
İran, ABD-İsrail saldırılarına karşı direnmeye devam ediyor. Ülkede büyük yıkım var… Fakat İran birilerinin beklediği gibi pes etmiyor, tam aksine savaşı uzatmak üzere yeni adımlar atıyor. İran’ın fiilen kapattığı Hürmüz Boğazı, dünya ham petrol akışının yüzde yirmisinin gerçekleştiği su yolu. Aynı şekilde sıvılaştırılmış doğalgazın da yüzde yirmisi buradan geçerek dünyaya yayılıyor. İran Hürmüz Boğazı'na mayın döşemekle tehdit ediyor… ABD buna karşılık daha vahşi ve yıkıcı saldırılar yapmakla caydırmaya çalışıyor. Beri tarafta, dünya petrol ve doğalgaz piyasaları fena hâlde karışmış vaziyette. Katar daha ilk günlerde LNG üretimini durdurmuştu. Suudi Arabistan’ın en büyük petrol şirketi Aramco’nun CEO’su, Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalmaya devam etmesi hâlinde dünyanın korkunç bir enerji buhranıyla yüz yüze geleceğini belirterek alarm vermeye çalışıyor. Bu durumun baş müsebbibi ABD, İran’ı tehdit etmekten öteye bir şey yapmıyor… Trump ha bire İran’ın donanmasını tamamen imha ettiklerini tekrarlayarak böbürleniyor. Onun iddialarına bakılırsa İran’da hayat emaresi kalmamış olması gerekir. Ama fiilî durum öyle değil. İran basbayağı direniyor. Direndikçe ve operasyon süresi uzadıkça, ABD-İsrail şer ittifakı, daha çok tazyik altında kalıyor… İran’a saldırı başlamadan evvel kendilerine göre değerlendirmeler yapan Amerikan yetkilileri, Epstein dosyalarını tepe tepe kullanan İsrail’in şantaj ve baskılarıyla bataklığa dalmış oldu. Şimdi Trump fena hâlde sıkışmış vaziyette çıkış yolu arıyor. Ne var ki, çıkış yolu gitgide daralıyor…
Amerika, bugüne kadar güvenlik şemsiyesi bedeli olarak yüz milyarlarca dolar ödeyen Körfez ülkelerini korumakta caiz kaldı… Şimdi bu müttefikler bir taraftan saldırı sebebiyle aldıkları hasardan dolayı şok yaşıyor. Diğer yandan ekonomik hayatlarının omurgasını teşkil eden petrol ve doğalgaz üretimi çökme tehlikesiyle karşı karşıya. Bu çöküşün etkileri sadece Basra Körfezi'yle sınırlı kalmayacak. Dünyanın çok büyük bir bölümünü, bilhassa Asya kıtasının büyük ekonomilerini (Çin, Hindistan, Japonya, Güney Kore), çok derinden sarsma tehlikesi ürkütüyor. Zaten uzun zamandır fazlasıyla kırılgan olan küresel ekonomik sistem büsbütün bir girdaba girmek üzere. Bütün bunların müsebbipleri, Soykırım suçlusu Siyonist Netanyahu ve onun peşinden sürüklenen Donald Trump. Bu tuhaf ikili, durduk yerde bütün dünyanın başını belaya soktu. Trump bir an evvel operasyonu sonlandırmaya çalışırken, Netanyahu ise İran’ı daha fazla hırpalamak için, ortağını zorlamaya devam ediyor.
Trump’ın kanıksanan çelişkili açıklamalarına kalırsa, bugünden yarına saldırıların bitmesi gerekiyor. Velakin Trump’ın savaş ve dışişleri bakanları başka dilden konuşuyor. Ve Trump’ın söylediklerine tam zıt şeyler söylüyorlar. ABD Yönetiminin düştüğü bu durum hâliyle ona bel bağlayan müttefiklerini çok düşündürüyor. Fakat yapabilecekleri pek bir şey de yok. "Sarı Kovboy"un tehditkâr salvolarını sessizce geçiştirmeye çalışan Avrupa’nın iri devletleri, sonunda onun arkasında hizalanmak durumunda kaldı. Bu gelişmelerden kârlı çıkan ülke de şaşırtıcı şekilde Rusya oluyor galiba. Rusya’nın petrolüne uygulanan ambargo Trump tarafından kaldırılırsa bu hiç de şaşırtıcı olmaz. Putin, Ukrayna’da hedefine varmaya hayli yaklaşmışken, bu gelişme kendisine büyük moral olur!..
İsmail Kapan / Türkiye Gazetesi
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol