Bayramda hüzün dalga dalga!..
- GİRİŞ21.03.2026 09:12
- GÜNCELLEME21.03.2026 09:12
Yeryüzündeki en mukaddes üçüncü mescid olan El Aksa Camii, 59 sene sonra bir kere daha siyonist İsrail tarafından ibadete kapatıldı. Yirmi iki gündür kapalı olan Mescid-i Aksa’da bayram namazı da kılınamadı.
Evet, Gazze halkından çoğu kadın ve çocuk, yetmiş bin küsur kişi son birkaç bayramı göremedi… Filistin halkından üç kuşak, zaten bayramı yaşama fırsatını bulamadı! Çünkü siyonist İsrail bilhassa Müslümanlar için en kıymetli olan gün ve gecelerde saldırıyor. İbadet etmeye çalışan Müslümanların tepesinden bomba yağdırıyor. Son Lübnan saldırılarında siyonist güçler tam da iftar vaktine bir iki dakika kala hep canice saldırıda bulundu… Siyonist ve emperyalist güçlerin hedefi bilhassa çocuklar. Bu barbarlığı son İran saldırılarında da tekrarladılar. Amerika’nın Tomahawk füzeleriyle vurup imha ettiği Minab şehrindeki kız ilkokulunda okuyan 168 çocuk, şayet bugün hayatta olsaydı, her şeye rağmen bayram sevinci yaşamaya çalışacaktı. Ama barbarlar buna fırsat vermedi. Zalim ve vahşi saldırıyla hepsini hayattan koparıp katletti. Ortada açık ve kati bir insanlık suçu var. Fakat insanlık adına bunun hesabını soracak bir kuvvet ve mekanizma mevcut değil. Bu katliamla ilgili gazeteciler soru sorunca Trump’ın nevri dönüyor! Bazen bilmiyorum diyor, bazen “soruşturuluyor” diye başından savıyor… Ama şimdiye kadar hiçbir şekilde bu soruya cevap veremedi, veremiyor. Hatta “İran kendi yapmıştır” diye utanmadan, sıkılmadan bütün dünyanın gözü önünde yalan söylemekten de geri durmuyor. Hâlihazırdaki en büyük ve en vahşi askerî güce sözüm ona başkomutanlık eden bu tuhaf karakter, dünyayı fütursuzca ateşe atıyor!.. Yalan ve tutarsız konuşmalarıyla megaloman şahsiyeti hakkında çoktandır kendini ele vermiş bu kişi, insan kasabı bir sapkının peşine takılmış gidiyor bakalım. Velakin bu gidişat hiç de iyiye alamet değil. Dünya büyük bir kaos ve felaketin eşiğine gelmiş durumda…
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dün Rize’de dile getirdiği temenniye can-ı gönülden iştirak ediyoruz: “Yaralarımızı beraberce sarararak çocukların yüzünün güleceği o güzel günleri hep birlikte göreceğiz…” İslam âlemi son iki asırdan beri peş peşe gelen felaketlerle sarsılıyor…
1820’lerdeki Mora İsyanlarıyla başlayan daha sonra Kırım Harbi ile genişleyen, 93 Harbiyle (1877 - 1878) en feci boyutlara varan savaşlarda, İslam âleminin hamisi Osmanlı Devleti, çok büyük darbelere maruz kaldı. Ve I. Dünya Harbi’nin sonunda koca imparatorluğun çöküşüyle birlikte, İslam dünyası büsbütün bir dağınıklık ve perişanlık içine düştü. O gün bugündür, kan, ateş ve gözyaşı eksik olmuyor… İslam dünyasındaki dağınıklık ve güçsüzlük, emperyalistlerle siyonistler için bir fırsat ortamı sunuyor… Ve insanlık dışı saldırılarında bu zalimler hiçbir sınır ve engel tanımıyor!.. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tespitleri bugünün kaskatı gerçekleri: “Netanyahu terörü bölgesel ve küresel barışı tehdit etmeyi sürdürüyor. İran merkezli saldırılar bölgemizdeki istikrarsızlığı daha da derinleştiriyor…” İnsan kanına susamış bir sapkın kasap ile bir megaloman, göz göre dünya savaşının fitilini tutuşturdu! İslam dünyası ise, başındaki gaileler yetmiyormuş gibi kendileri arasında veya bizzat kendi ülkesi içinde çatışmalarla kan kaybediyor. İşte, ABD – İsrail ikilisinin İran ve Körfez ülkelerini nasıl kapıştırdığı ortada. Yine Birleşik Arap Emîrlikleri’nin siyonistlerle birlikte tezgâhladığı Sudan iç savaşı… Hele hele Pakistan – Afganistan çatışmaları… Her iki taraf da gırtlağına kadar dert ve bela yüklüyken, ilave maceralarla büsbütün egemenliklerini dahi tehlikeye atıyorlar. Hâl böyle olunca maalesef her gelen bayram, bir öncekine göre daha hüzünlü bir iklimde tecelli ediyor…
Yeryüzündeki en mukaddes üçüncü mescid olan El Aksa Camii, 59 sene sonra bir kere daha ibadete kapatıldı. Müslümanlar o mübarek mabede girip bayram namazını dahi kılmadı. Mescid-i Aksa’nın dışındaki açık mekânlarda namaz kılmaya çalışan Filistinli Müslümanlara yine binbir zulüm ve eziyet yapıldı. Bu zillet ne zaman bitecek acaba? Burada bütün Müslümanlar olarak hepimiz başımızı iki elimizin arasına alarak düşünmeliyiz: Bu hâl neyin nesi? “Hep kesb-i yedindir bu belalar ki çekersin / Sa’yindeki noksanını atf-ı kader etme!” Evet, bilhassa son iki yüz senede çok tembellik edip dersimizi çalışmadık. Çalışmayınca da geri kaldık. Böylelikle maruz kaldığımız belaları kendi elimizle hazırladık. Şimdi bu belalarla baş etmek için daha çok çalışıp daha yüksek gayretlerle meselelerimizi hâl yoluna koymaktan başka çare yok. Yiğit düştüğü yerden kalkar sözünü unutmayalım. Gazze halkının büyük direnişi esasen bütün İslam âlemine örnek olmalı. Düşmana karşı birlik ve beraberlik içinde doğru biçimde mücadele verilirse, zafer muhakkaktır. Cumhurbaşkanı Erdoğan; dün Rize’den bu konuya dair önemli şeyler söyledi. “Gazze başta olmak üzere kalbimizin attığı, canımızın yandığı tüm topraklarda bayramı hüzünle geçiren tüm dostlarımıza buradan en güçlü dayanışma mesajlarımı iletiyorum. Müslümanlar olarak Allah'ın sabredenlerin yanında olduğuna iman ediyoruz. Bu zorlu günleri, coğrafyamızdaki bu imtihan devresini birbirimize destek olarak sabırla çok yakın bir zamanda geride bırakacağımıza inanıyorum.” Evet, Allahü tealanın izniyle, pek uzak olmayan bir gelecekte, bugünkü perişanlığın sona erdiği ve Müslümanların sevinç ve sürur içinde, bayramlarını yaşayabildiği bir iklimin doğacağına inancımız tamdır. Hep birlikte nice nice bayramlara inşallah. Tebriklerin en büyüğü, kan ve ateşle imtihan olan mazlum ve masum kardeşlerimize olsun…
Türkiye Gazetesi
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol